şükela:  tümü | bugün
  • şimdi tek tek açıklıyorum. öncelikle bir bilgi vermek isterim ki satranç oyunu direk olarak bize göstermektedir ki ingilizler çok gavat bir millettir. neden? cevap basit bizdeki vezir orjinalinde de vezir onlarda queen yani kraliçe her yere gidebiliyor şah yani kral ise gide gide bir kare gidiyor. şimdi kraliçe oyundaki tüm kilit işleri yapsın şah öyle eli sikinde beklesin. bu kraliçe niye her yere gidiyor. erkek adam karısının üzerinden geçinir mi amk gavatları delikanlı olun sinirlendim. sen kalk vezire queen de orospu et koca kraliçeyi resmen gavatlık ifşasıdır. gelelim file orjinalde de fil denmiş. fil niye file benzemiyor hayır çapraz giden bir şeye niye fil denir? koca hayvan hayatında çapraz gittiği sık görülüyor da mı fil diyoruz. ingilizler de ona bishop diyor yani baş papaz müftü gibi bir şey yani hristiyanlarda. koca file age of'daki papaz gibi rol vermeye çalışmışlar. hayır benzemiyor da amk. gelelim hareketlerine. at mesela yabancılar knight demiş şövalye yani aslında orjinali öyle düşünülmüş de ucuz işçilik nedeniyle bize sadece at kafası veriliyor taş olarak. yarrak kafalılar at kafası nedir aq. şimdi at l şeklinde hareket ediyor. müptezelin biri at üzerinde neler yapıyordu da oyunun köküne o hareket o şekilde eklendi merak ediyorum. fil sürekli çapraz gidiyor hayır yani imkansız hayalgücünüze sokayım. son olarak şah senin gibi kralın da amk. vezirin her şeyi yapabildiği yerde tek kare gidebilmen nedir amk. kralsın ya sen elin sikinde herkes seni koruyacam diye uğraşıyor sen öyle bir ileri bir geri bir sike faydan yok. nerede kanuni nerede sen amk. ömrü sarayda geçmiş sultan ibrahim gibisin oyunda ayıp ya vizyonsuzluk çok şey değişmesi lazım oyunda çok.
  • cem: kural bu. at l_ şeklinde hareket eder.
    burhan: niye? atın kafası mı iyi?
    link
  • ileri tekniklerini bilmemekten olur.

    (bkz: ileri satranç teknikleri/@ssg)
  • analitik düşünme yetisinin tavan yaptığı bir anda, iki hamlede mat yapabilecekken şartların bir anda alehinize gelişebileceği olasılığının yarattığı söylemdir. düşük zaman sınırlaması olan oyunlar için stres altında mantıklı karar verme yetisi bir gerekliliktir. bu durum az maneviyatla harmanlanmış budist sabrı gerektirmektedir.
  • “-diğer aletlerin üzerinden atlayan tek alet..
    +hmm at olsun o zaman. at’layalım.”

    akla şu karikatürü getirmiştir.

    hayır yazarı şutlamayıp izahat vermek nedir ssg?
  • piyonları açmadan atı çıkarınca aniden çöken klostrofobik iç sıkıntısıdır.
  • - şah sıkıştığında oyunun bitmesi (ne o lan diğerlerini adamdan saymamak? sadece şahın mı namusu var?)

    - 2 kardeşin, siyah filin ve beyaz filin asla birbirini görmemesi. bu yetmezmiş gibi herhangi bir fil adeta bir alt boyutta yaşıyormuşcasına sadece kendi renginde ki karelere hakim (32 kare). halbuki gayriihtiyari bir ileri/geri ya da sağ/sol yapsa ufku 2 katına çıkacak (bkz: öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler)

    - piyonun yolun sonunda dahi ancak vezir veya atın niteliklerinden birini kazanması. sen gel yolun sonuna kadar git alacağın en büyük ödül vezir ya da at olmak olsun. hakaret gibi! hayata piyon olarak başlayan birinin kazanabileceği son vasfın belli olması hakaret gibi. en azından hem vezir hem at niteliklerinin ikisini birden alabilmeliydi...
  • metindeki amk’ ları çıkarınca iki satır yazı kalıyor.
  • kaybetmekten ileri gelen mantıksızlıktır. ben de her kaybettiğimde serdar ortaç'a bağlarım: "altı üstü 32 taş,64 kare var kaç farklı hamle yapılabilir ki?" derim.
  • (bkz: çoban matı)