şükela:  tümü | bugün
  • sinema filmleri içerisinde savaş konulu filmlerdir.
  • soyle ilginc bir noktaya deginilmeli ; savas filmlerinin cevrimleri ne zaman artarsa bu yakin bir savasin habercisi olur caktirmadan. 2. dunya savasi oncesi ve sirasinda her 2 dusman tarafta propaganda veya baska amacli bircok savas filmi cekmistir. gectigimiz gunlerde biten irak savasindan birkac yil once de bir seri savas filmi cekilmisti gunumuze kadar. bu filmi finanse eden ordunun o zamanki tavrini da biraz hissettirir. (vietnam filmlerini burada es gecmeliyiz, ki bunlar genelde orduyu elestiren filmlerdir)
    ayriyeten ornek vermek gerekirse savas filmlerine :
    (bkz: bati cephesinde yeni bir sey yok)(bkz: saving private ryan)(bkz: windtalkers)
    (bkz: apocalypse now)(bkz: platoon)(bkz: full metal jacket)(bkz: thin red line)
    (bkz: enemy at the gates)
  • en guzel orneklerinden biri olarak (bkz: the bridge on the river kwai)
  • (bkz: deer hunter)
  • emperyalist olanlarinda rol tercihimizi kullandiğimiz çekimler.
  • nicelik olarak bir bölü ikisi, amerikalıların bugüne kadar yaptığı muharebeleri işledikleri, bir çoğunda da vatan-millet-sakarya üçlüsünü pompaladıkları yapımlardır... vietnam üzerine yapılan film sayısı 2010 yılı itibarı ile muhtemelen kaybedilen asker sayısına ulaşacaktır, 2020 yılında da gazi sayısının yakalanması işten değildir... ırak savaşı gibi bir nimet holivud un önüne gümüş tabakta sunulmaktadır ki, ilerde vay izleyicilerin haline... savaşı tüm çıplaklığı ile göz önüne seren, kamerasını 180 derece döndürme ve 2 cepheye de aynı uzaklıkta bakma yeteneğine sahip filmler de çevrilegelmiştir, ancak bunlar el ve ayak parmak toplamını geçmeyecek sayıdadır... full metal jacket, thin red line, carla's song*bu kapsamda sayılabilecek filmler olmakla beraber, amerikalılar kendi hamasi duygularını ortadoğuyu çatır çatır vururken, ortadoğuya pazarlamakta bile oldukça başarılı olmuşlardır.
  • senaryo üzerine yazılmış, hollywood ekolünden bir kitapta (story : substance, structure, style and the principles of screenwriting) savaş filmleri şöyle kabaca ikiye ayrılmıştır: çoğunlukla 40'larda, 50'lerde çekilmiş, parmak göze "savaş iyidir" demese de, savaşın korkunçluğunu göz önüne serse de seyircide savaşa karşıt his uyandırmayıp savaşı destekleyenler ve daha sonraları çekilen, savaşın feciliğini daha yoğun gösteren ve seyirciye tamamen savaşa karşı duygular verecek filmler.
  • kötü örnekleri genellikle bir tarafın çok kahraman, diğer tarafın adi olduğu fikrinden yola çıkmaktadır.
    bunların bazıları çok eski zamanlarda geçer. (bkz: 300) (bkz: braveheart)
    sahnelerin birinde mutlaka, komutanın kalabalık orduya gaza getirici bir konuşma yaptığı gözlemlenir. yalnız bu konuşmayı sadece en ön 3-4 sıradaki askerler duymaktadır. merak edilen şey, arkalardaki askerlerin neyi düşünerek gaza geldikleridir. bir an önce holivud'un bu konuya el atması, savaş filmlerini monotonluktan çıkarması, "bizim ırkımız süper, ülkemiz müthiş, insanımız onurlu" şeklindeki konuşmanın arka sıralara nasıl ulaştığını da göstermesi gerekmektedir. örneğin "bizim hırkamız müthiş, türkümüz süper" falan gibi mi ulaşıyor kulaktan kulağa? veya hiçbir şey duymayan askerler birbirleriyle mi şakalaşıyor arkalarda?