*

şükela:  tümü | bugün
  • bildiğimiz kapı kapı dolaşıp pazarlamacılık yapma işinin fiyakalı ismi. şirketler "pazarlamacı arıyoruz" dediklerinde kimse iş başvurusu yapmadığı için bu tür kolpa unvanlar bulup öyle ilan verirler.
  • bayilik - yetkili satıcılık dağıtım kanalının kullanıldığı şirketlerde satıcılara verilen ünvan. satış mümessili, müşteri temsilcisi, represant gibi farklı başlıklar altında da bulunabilir. represantlar, daha çok ilaç-sağlık sektörü ile özdeşleşmişlerdir.

    ayrıca tecrübeli satış temsilcilerinin her zaman yanında telefon kartı ve otobüs bileti bulunur. neme lazım araba bozulur, telefonun pili biter gibi durumların da üstesinden gelmesi gerekir.
  • en önemli yeteneği yalan söylemek hatta aynı anda birden fazla yalan söylemek olan insanların başarılı olduğu meslek. en önemlisi yalanları birbirine karıştırmamak ve söylediğin yalana sonuna kadar sadık kalmaktır. zor iştir ruhu yorar, hırpalar
  • iyi yalan söyleyen ve sonuna kadar yalanının arkasında durabilenlerin başarılı olduğu meslektir.
  • çocukken büyüyünce olunacaklar listesine hiç girememesine rağmen , iş hayatında en kalabalık yığının aldığı ünvan.
  • kapitalist sistemin verilen unvanin is performansini etkiledigini kesfetmesi sonucu, tezgahtar unvani yerine kullanilmaya baslanan unvan.
    zira kapitalizm para vermez unvan verir.
  • satışın ertesine eklenen süslü tamlananlar dolayısıyla nasıl aratacağımı şaşırdım sözlükte bu mesleği. açık konuşalım aynı kapıya çıkıyor hepsi; satışçı desek geçsek çok fiyakalı gözükmeyecek sanırım.
    bu devirde albert einstein olarak gelmiş olsanız da dünyaya; cvnizi alın götürün başvuracağınız iş yerine, ne kadar tecrübeniz, ne kadar vasfınız olsa da sizden isteyecekleri iş satışçılık oluyor. mecbursunuz bu işi yapmaya. kaçış yok.
  • bu saçma başlık altında değerlendirilmemek için mesleğinizin kesin olarak doktor, öğretmen, avukat, aşçı falan olması gerekiyor. yoksa ister mimar olun, ister iktisat mezunu, ister işletme mezunu, ister mühendis; işverenlerin hepsi satış kaktıracak adam arıyor. ha, bunu yapmak için üniversite bitirmeye de gerek yok aslında. lise mezunu olmakta gayet yetiyor. asla lise mezunu insanları küçümsemiyorum, yanlış anlaşılmasın. sadece işverenlerin mantıklarındaki çarpıklığı göstermek için örnek veriyorum. adamın gözünde okumuşsun, okumamışsın, yüksek atmış, tez vermişsin, önemli değil. her türk önce asker, sonra satışçı olarak doğar. he mi? he.

    üniversiteden yeni mezun olmuş, taze hayalleri olan mimar, iktisatçı, işletmeci, mühendis, tasarımcılar iş hayatının okulda gösterildiği gibi toz pembe olmadığını bilsinler. sizden satış istenecek. evet, bunu eğitimini almadınız. evet, tasarlarken, hesaplarken bu aklınızda yoktu. ama kapitalizmin hepimiz için bir planı var işte. bok.