şükela:  tümü | bugün
  • tarihte, kendi etnik kökenleri ne olursa olsun türk soylu hanedanlarca yönetilmiş veya türk yönetici sınıfın egemen olduğu devletlerin silahlı güçlerine komutanlık etmiş şahsiyetlerden, düşman bir silahlı güce "direnmeden" ve kendi rızası ile teslim olmuş ve bağlı bulunduğu ülkeye toprak kaybettirmiş askeri şahsiyetlerdir.

    az veya çok direnilmiş ancak kaybedilmiş mücadele ve savaşların askeri idarecileri, ülkeler arası ikili antlaşmalarla terk edilen araziler bu listeye dahil değildir. ilk aklıma gelenlerden kronolojik olarak başlayalım..

    recep tayyip erdoğan - türkiye cumhuriyeti - türk silahlı kuvvetleri başkomutanı
    tarih: 22.02.2015
    kaybedilen toprak: şah fırat operasyonu ile 8797 metrekare, suriye kuzeyi karakozak köyü civarı.
    tehdit: olası paramiliter grup (ırak ve şam islam devleti ve bağlısı gruplar, öso, ypg/sdg) saldırısı
    (toprak kaybedilen harekatın bizzat başında bulunan kişi açık kaynaklarca açıklanmış ve tekzip edilmemiştir)

    bahsedilen toprak, tarihteki benzer örneklerin tersine başka belirli bir güce tek taraflı şekilde devredilmemiş, bölgede hakim olan ve birbirleri ile çatışmaya devam eden unsurların ve diğer egemen devletlerin de facto insafına bırakılmıştır. bahsedilen boşaltma harekatı ardından ışid alana kısa süre hakim olmuş ve daha sonra suriye demokratik güçleri adını alacak pkk teknik desteğindeki gruplar tarafından alan ele geçirilmiştir.
    http://www.aljazeera.com.tr/…karakozaktan-cikarildi
  • hasan tahsin paşa - osmanlı imparatorluğu- osmanlı sekizinci kolordusu komutanı (selanik müdafii)
    tarih: 08.11.1912
    kaybedilen toprak: selanik şehir merkezi ve limanı ile birlikte tüm teselya bölgesi ve vardar yenicesi
    tehdit: yunan kraliyet ordusu kara ve deniz kuvvetleri

    balkan savaşı'nın ilk aylarında, kolordusu ile bozgun halinde selanik'e çekildikten sonra, 40.000 kişilik aktif personele rağmen, bulgar ordusu tehdidi altındaki benzer sayıda yunan kolordusuna direniş göstermeden kayıtsız şartsız teslim olmuştur. osmanlı divan-ı harbi tarafından gıyabında ölüm cezası verilmiştir. anılarında bu kararını "selanik'in zarar görmemesi için" verdiğini belirtmektedir. mezarı, yunan kara kuvvetleri'ne ait bir balkan savaşları müzesi'nin avlusunda, teslim antlaşmasını yaptığı gefyra kasabasındadır.
    (bkz: kadir mısıroğlu/@minibus)

    yanya ve edirne komutanları da teslim olmalarına rağmen aylarca direnerek tahsin paşa olarak tarihe geçmekten kurtulmuşlardır
  • esad paşa toptani- osmanlı imparatorluğu- 24. müstakil işkodra fırkası komutanı
    tarih: 22.04.1913
    kaybedilen toprak: işkodra şehir merkezi ve çevresi
    tehdit: karadağ-sırp kraliyet kara kuvvetleri ve hıristiyan arnavut milis güçleri

    işkodra'yı kahramanca savunarak balkan savaşları felaketimizdeki nadir destanlardan birini yazan kale komutanı hasan rıza paşa'yı bir kumpasla kendi evi yakınlarında öldürterek emir komutayı devralmış ve kaleyi kısa süre sonra kendi arnavut halkına da ihanet ederek sırplara çok ucuz bir bedelle satmıştır. hainlikte bir dünya markası haline gelen bu alçak, 1. dünya savaşı boyunca o ülkenin kucağından bu ülkenin kucağına sürterek tükettiği ömrünü en sonunda 1920 yılında paris'te bir ırkdaşının namlusundan çıkan kurşunlarla tamamlamıştır. gömülecek müslüman mezarlığı bulunamayan cesedi sırp kankaları ile ebedi istirahatgahında yatmaktadır...
  • ho han yeh-büyük hun imparatorluğu-son büyük hun yabgusu ve hun orduları başkomutanı
    tarih: m.ö 55
    kaybedilen toprak: büyük hun imparatorluğu topraklarının, talas nehrinden maveraünnehir ve hazar çevresi hariç doğusunun çin hakimiyeti ve mandasına bırakılması. devletin doğu hun ve batı hun devleti olarak ikiye bölünmesi.
    tehdit: çin imparatorluk ordusu

