şükela:  tümü | bugün
  • satranç oynarken kullanılan teknik ve düşünme tarzlarının günlük yaşamda da kullanılması.
  • türev, integral vb matematik derslerindense satranç daha mantıklıdır bu yüzden.

    bak türev integral yüzünden daha cümle kuramıyorum.

    halbüse satranç öğrenseydik kendimizi daha iyi ifade edebilirdik.
  • at bindiğimde l şeklinde gideceğim, fil'e binersem çapraz..
  • kendi satranç hayatımdaki kısıtlı tecrübelerimden hayata aktaracağım tek şey kaybedenlerdensin cümlesi olurdu herhalde.aktarmamayı tercih ediyorum o yüzden. (bkz: swh)
  • mekanlarda işe yarayabilecek önerme

    ortamlarda önce ortaya fakir arkadaşlarınızı sürün (piyon)
    mekanda yanında ayı gibi sevgilisi (fil) olan kıza (at) çapraz yaklaşın ama çocuğun çaprazına düşmeyin
    taşkınlık yaparsanız alkol sınırını aşarsanız bodyguardın karşısınına çıkmayın (kale)
    bar da oturan 30 yaş üstü kadına hiç bulaşmayın ama o sizi yine de bulur (vezir)
    cüzdanı sağlama alın (şah)
  • orta okul ve lise dönemlerinde satranç turnuvalarına katılmış, hala daha zevkli vakit geçirmek için zaman zaman oynayan, ama satranç turnuvaları vs takip edecek kadar da satrançkolik olmayan ben tarafından çok önemli tecrübelerdir.

    çünkü eğer odaklanmış bir şekilde satranç oynuyorsanız, hangi piyona yaklaşmalı, rakibin hangi kanadı zayıf, hangi kanadınız daha zayıf, şahı sağlama almak için neler yapmalı, sonuca hangi taktikle varmalı gibi şeyleri sık sık düşünürsünüz; beyniniz bir nevi antrenman yapar.

    ve bu alışkanlık haline geldikten sonra, bakış açınızı şekillendirdiğiniz taktirde arkadaşlık ilişkilerinize, iş hayatınıza ve hatta ilgilendiğiniz sporlara varana kadar bu şekilde görebilirsiniz. size kalmış..

    ben de bunu genellikle futbol maçı izlerken yapmayı tercih ediyorum ve antrenörün ne kadar kaliteli olduğunu kendi açımdan o şekilde değerlendiriyorum. orta sahayı kilitleyip oyunu kanatlara yıkanlar, topu ayağında tutmayı bırakıp savunmaya geçenler, defansın arkasına koşular yapıp direkt gole varmaya çalışanlar gibi. şu yazdıklarımı okuyup kafanızdan satranca uyarlayabiliyosunuz dimi.. işte hayat da bu şekilde görmek istediğiniz zaman tam o hali alıyor.
  • hayatta her hamlenin bir bedeli olduğu
    hayatta her hamleyi karşılayan bir hamle olabileceği
    hayatta kazanılacak en zor şeyin, zaten kazanılmış olan bir oyun olduğu
    bir kanattan yüklenirken bulunan bir fırsatın bütün oyunu diğer kanata döndürmeye değebileceği, ve hayatta fırsatları kollamanın ve bazen basit bir hamlenin bütün hayatı değiştireceği
    satrançtaki oyuncuların çoğunun favori açılışları olduğu gibi hayattaki insanların da yapmayı sevdiği davranışlar olduğu
    satrançta bir hamleyi analiz ederken vakit harcadıkça daha iyi sonuçlar bulunabiliyor olması ve hayatta da bazan durup düşündükçe içinde bulunulan problemlere daha iyi çözümler bulunabileceği
    satrancın aslında psikolojik bir savaş olduğu ve psikolojik etkilerden uzaklaştıkça daha iyi oynandığı, aynı şekilde hayatın da aslında hamleler ve ne yaptığımız kadar, psikolojimizi de kontrol etmeyi gerektiriyor olması
    satranç eğitim metotlarında (hepsinde değil ama en çok kabul edilenlerde) oyunun sonundan eğitime başlanıyor olması ve aslında hayatı da yaşarken son günleri düşünerek yaşamak
    satranç turnuvalarında eşini seçemiyor olman ama nasıl oynadığını geçmiş oyunlarına bakarak tahmin edebilmen buna karşılık hayattaki eşini seçebiliyor olman ama geçmiş evliliklerine bakıp tahminde bulunamıyor olman.
  • hiçbir şeye, kaybetmeye mecbur değilsin. karşıdaki ne tepki verirse versin, istediğin zamanı bırakıp gidebilirsin.

    işler ters mi gidiyor? gemi su mu almaya başladı? hiçbir çözüm yok mu? eminsen ve karşıdakinin "şah" dediğinde "mat" edemeyeceğini biliyorsan, yık kuralları ayrıl oyundan.

    not: iş bu giri oyunlarda mızıkçılık yapın diye yazılmamıştır.
  • hayatta en iyi neyi yapıyorsan ve ne ile mutluysan onu muhafaza et. gerekirse onu korumak için önemli gibi görünen fazlalıkları feda edebilirsin.
  • satrançta şans gibi koca bir faktör görmezden gelindiği için pratikte hep bir parça eksik kalacak öğretilerin yaşama aktarılmasıdır.

    ilgili ayar, hediye olarak satranç gönderip "kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyorsa o kazanır. işte hayat budur" notunu iliştiren hint imparatoruna, pers imparatoru tarafından gönderilen tavlaya iliştirilmiştir:

    "evet, kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyorsa o kazanır. ama hayat biraz da şanstır…"