şükela:  tümü | bugün soru sor
  • şamil basayev'in ayet ve hadiselerle desteklediği nasihat kitabı.
    sayfaca az, anlamca okyanuslar kadar geniş bir içeriğe sahip.
  • düzenli iki ordunun birbirine karşı savaşan iki subayı hep ilginç gelmiştir bana.

    maaşlı iki çalışan birliklerini korumak ve düşman birliklerini öldürmek için çalışıyor.

    500 kişilik iki birlik çarpışıyor, daha az zahiyat veren gelecek ay çocuklarını geçindirecek maaşı hak ediyor.

    garip, saçma.
  • "müslümanlar hangi ölçüyü benimseyerek ümmetin amaçlarını gözetiyorlar? nerede "allah celle celaluhu en büyüktür" diyen insanlar? bütün mücahidler savaş meydanında eşittirler. komutanın var bir canı verilecek, askerin de. eğer bir komutanın şehadetinin bu cihadın devam etmesine engel teşkil edeceği düşüncemiz olursa, o kişiyi savaşmaya göndermeyebiliriz. fakat şu bir gerçek ki savaş meydanında bütün kardeşlerim birer komutandır. her biri birbirini sürükleyecek kadar yeteneklidir. eğer allah celle celaluhu'nun çağrısı ve tehdidi bu insanların kalplerini titretmediyse benim, yani rabbine karşı son derece zayıf ve aciz olan şâmil'in onlardan bir cevap beklemesi yanlış olur."

    söylediğin her söz önce benim yüreğimdeki kara lekelere isabet etti, ben böyle nişancı mücahid bilmedim.
  • cundullah; emir abdullah
    şamil basayev, 14 ocak 1965 yılında dünyaya gelmiş, 1987 yılında mühendislik eğitimini almaya başlamış ve daha sonra ticaret hayatına atılmıştır. ardından bir süre siyasetle ilgilenmiş ve bakanlıkta 1 senelik tecrübesi olmuş ve bundan istifa etmiştir. bunun yanında devlet başkanlığı tecrübesi de edinmiş bundan da istifa etmiştir. 9 temmuz 2006 yılında inguşetya’da bindiği aracın infilakı neticesinde rabb'ine kavuşmuştur.
    basayev, kod adı emir abdullah şamil; allah’ın kulu ve askeri şamil. şu alınan isim bile davasının özeti…

