şükela:  tümü | bugün
  • yıllardır eğitim hayatımın nasıl devam etmesi konusunda gelgitler yaşadım. yani bir insan illa okuduğu bölümün ona sunduğu fırsatlardan mı yararlanacaktı yoksa kendine tamamen farklı bir alan mı yaratmalıydı ? yani tüm tabuları yıkıp radikal karar alabilir miydi ? çevre baskısını nasıl yok edebilirdi insan ? tabi baskıcı bir çevrede yada ailede büyümek bu tür kararların alınmasını engelliyor. bu doğrultuda bölümümle alakalı olan ne varsa herşeyi öğrenmeye çalıştım. iibf mezunu olarak borsa , finansal araçlar ,muhasebe , döviz vb ... birçok konuyla ilgilenerek bölümüm hakkında bilgi sahibi olmaya çalıştım. tabi bizim bölümde yabancı dil olmazsa olmaz. bunun içinde amerika’ya gittim. 1 yıl kaldım ve hem dil ögrendim hem çalıştım. sonra türkiye’ye dönme kararı aldım. geldikten hemen sonra bankacılıkta önde gelen kurumlardan birine portföy yönetmeni olarak işe başladım. fakat bir süre sonra yıllardır istediğim bankacılık mesleğinin ne kadar spontane ne kadar sıkıcı bir iş olduğunu anladıktan sonra istifa ettim. hemen sonra amerikan şirketinde satış yöneticisi oldum. 4 yıl çalıştım ve satış müdürü oldum. ama hep birşeyler eksikti. ben gerçekten mutlu değildim. peki ama eksik olan neydi hayatımda ? beni ne mutlu edecekti ? hemen kendimi tanımaya karar verdim. ben neden mutsuzum ve beni ne mutlu eder ? bu sorunun cevabı sanata ve el işçiliğine meraklı olmam olduğunu anlamam ve keşfetmem uzun sürmedi. hemen işe koyuldum. birkaç ufak el aleti aldım. küçük bir yer kiraladım. çok maliyetli bir geçiş olmadı aslında.hafta içi akşamlar ve haftasonları bu iş için vaktimi ayırdım. sonra çalışmalarımla ahşap el oymacılığı , masa yapımı , aksesuar yapımı işlerine girdim. gayette güzel ürünler çıkarıyorum. gelen talepler çok güzel. kimisi anlam veremiyor bu işe geçme nedenime. anladım ki bıkmışım ofis ortamlarından. bıkmışım yalaka tipli insanlardan. hayata yeniden başladım sanki. ve mutluyum. önemli olan mutlu olmak değil miydi zaten ? önemli değil audi aracıma binmeyeyim. önemli değil iphone son çıkan telefonu kullanmayayım. ama mutlu olayım. vaktim başkalarını zengin etmek için heba oldu. bundan sonra tüm vakitler benim. dükkanın önüne bir masa sandalye attım. arada kitap okuyorum. vakit ve hayat benim. patronda benim işçi de. dedim ya mutluyum daha ne olsun.
  • bunun sözlükte başlığını açman ne kadar manevi huzuru yakalayıp aydınlandığını gösteriyor yiğidim.

    tanım: tüm o muhteşem hayatına (kızlar dil biliyormuş, kariyeri varmış ve zenginmiş) sırt dönerek iç huzuruna kavuşup bunu bizle paylaşan muhteşem insanın gerçekleştirdiği düzene çılgın bir başkaldırı.

    öfff selpak getirin şırıl şırıl aküyür.
  • (bkz: spontane) ?
  • çabuk usta olmuşsun dikkat edersen.

    vergi+sigorta+kira+elektrik+hammadde vs. derken dükkanı kapatıp elde kalan son parayı da eski alışkanlıklar gereği borsaya gömmekle sonuçlanmamasını temenni ettigim eylemdir.