şükela:  tümü | bugün
  • şöyle de bilgiler verilebilir*..

    1915 yılında kanada’nın quebec kentinde doğan, daha sonra ailesi ile birlikte amerika’ya göç eden saul bellow, iyi bir eğitim aldı; chicago ve north western üniversitelerini bitirdi. yaşamını entelektüel ve akademik çalışmalarla sürdüren bellow, “encyclopedia britanica”nın yazı kadrosunda yer aldı, çeşitli üniversitelerde dersler verdi. 1976 yılında nobel edebiyat ödülünü aldıktan sonra ünlenen saul bellow, ne yazık ki türkiye’de yeterince tanınmıyor.
  • "boşlukta sallanan adam" isimli eseriyle üne kavuşan yazar.
  • maerikadan çıkan sanatkârların iyilerinden tanınması gerekenlerden. boşluktasallanan adam da okunmalı kanaatimce.
  • (bkz: saul williams)
  • seize the day, adventures of auggie march, ravelstein, mr sammler's planet, herzog, humboldt's gift isimli romanlari en taninmis eserleridir. amerikan edebiyatinin yasayan en onemli temsilcilerinden olup, massachusetts de ikamet etmektedir.
  • aramızdan göçüp gitmiş nobelli yazar. *

    http://www.ntvmsnbc.com/news/317547.asp
  • kitaplari "büyük amerikan romanini aramaktan vazgeçin, iste o karsinizdadir!" sloganiyla pazarlanan kanada dogumlu amerikali yazar. yahudi asillidir saniyorum. amerika'da felsefi romanlar yazan bir romanci olarak bilinir, türkiye'de çok taninmamasinin nedeni de romanlarinin konularinin fazla amerikan -üstelik sosyal gerçekçi arka plandan bir sosyal gereçekçiye oranla oldukça yoksun- temalar tasimasi olabilir. ne de olsa söz konusu roman karakterleri arasinda içindeki "i want i want i want" diyen sesi susturamayan teksasli zengin çiftçi henderson (aka the rain king), büyük bunalim döneminde yalniz bir çocuk olmanin ne anlama geldigini ögreten augie march (büyüdü, hiçbir zaman bir nick carraway olamadi), aklimi yitirsem de ne yapalim yani, bana göre hava hos diyen moses herzog ve holivud'da oyuncu olmayi beceremeyen orta yasli playboy tommy wilhelm vardir. çok keyifli bir yazardir, kitaplari çogunlukla bir "grand opening" ile baslar, giderek sadeleserek sürer. hemen her kitabinin arayis üzerine olmasi onu bazi okurlari için felsefi, baskalari için sadece cesur kiliyor. ölümünü hiç gerçeklesmemis farz etmek isterim.
  • insan davranislarini, duygularini, psikolojik dalgalanimlarini cok iyi gozlemis, kitaplarini okuyanlarin mutlaka beni mi anlatiyor diye sorduklari yazar.
  • diger birkac eseri icin (bkz: augie march)(bkz: dangling man)
  • okurken karakterler hakkındaki fikirleriniz hiç durmadan değişir. sürekli olarak acaba yanlış mı anladım diye kendinizi sorgulamanıza sebep olur. anlatımındaki yalınlık kitabın kısa kısa notlardan oluşuyormuş gibi gelmesine neden olur ki bu özellik kitabı sanki sizin toparlamınız gerekiyormuş havası yaratır ve ayrı bir sorumluluk ve merak duygusu içinde okursunuz. bence teknik olarak üstün kitaplar yazan bir yazardır.