    çeçenistan’ın baskenti grozni.-şu an böyle olduğu için bunu böyle ifade ediyorum. oysa savaştan evvel rusların cirit attığı bir yerdi.- 6 mart sabahı oldu; çeçenler daha önce de gelmişlerdi. ancak 1994 yılı, 6 mart sabahı gerçekleşti grozni baskını. pavel graçov bunun üzerine küçük düştü zira saldırıdan 1 gün önce yani 5 mart 1994’te “çeçenlerin sindirildiği” bilgisini vermişti ve “dağlık arazide ele geçirildiğini”.
    7 mart’ta grozni’nin 3/2si ele geçirildi. -1 günde grozni ele geçirilmiş oldu.-
    çeçenler rehineleri 3 gün tutuyor ve rehinlelerle şehri terk ediyorlar. bu 3 günün sebebi ise sözünden dönüp duran rus hükümeti, sözler verirken bir yandan da çeçenistan’a işgalini sürdürüyor. cahar dudayev, rus kanalını ele geçiriyor “çeçenistan’dan çıkmazsa sıra moskovaya gelecek” diyor, boris yeltsin’e. o sıra devlet başkanı olan yeltsin, başarısızlıkla suçlandı. abd başkanı clinton olanları dinledi ve hayretlere düştü. rusya’nın neden başarısız olduğunu öğrenmek için 1991’e gidelim;
    sovyetlerin bitişi: çeçen lideri 1991’de dudayev seçildi. çeçenler bağımsızlığını ilan etti. 2 yıl sonra rusya’da muhalif gruplar oluştu. kafkas eteklerinde mısır ambarı petrol ve doğalgaz, azeri petrolleri rusya’nın en büyük petrol rafineri grozni’de. ruslarda ayrıca "içerideki azınlıklar da bağımsızlık isteyebilir" düşüncesi vardı ve rusya bir sovyet gibi dağılmak istemedi. dudayev’e düzenlenen suikastlar devam ederken boris yeltsin, 11 aralık 1994’te ordu gönderdi. ruslar tarafından 2 saatte alınması planan grozni iki sene alınamadı. – buraya kocaman bir gülücük.- çeçenler, kafkaslarda rusya’ya başkaldıran ilk topluluk. nefretin kökü 1783 moskova’daki çar’a başkaldıran şeyh mansur ve şeyh şamil.
    -şeyh şamil, aynı zamanda şamil basayev’in de isim babasıdır. kaynak eser için bkz: şeyh şamil ve çeçenistan-
    1944, 23 şubat sabahı stalin 800 bin çeçen’i, sibirya ve kazakistan’a 13 sene sürgün olarak yerleştirdi. gelenek ve dinlerini; karakterlerini bu uzun sürgünde dahi korudular. budenovsk eylemi haziran 14; tabutlara yerleştirilen 150 çeçen asker ve rusların 6 ay evde izlediği savaş. çeçenistan’da ölen 30 bin insan. çeçenler, 1500 rehine tutuyor.
    rusya başbakanı viktorn çernomirdin bu sırada kanada’da g7 zirvesinde. rus birlikleri 2 sefer düzenledi. rus birlikleri 11 aralık 1994 yılında gelen çeçenistan’a terör düzenleyerek 36 saatte 5 telefon konuşması yapılıyor. sözler yine tutulmuyor ancak bu sırada yapılacak bir şey de kalmıyor. 150 esirle dönülen otobüs yolda birkaç kere durup kalkıyor; basayev yitik.
    basayev, bu olaydan sonra tekrar ortaya çıkıyor ve hatta röportajlar veriyor, ki tüm bu bilgiler de rus ve çeçen askerlerinin görüşleri, konuşmaları üzerine derlenen bir belgesel neticesinde elbette kitabın önsözünde yer alan bilgilerle derlediğim yansız ifadelerdi.
    şimdi gelelim 10 yıl sonrasına yani 2004 kuzey osetya; baslen baskını’na. bu baskından evvel grozni baskınını anlatmış ancak detaylara girmemiştim. grozni baskını’na geri dönerek, bu baskını da detaylandırayım.
    grozni baskını, cahar dudayev’in komutasındaki çeçen direnişçilerin aslında moskova’ya girme planını içeren bir baskındı. bu baskının nedeni de rusların çeçenleri yok saymasıydı. ruslar, her gün bir oyalama taktiği ile devam ettikleri görüşmelerle çeçenleri hiç hükmünde gördüler ve moskova’ya gitmek üzere yola çıkan çeçenlerin içinden bir muhbir bunu ruslara bildirdi. henüz moskova’ya varamadan yakalanan çeçenler ise mecburi olarak grozni’de direnişlerini sürdürdü. başından beri sesini duyurmak isteyen çeçenler için tek çıkar yol; hastaneyi basmaktı. bundan evvel yapılan tüm rus baskınlarında hastaneler, okullar, evler gibi sivillerin bulunduğu yerler hedef alınıyor ve böylece ruslar kolaylıkla seslerini duyurabiliyor taraftarlarını sayıca ve nitelik anlamında artırabiliyorlardı ancak çeçenlerin hiç böyle bir girişimi olmamıştı. grozni baskını’nda hastane basan ve bunun üzerine konuşmalarda “rehinelerin can sağlığını” öne süren basayev, rusların hiç umrunda olmadığını görmüştü, zira kayıtlarla da sabittir ki helikopterle hastaneye bombalar atılmış; sözde rehinelerin can güvenliği sağlanmaya çalışılmıştı. (!)onların umrunda olan insanlar değildi yalnızca hükümet itibarıydı, daha çok sömürüydü.
