şükela:  tümü | bugün
  • sen jozef mezunu olabilir, öyledir.
  • bugunku hurriyet pazardaki "promil düşüren gazozu denedim" baslıklı haberdeki fotografları ile ileride unleneceginin sinyallerini veren gazeteci.
  • son dönemlerin en iyi muhabirlerinden. eğlence hayatından spora her yerde adını görüyorum...
  • propaganda olduğu kesin ama espiri mi, ironi mi ne olduğu belli olmayan yazıya imza atmış.

    http://www.hurriyet.com.tr/cumartesi/17776264.asp
  • enfes bir paul auster röportajına imza atmış gazeteci...
    yalnız "masanın üstünde başından yeni kalkılmış bir meyve tabağı... bu kadar çok portakal yemiş olabilir mi?" şeklindeki yorumlarını yazmak yerine içinde tutmasını salık veririm.
    nytimes, washington post, guardian ve telegraph gibi gazetelerde şöyle bir saçmalık yazsanız muhtemelen işinizden olursunuz.
    http://www.hurriyet.com.tr/dunya/25653218.asp
  • apple fanboy olma ihtimali kuvvetli bir muhabir; coşmuş, kendini aşmış.

    (bkz: hürriyet'in apple store'u kabe'ye benzetmesi)
  • monako jet sosyetesiyle ilgili yazdiklarini okurken netameli bir konuyla ilgili yazisina denk geldim. adam bos degil !
    (bkz: anadolu'da 150bin ermeni çocuk türk nüfusa karıştı)
  • zamanında uğur koşar'la yaptığı röportajda en doğru çıkarımı yapmıştır. özellikle son cümleye dikkat:

    ...

    peki nur terapisi nedir?

    - o da yemeğin üstüne pastası gibi. bu kısımda şu önemli: tefekkür. yani olan her şeyin allah’ın izniyle olduğuna şahit olmak... benliği bıraktırıyoruz. bunu yaşatmak isterim size. “ben oturuyorum” diyoruz değil mi?

    evet.

    - sen de söyle...

    ben oturuyorum.

    - sanki kendi irademle oturuyorum gibi oluyor. birazdan üstümüze yük gelecek, kasıldığını hissedersin, nefesin daralır. peki bir de şunu söyleyelim: “allah’ın izniyle emanet beden oturuyor...”

    allah’ın izniyle emanet beden oturuyor.

    - neye döndü? allah’ın iradesine döndü. hiçbir benlik yok ortada. tekrar “ben oturuyorum”a dönelim.

    ben oturuyorum.

    - kasılmaya başlarsın. hissedebiliyor musun? (hiçbir şey hissetmediğimi suratımdan anlayınca, aynı işlemi bu kez “ben yürüyorum / allah emanet bedeni yürütüyor”la devam ettiriyor. kalkıyoruz, yürüyoruz odanın içinde. ama bende tık yok. ne ferahlama ne daralma. son olarak zihnimi bloklamayı deniyoruz: “allah’ın izniyle emanet beden düşünüyor”... bunu deyince zihne kal gelmesi ve düşünememem lazımmış. “düşünemiyorsun değil mi?” diye soruyor. benim ‘şeytani’ zekâm durmadığı gibi, sürekli adamın beni kandırmaya çalıştığını söylüyor.
  • hürriyet'te çıkan röportajında neil degrasse tyson'a "ufolara, uzaylılara inanıyorsunuz ama değil mi" gibi sorular sormuş, tyson'ın star wars sevmemesine şaşırmış. röportajı yabancı bir dergiden çeviridir diye okumaya başladım sonra böyle soruları bir türk gazeteciden başkası soramaz diye düşünüp kontrol ettim. evet röportajı telefonda kendisi yapmış.
  • 24 ocak 2016 hürriyet gazetesi roma mezarı haberi ni yapan sağlam bir haberci izlenimi veren kişi.