şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: sivismak)
    savmak fiilinin işteş hali
  • bulunduğu yerden aceleyle, gizlice veya dikkati çekmeden ayrılmak, kaçmak, gitmek, sıvışmak.
  • "savuşmuş. herif haklı. herifi oraya 'adam asacaksın*,' diye getirmişler. asılacağın karı* olduğunu anlamasıyla halkın arasına karışıvermiş. milletin de işi yok. gece vakti cambaz seyri varmış gibi karı, erkek toplanmış. biz millet değiliz beyim, illetiz*... jandarmalar döküldü. 'burada, işte burada!' diye halk bağrışır. hızır çavuş söver. güler misin, ağlar mısın? çingeneyi sürükleyerek getirdiler, ağlıyor, yalvarıyor. sanki hanım'ın yerine o cenabeti asacaklar... vali yalvardı. laz vali'nin yalvarması da bir hoş oluyor. jandarma kumandanı yalvardı. müddeiumumi vekili çıkıştı." kemal tahir - karılar koğuşu
  • hastalık veya başka kötü bir durum geçmek, iyileşmek anlamında da kullanılan eylemmiş, okuduğu herhangi bir kitaptan örnekle yeşillendirebilecek olan çıkarsa çok hora geçer imiş.
  • aceleyle ya da gizlice ayrılmak/gitmek anlamında:

    babaannem kullanırdı. yanına gittiğimde çok kalamadığım için yiyecek bir şeyler hazırlardı. yemeğini ye de savuş derdi.
  • durup mücadele edemeyen kişinin yaptığı eylemdir. savuşup gitmek, arkanda birilerini bırakıp gitmek gibi de kullanılır.
    (bkz: savaşma savuş)