şükela:  tümü | bugün
  • polise ve askere kurulan bu saçma sapan cümlenin başka bir varyasyonudur. polise bunu diyen aklı kıtları; savcı, hakim ve valilere de aynı cümleyi kurmaya davet ediyorum. bakalım onların karşısında da bik bik konuşabilecek misiniz?
  • yalan mı?
  • söyledikten sonra yalar mı yoksa emer mi artık söyleyen kişiye bağlı olan durumdur.
  • (bkz: deve yüreği yemek)

    (bkz: fil yüreği yemek)

    seç beğen al...
  • (bkz: gassala senin maaşını ben ödüyorum diyememek)

    biz ölünce işimize yarayan meslekler
  • baştaki şu tespit güzel "polise ve askere kurulan saçma sapan cümle..." ama ondan sonrası açıkcası pek hoş değil. bana bir şüpheli, müşteki veya tanık "sizin maaşınızı ben ödüyorum" diye bir cümleye başlarsa uygun bir dille kendisini uyarırım. işi şahsileştirip bunu soruşturma konumda o tarafla ilgili karar verirken katiyen aleyhine kullanmam. "bu cümleyi kurdun ve şimdi benden kork" mantığıyla yaklaşmam yani.
    kamu görevlilerinin maaşı halkın vergileriyle ödeniyor bu doğru ancak kamu görevlileri bunu çalışarak ve emekleriyle kazandıkları için bu cümle sadece hakime, savcıya ve valilere kurulduğu zaman değil her kamu görevlisine kurulduğu zaman yanlış bir cümledir. ilaveten ister özel sektör olsun isterse de kamu sektörü, emek karşılığı kazanılan para, parayı aldığınız kesime sizi kul yapmaz.
    vatandaş bu cümleyi iki türlü kurabilir. birincisi haklı veya haksız olduğuna bakmaksızın "paranı ben veriyorum" mantığıyla "benim dediğimi yapacaksın" şeklinde nezaketsiz ve terbiyesizce bir yaklaşım. sizin yapacağınız şey uygun bir dille uyarmak ve işinizi yapmaya devam etmek. ıkinci tür de vatandaş şunu kastetmiş olabilir "ben vergisini veren bir vatandaşım ve devletimden iyi ve insan onuruna yaraşır bir muamele bekliyorum"
    mesela vatandaş kaliteli bir adalet sistemi talebindedir. vergisini vererek devlete olan vatandaşlık yükümlülüğünü yerine getirdigine inanarak devletinden de buna uygun kalitede bir hizmet bekliyor olabilir.
    mesele bunu söyleyiş biçiminde. profesyonel olmakta fayda var. dediğim gibi mesela bir şüphelinin ifadesini aldığım esnada "sizin verginizi ben veriyorum..." diye bir cümle kursa ben de " aldığım maaş ile sizin gibi vergi veren vatandaşlarımız (kamu) adına soruşturma yapma yetki ve görevim gereği ifadenizi alıyorum" der ve işimi yapmaya devam ederim.
    bizim hatamız şu. profesyonel olamıyoruz. ışi şahsileştiriyoruz. devlet böyle bir şey değil. devlet işi şahsileştirmez, hukuka ve akla göre davranır. bu demek değil ki yapılan saygısızlıkları görmeyelim, hoşgörelim. bunu demiyorum ve bunu da yapmam ve de yapmıyorum. sadece uygun bir dille, devlet terbiyesi içinde cevap vermek gerekiyor. çünkü vatandaşın orada muhattabı ali veli değil devleti temsil yetkisi olan kamu görevlisi.
    vatandaş devletinden korkmamalı. suçlu ise suçu karşılığında ceza almak dışında başka bir şeyden korkmamalı. müşteki ise hakkını aramaktan korkmamalı.
    korku üzerine kurulu saygı ve nezaketin hiç bir kıymeti yok. saygı ve nezaket sorunumuzu korku ile aşamayız.