    ho-han-yeh'nin büyük hun imparatorluğu'nun içinde bulunduğu finansal ve siyasi krizden çıkabilmesi için çin mandasını kabul edip içte özerk dışta bağımlı bir ülke olarak yaşamak zorunda oldukları tespitine kardeşi çiçi yabgu şiddetle karşı çıkmış ve kendisi gibi düşünen boylarla birlikte batı hun devletini kurmak üzere yabguluk şehrini işgal edip batıdaki topraklarda, güneybatıya (doğu avrupa ve anadolu) doğru fetih harekatı başlatmıştır. ancak geniş toprakları kontrol edemeyen çiçi, ani bir çin imparatorluk saldırısını tahkim edilmiş yabguluk kentinde karşılamak zorunda kalmış, savunma savaşı tekniklerine yabancı olan türkler yine de sokak sokak ve sonra yabguluk sarayında çiçi'nin katun'u, çocukları, ahçı ve hizmetlileri dahil tüm halk topyekün savaşmış ve kahramanca ölmüşlerdir. ho han yeh'nin manda devleti, ilerleyen yıllarda yine kısa süreli de olsa bağımsızlığını kazanabilecek olsa da, kendisi boyunduruğu kabul eden türk kağanları arasında yerini alırken, kardeşi çiçi yazılı türk tarihindeki en büyük kahramanlar arasına girmiş ve günümüzün modern dünyasını bile etkileyecek tarihi olayların temelini atacak seyhun ötesi, aral gölü çevresi ve kuzey kafkasya türk kavimlerinin temelini atmıştır...
  • ali nadir paşa -osmanlı imparatorluğu-17.kolordu komutanı
    tarih: 15 mayıs 1919
    kaybedilen toprak: izmir limanı, şehir merkezi ve tire'ye kadar çevre ilçeler.
    tehdit: itilaf devletleri donanmaları ile desteklenen, albay zafiriou ve albay mavrudis komutasındaki yunan kara ve deniz işgal kuvvetleri

    işgal, mondros mütarekesi hükümlerine aykırı olarak galip devletler tarafından değil, gayri kanuni şekilde anlaşmaya taraf olmayan ve kanuni gerekçesi olmayan bir devlet tarafından oldu bittiye getirilerek başlatılmıştır. işbirlikçi istanbul damat ferit hükümeti bile bu rezalet karşısında nota verme ihtiyacı hissetse de izmir valisi izzet bey ve izmir müdafiilerine işgale direnmeme emri vermiş, buna göz yummayacağını ifade eden nurettin paşa da azledilerek yerine ali nadir paşa getirilmiştir. izmir işgali öncesi izmir valisi izzet ve istanbul yandaş basınının haber ve yorumları ibretliktir.

    kısaca, "yunan izmir'i işgal mi edecekmiş? buna kargalar bile güler'" şeklinde özetlenecek halkı uyutma çabaları yunan taburları anadolu içlerine ilerlerken bile devam edecektir.

    ali nadir paşa, şehri ve ganizonunu ucuna beyaz bir perde bağladığı sopayı sallayarak bir yunan teğmenine teslim edecek, teğmenden üç okkalı tokat yiyip "zito venizelos" diye bağırması istenerek yalın ayak rütbeleri sökülmüş halde kordonda bir hayvan gibi gezdirilecektir.

    cumhuriyet ordularının zaferi sonrasında akil adamlık müessesesi henüz keşfedilemediği için yüzellilikler arasında sarsılmaz yerini garantileyen ali nadir, birkaç yıl sonra mısır'da ölmüştür. işgal günü, işgalci alçakların yüzüne karşı "kahrolsun venizelos" diyerek işgalcilere direnen maiyetindeki bazı subaylar ise 15.05.1919 öğleden sonrasından beri tarihin ve türklüğün kalbinde onurlu yaşamlarına devam etmektedirler...
  • (bkz: atatürk)

    (bkz: misak-ı milli)
  • ne atatürk'ün ne de vahdettin'in teknik olarak yer alamayacağı tematik listedir.

    bu durumu netleştirmek istersek, musul ve kerkük üzerinden tartışabiliriz. kuzey ırak da, 1.dünya savaşı sonunda mondros mütarekesi'nin meşhur 7.madde hükümlerine göre ingiltere tarafından işgal edilmiştir. bu işgal, başlıktaki tanım açısından ne o bölgeleri savunan ali ihsan sabis paşa'yı ne de vahdettin'i bu temanın bir ögesi yapar.
    atatürk, anadolu'da bir meclis kurup de facto olarak yönetimi ele aldığında, musul ve kerkük çevresini de misak-ı milli hudutları içinde saysa da bölge fiilen ingiltere işgali altındadır. yani mustafa kemal hükümeti hiçbir zaman uluslararası antlaşmalarla tanınmış, önceden osmanlı idaresi altında olan bir musul-kerkük ve süleymaniye'ye sahip olmamıştır. velhasıl, bölge ile ilgili genç cumhuriyet ve ingiltere kırallığı saha savaşı yerine politik savaş vermeyi tercih etmiş (her iki taraf da askeri birlikler bulundursa da), konu cemiyet-i akvam'a taşınmıştır. cemiyet-i akvamda olayların ingiliz destekli bazı iç isyanlar sonucu türkiye aleyhine dönmesi sonucu karar resmi olarak tanınmak durumunda kalınmıştır.
    yani olsa olsa bir fetih fırsatı kaçmış, türkiye cumhuriyeti açısından toprak kaybı yaşanmamıştır.
    peki yine mondros hükümlerini uygulayan ali nadir paşalar, vali kambur izzetler neden hain oluyor derseniz, izmir'in osmanlı tarafından tanınmayan ve ermeni kuvvetleri gibi antlaşma görüşmeleri sırasında sözlü ve yazılı olarak galiplerden bu güçler tarafından işgal girişimi olmayacağı güvencesi alınan yunan kuvvetleri tarafından ve gayri kanuni gerekçelerle işgali, mevcut durumu "üçüncü devlet tarafından işgal" konumuna taşımıştır. damat ferit hükümeti'nin gayri resmi ve kayıtsız direnmeyin çağrısı ile bu çağrıya uyanların eylemleri bu nedenle ihanettir...