şükela:  tümü | bugün
  • (ara: saye*)
  • koruma, yardim.
    (bkz: tdk)
  • içinde barındırdığı geyik potansiyeli kadar zekası da üst seviyelerde dolaşan, ailecek pek bir sevdiğimiz antalyalı şahsiyet. bana olan yemek borcunu en kısa zamanda tahsil edeceğimi beyan eder, kendisine sözlük hayatında başarılar dilerim.

    (bkz: ilk entryn ben olayım dedim olamadım)
  • sayende,derken agızda cıkan ilk 2 hece
  • mutlu azınlığa dahil olduğunu beyan ve kitlelerden özenle sakladığım sırrımı ifşa etmiş kişi.
    aynı zamanda çok önemli projelere imza atmış yönetmen...
    fikir bazında kalan aktivite planlarının yapı taşı...
  • evlerimiz arası 500 metreyken görüşemediğim ama taa nerelerde karşılaştığım insan.
    süprizlerin adamı vesselam...
  • farsça 'dan gelmektedir. "bir kimsenin", "bir şeyin" sayesinde tabirleri türkçe 'de çok kullanılır. bir olumlu neticenin birisinin "gölgesinde", yani onun katkı, yardım ve çabasıyla elde edilmiş olduğunu ifade eder. olumsuz, kötü netice ise birisinin "yüzünden" meydana gelir. maalesef bu iki tabir zaman zaman birbirinin yerine kullanılıyor ve "senin yüzünden zengin oldum." ya da "senin sayende attan düştüm" gibi saçmalıklara * rastlıyoruz.
  • geçtiğimiz günlerde dünya tatlısı bir yeğene kavuşmuş olan taze amca.*

    (bkz: derin)
  • orijini batı dillerinde sahne anlamına gelen scene sözcüğünün orijiniyle aynıdır. sahne de üzerine çekilen gölgeliğiyle tarif edilmiş bir kavrammış ilk olarak demek ki.
  • cümle içinde kullanımına örnek verelim:

    güllü dîba giydin amma korkarım âzâr eder
    nazeninim; saye-i hâr-ı gül-i dîba seni (nedim)

    demesi o ki:

    güllü elbise giydin nazeninim, ama korkarım ki incitir
    elbisenin gülünün dikeninin gölgesi seni