şükela:  tümü | bugün
  • yetiştirme yurtlarını içeriden bir bakışla değerlendiren bir alim yavuz kitabı.

    annesinin vefatı üzerine, babasının da rahatsızlıkları ve imkânsızlıkları dolayısıyla yetiştirme yurduna verilen yazar, sekiz yaşından itibaren soluduğu yurt havasını ve kendisiyle benzer kaderleri yaşayan arkadaşlarını gayet samimi bir üslupla satırlarında ağırlamış, okuyucuyla da tanıştırmış; devletin kanatları altında yaşadıkları yılları, eksikleri ve hatalarıyla maruz kaldıkları durumları hakkaniyetle yazmış; ne gereğinden fazla eleştirerek kendilerine uzatılan şefkat elini kırmış ne de -kendisi de aynı sahalarda görev yaptığı için, görevi/kurumları koruma içgüdüsüyle- her şeyi tozpembe gösterme çabası içine girmiş.

    "ne kadar kaçsam da ayrılıktan
    ruhum sayısız acılarla yaralandı
    kırıldı gururum çocukluktan
    alnım yazısız utançlarla damgalandı."

    kitabını, "yargısı, yorumu okurlara; anısı maziye ait bir fotoğraftır." sözleriyle tanımlayan yazar, aslında bir anılar geçidini sergilemekten ziyade, vefa ve teşekkür amaçlı yazmış gibi; zira tâ çocukluğundan başlayarak kısa kısa değindiği anı parçacıkları, her şeye rağmen herkesin hakkını teslim etme, yaşanılanların ardındaki sebebi ve hikmeti, bir parçacık dahî de olsa gayreti anlayıp teşekkür etme inceliğiyle satırlara dökülmüş. ki o anı parçacıklarında öfke yok, yapılan hataların karşısında bile bir kötüleme maksadı yok; aksine, yazar, "devletin çocukları" olarak yetiştikleri yılların karşılığını yine devlete ve çocuklarına hizmetle ödeme bilincini taşıdığı için, kendi tecrübelerini, gözlemlerini ve tespit ettiği eksiklikleri üslubunca aktararak bugüne ve geleceğe dair çözümler de üretmeye çalışmış. kitap, bu açıdan da kıymetli, özellikle de bu alanda eğitim gören ya da görev yapan kişilere faydalı olabilecek nitelikte.

    "yıllar geçtikçe insan, maziye karşı daha da yumuşuyor."

    "benim yüreğimdeki üzüntü pınarları kişiye, özelliğine, sınıfına göre değil; yapılan haksızlığa göre, mağdurun lehine göre çağlamaya başlar."

    kitap, samimi bir dille yazıldığı için, okurken hem gözden kaçırdığımız gerçekleri fark etmemize hem de çocukların hangi çatı altında büyürse büyüsün, ne kadar çok ortak/benzer yanları olduğunu hatırlamamıza vesile oluyor:

    "etüdde herkesin elinde bir ders kitabı olurdu ve bu ders kitapları açık bırakılırdı. bu manzaraya göre, okulda yapılan sınavlarda başarı göstermesi gereken arkadaşlarımın karnelerinin nasıl zayıf geldiği, görevliler için bir sırdı. bu sırrı bir biz biliyorduk, bir de kitap aralarına saklayarak okuduğumuz teksas-tommiks, kaptan swing, mr. no ve elbette zagor gibi, yakın iletişim içinde olduğumuz amcalar. onlar da bizim sırdaşımızdı zaten, kimseye söylemezlerdi. "*

    belki de kitabın ve yazarın üslubunun en takdir edilmesi gereken yönü, yetişip geldiği ortamın gerçeklerini unutmamış olmasının yanı sıra, hayatın ve toplumun içine başarılı bir birey olarak katıldıktan sonra, geriden gelenlere/gelecek olanlara didaktik bir üslupla ve üsttenci tavırlarla seslenmiyor oluşu. öyle ki, "yetiştirme yurdu, bir nevi kaybedenler kulübüdür. hayatın dip noktasındaki çocukların buluşma yeridir. tutunamayan anne-babaların veballerinin doldurulduğu yerlerdir. öyle bir yekûnun içinde kendinizin bir şey başarabileceğine inanmanız son derece zordur. ben de bu zorluğu sonuna kadar yaşadım. ama birkaç istisna arkadaş, bu kısırdöngüyü kırabileceğim konusunda bana ufuk vermişlerdir." diyerek, o yıllarda "sağlam" arkadaşlığın ve iyi rol modellerinin ne kadar mühim olduğunu göstermiş. ayrıca, gördüğü iyilikleri ve iyi insanları da tek tek hatırlarken, "bu tür iyiliklerin, ruhumdaki öfkeyi alarak benim daha iyi bir insan olmamda mutlaka payı olmuştur. (...) işimizi iyi yaparken, toplumda üreten bir birey olurken aslında üzerimizdeki borçları ödüyoruz biz." diyerek hem iyiliğin iyileştirici gücüne işaret etmiş, hem de minnet borcunun ancak o iyilik halkasını devam ettirmekle ödenebileceğini çok güzel ifade etmiş.

    vaktiyle timaş yayınları tarafından basılmış olan kitabın, gördüğü talep dolayısıyla baskısı tükenmişti, içeriğini merak ettiğim için sahaf raflarında aramaktaydım. yeni baskısı nihayet yapılmış. lakin umarım daha kapsamlı bir yayınevinin çatısı altına dâhil olur da, daha geniş okuyucu kitlelerine rahatça ulaşır.
  • "sakın acında kaybolma" adıyla ilk yuvasına, timaş çatısı altına dönmüş.

    bu adını seviyordum; lakin benim gibi değişiklikleri çok sevmeyen bir okurun tercihi değil de, daha fazla yurt gencine hitap edip ulaşması mühim tabii.