    şimdi k. osetya’ya gelelim elimize bir dürbün alıp on yıl sonraya 2004’e bakalım, çeçen direnişçilerin yine sesini duyurmak için yapmak zorunda kaldığı bir direniştir. 1 eylül günü okulların açılışıdır osetya, beslan’da. çeçen direnişler başta rehinelerin yemek ve su gibi ihtiyaçların almasına müsaade etmediler, ardından doktor çağırdılar. rusya’da ve tüm dünyada buna hayretle bakıldı; “nasıl yemek ve su verilmez” diye. bu, meseleyi anlamamış insanların bakış açısıdır. orada oturup toplantı yapmaya, sohbet etmeye değil birincil pekiştireç yoluyla sözlerini dinletmeye gittiler. can tehdidi altında olmayan siviller için hükümet ya da halk neden endişe etsin ve gözlerini oraya yöneltsin? orada ölenler masum değiller miydi? belki masumdu, belki değildi. bu konuda kesin bir netlikte cevap veremiyorum. tıpkı çeçenistan’da ölen siviller için düşündüğüm gibi. gayb da mazi de büyük bir muammadır. ancak ölen masum siviller, askerlerin asıl suçlusu burada ruslardır. ölen rus askerlerinin sorumlusu da ruslardır zira buna zemin hazırlayan buna mahal veren kendileridir. ölen masum rus askerinin ne suçu vardı? masum… masumsa ne suçu olabilir ki? elbette hiç, beslan ve grozni baskını’ndan sonra birçok rus askeri çeçenlerin yanında yer aldı, demek burada çeçenlerin ikna edici bir yanı vardı. kadınları ve çocukları tuttuğu için şamil basayev’i suçlu tutuyorlar ve hatta terörist diyorlar, buna basayev’in kendisi cevap versin zira bence en çok onun hakkı var;
    “o gün 300 rus askeri öldürdük. 3 helikopter düşürdüm. onlar bize saldırdıklarında ilk olarak hastahaneleri, doğum evlerini, petrol kuyularını vuruyorlardı. biz zorunlu olduğumuz için hastahaneye girdik. onlar burada gelip yaşlıları çoluk çocuğu öldürürlerken dünya neredeydi? onlara niye terörist demediler? bugün insanların bana terörist demeleri umurumda değil. benim ne yaptığımı allah biliyor. ben halkım için savaşıyorum. insanların ne düşündükleri umurumda değil.”
    zorunlu dediği aslında yakalanma durumu, muhbirler ve sair musibetler gelmeseydi buna yeltenmeyeceklerdi ve sesleri sivil halkla değil daha başka yollarla duyuracaklar ve *pek sanmıyorum ama- alacaklardı.
    ne grozni baskını'nın ne beslan baskını’nın sorumlusu basayev ve anlayışıdır. - türkçesi bozuklar için düz cümle: basayev ve anlayışı bu baskının ölülerinden sorumlu değildir.- bu yüzden suçlu bulduğum da kendileri değildir. suçlu bulduğum zihniyet tam olarak karşısında bulunan zorbalar. basayev, bir röportajında cihadla ilgili olarak şöyle diyor;
    “eğer allah’ın çağrısı ve tehdidi bu insanların kalplerini titremediyse benim, yani rabbine karşı son derece zayıf ve aciz olan şamil’in onlardan bir yanıt beklemesi yanlış olur.”
    öncü birliklerle savaşa giderken mayınlı tarladan geçen ve tüm vücuda sirayet eden mayın sonucunda bir ayağını kaybetmiş ve 7 sene boyunca işte böyle savaşmıştır.
    işte cihad için böyle canla başla mücadele etmiş şerefli mücahid basayev’in yazmış olduğu bu kitabı okumak benim için bir şereftir. bu kitabı okuyana dek, “belki mücahid değil, anlayışını bilmeden söylemek çok yanlış.” diye düşünerek okudum. sonucunda vardığım kanı ise kendisinin allah rızası için bunu yaptığıdır. kur’an’ı okumuş, hadisleri çalışmış, tefsirler noktasında gayet bilgili bir beyefendi çıktı karşıma. yaptığının ne manaya geldiğini biliyor ve bir ışid teröristi gibi maksadını kafa kesip allah rızası için diyerek örtbas etmiyor. öyle farklı bir çizgide ki okurken hayranlık duydum zira söz-öz birlikteliğini görüyorum hem röportajlar hem icraatler, hem de kitabı yoluyla. kitapta 69 ana başlık var ve tertemiz sade bir dil kullanılmış. grozni baskını ve sair gibi konular işlenmiyor, içeriğinde siyasi meseleler değil daha çok hayati meseleler yer alıyor. temizlik, cihada hazırlık, önsezi, akıl, sevgi, tecrübe, sabır gibi meseleler ayetler ve hadisler ışığında ele alınıyor. aslında çok derin meseleleri ele almış ve çok öz kesmiş ancak ben böyle bir eserin 700 sayfa civarı olması gerektiği kanaatindeyim. zira bahsettiği her şey hem dayanaklandırılmış hem de uygulanmış şeyler. bu sebeple daha fazla örnek ve izah yoluyla açmasını dilerdim.
    basayev okursak ne kazanırız?
    -sözüm inananlara elbette-
    sanıyorum ki bir miktar kulbeden şu et parçasında iman denen nuru parlatmaya yarıyor. kulluk bilinci biraz daha şahlanıyor, ömrünü vermiş bir adamla karşı karşıya hissediyorum kendimi. ırklara, milletlere zerre itibar etmem. arap, kürt, ispanyol, yunan zerre önemli değil. kürt’müş… peh, çok da önemliydi kürtlüğü. insanlar zürriyet-i âdem’dendir ve ikiye ayrılır; iyiler ve kötüler diye. bana iyiliği anlatan bir yan buldum beyefendi duruşuyla efsanevi komutan şamil basayev’de. zürriyet-i âdem'in iyilerinden.