şükela:  tümü | bugün
  • savassiz bir dunya dusunuyorum. savas ustune kurulu tonla institution var. mesela eger bir gun savassiz bir dunya olacaksa bu durup dururken olmayacak elbette ki. yani elbette bunun istatiginden sorumlu adamlar vardir. dunyada bilmemkac tane savas var, dun bilmemkim bilmemnereye atom bombasi atti o yuzden artik bilmemnere diye bir yer yok ayni sebepten bilmemkac eksi bir savas var bugun de falan diye bilgilendiren birileri vardir heralde.
    ancak tum bu institutionlar ne yaparlar savassiz? savassiz dunya olmaz. nato falan dunyadaki savaslarin sayisi 10a dustu mu zaten tutusmaya baslar. 5e duserse millet birbirinin suyuna ilac falan katmalara baslar. 1e dustu mu yuksek ihtimalle caresizlikten ingiltere fransaya falan saldirir. hatta -puhahahahhahah- fransa ingiltereye saldirir -puhahahah-
    savassiz degil de savassiza yakin bir dunya ilginc olabilir.
    ne yapar yoksa o kadar siyaset bilimci uluslararasi iliskilerci? koskoca harvard universitesi siyasal bilimler fakultesi dekani issiz mi kalacak? cep telefonu isine mi girecek? olur is degil.....
  • maalesef hiç varolamayacak bir dünya.olursa da içinde insan ırkının olmayacağı bir dünya.
  • şavaşlar kapitalizmin sigortaları olduğundan şimdilik ufukta görünmeyen güzel hayaller bütünü.
  • (bkz: ayrık vadi)
  • ozlem duyuyorum oyle bir dunyaya.. savas olmasin hic.. hatta o kadar savassiz bir dunya olsun ki; sanki hic savas olmamiscasina..
    olmesin masumlar, yaranlanmasinlar.. kalanlar da yasarken olmesin ! aglamasin insanlar ! aglamasin cocuklar ! baska yerlerde nefretler, kinler uyanmasin ! yeni savaslar icin hazirlanmasin kimse !

    mumkun mu ? evet mumkun. ama cok zor. ta ki savaslardan insanlik kana doyana kadar cok zor..
  • silah ve petrol endüstrisinin köküne kibrit suyu sıkılmadıkça gerçekleşmeyecek olan ütopya.
  • ursula le guin'in four ways to forgiveness kitabındaki hikayelerden birinde tasvir edilmiştir:

    "nasıl bir dünya olurdu bu dünya, savaşsız bir dünya? gerçek dünya olurdu. barış gerçek yaşamdı; çalışmaları ve öğrenmeleri için çocukların yetiştirildiği, çalışılan, öğrenilen bir yaşam. çalışmayı, öğrenmeyi ve çocukları yutan savaş, gerçeğin inkarıydı. ama benim halkım, diye düşündü kadın, sadece inkar etmesini biliyor. yanlış kullanılmış olan gücün kara gölgesinde doğan bizler, barışı kendi dünyamızın dışına yerleştirmişiz: rehber olan, ulaşılamayan nur. bizim bütün bildiğim dövüşmek. içimizden birinin yaşamı boyunca becerebildiği tek barış, savaşın devam ettiğini inkar etmek sadece; gölgenin gölgesi, çifte inançsızlık."
  • bugüne kadar böyle bir dünya hiç varolmadı, bundan sonra da varolmayacaktır büyük ihtimalle.
    çünkü burada insan var, insanoğlu tarih boyunca birbirini hep boğazladı. silah yokken taş ile ok ile birbirini öldürüyordu, şimdi de gelişmiş silahlarla birbirlerini vuruyorlar. misket bombaları, vakum bombaları, elektromanyetik bombalar, füzeler, nükleer silahlarlar hep insanoğlunun birbirine saldırmak maksadıyla icat ettikleri saldırı araçları.