şükela:  tümü | bugün
  • adina ihap hulusi 'nin afislerinde rastladigimiz dernek. afiste söyle diyor: vatandas, yere tükürüne, yasak dinlemeyene, herkesin rahatini bozana, saygisizliklarin her türlüsüne aldirmamazlik etme!
  • işin ilginç yanı, ihap hulusi'nin afişi dışında bu derneğe başka hiçbir yerde rastlanmıyor. saygısızlık etmek istemiyorum ama, olsa rastlardık lan... böyle bir merak böceği koza örüşüdür bu da işte.
  • az biraz gugil*inca rastlanan dernektir.

    ord. prof. dr. zeki zeren bu dernegin kurucularindan biriymis mesela.

    - ki kendisi ayni zamanda tip dilinin turkcelesmesi icin cok caba harcamis degerli doktorlarimizdanmis
    ve de chp istanbul milletvekili olarak tbmm'de hizmet vermismis. -

    ama keske oncelikli olarak kurucusu oldugu dernege sahip ciksaymis, guclendirmeye/yaymaya calissaymis rahmetli.

    tip dili bir sekilde gene turkcelesir, birileri tbmm'de gene hizmet verirdi.

    ama oteki oyle mi ya?
    bak,
    aldi basini gidiyor.

    (bkz: peah)
  • cumhuriyet'in ilk yıllarında köklü değişimlere paralel olarak modern insan imajı yaratma, halkı da bu değişimlerin bir parçası haline getirme çabaları sırasında kurulan, saygı tanımlamasını yeniden yaparak o zamana kadar göz yumulan, toplumun geneline yaygın davranışları farkettirip kendi akışı içinde öngörülen imaja yakınlaştırma amacıyla o dönemlerin son derece gözde iletişim metodu olan poster tasarımlarıyla faaliyetlerini yaygınlaştırmayı amaçlamış bulunduğunu düşündüğüm dernek. gördüğüm bir poster üzerine serbest çağrışımla amacını yakalamaya çalıştığımdan gerçekteki kuruluş amaçlarına ne kadar yaklaştım onu bilemeyeceğim.

    söz konusu poster:

    http://yfrog.com/mwimg2186vj

    posterdeki figürlerin genel kılık kıyafet seçimi, ana figürün şapkası,gözleri belirgin olmasa bile güven veren, umut aşılayan gülümsemesi, arka planda cami ile, tepki gelebilecek toplum katmanlarına satır arasından "dine uygun", "dinin bir parçası" mesajlarının verilmesi dikkatlerden kaçacak gibi değil. uzun lafın kısası, yaratılmak istenen yeni bir görüntünün ve bununla birlikte gelecek davranış biçimlerinin şekillendirilmesi yolunda naif bir girişim.
  • vakti zamanında dünyayı savaşlarla kasıp kavuran atalarımızın yeni dünya düzenine uyarlanmış bilinçaltı güdülerinin eseri bir dernek olması muhtemeldir
  • saatleri ayarlama enstitüsü'ne ilham kaynağı olmuş olabilir.
  • star gazetesinin 11 mart 2007, pazar günkü nüshasında yer alan bir tanıtım haberiyle kuruluşu ve gayesiyle ilgili bilgi verilen içtimai teşekkül. haberde derneğin kısaltılmış adının sa.sa.de. olduğunu öğreniyoruz. iyiymiş hoşmuş ve özgeçmişimde böylesine güzide bir derneğe üyeliğin de yer almasını çok isterdim ama yine de bence asla bir allahsızlığı yayma kürsüsü değil tabii.

    işte o haber

    --- spoiler ---
    geçen hafta gazetelerde yer alan haberlerden, istanbul belediyesi’nin kentte yaşam kurallarına el attığını öğrendik. istanbullular’ın uyması gereken emir ve yasaklar yeniden belirlenmişti.

    biz de bundan altmış küsur yıl önce, istanbulluları adam etmeye çalışan bir derneğin çalışmalarını hatırladık. buyurun, saygısızlıkla savaş derneği ile tanışmaya...

    1945 yılında sıcak bir haziran günü. profesör doktor zeki zeren, kadıköy bahariye caddesi’ndeki evine doğru giderken, doğup büyüdüğü şu güzel istanbul’da son yıllarda sayısı her gün artan saygısızlıkları düşünür. saygısızlıkları çoğaltan sebepler arasında en önemlisi, aydın kesimin saygısızlıklarla savaşmak gereğine inanmaması, ya da buna cesaret etmemesi olduğuna karar verir. akşam konuyu kulüpte kaymakama açar ve hep birlikte karar verirler. hemen bir saygısızlıkla savaş derneği kurulacaktır!

    büyüteçli bir rozet

    derneğin kuruluş tarihi temmuz 1945. başkan zeki zeren dışında diğer kurucuların da büyük çoğunluğu kadıköylü. banka müdürü, avukat, veteriner, doktor, tüccar gibi muteber mesleklere sahipler. derneğin amacı tüzüğünde iki madde halinde belirtilmiş:

    1) istanbul’da belediye mizamlarını tanıtmak ve bu nizamların uygulanmasında, hemşehri yaşayışına sağlanması düşünülen karşılıklı faydaları anlatmak ve nizamlara saygıyı göstermeğe davet etmek.

    2) istanbul şehrinde ileri, medeni bir şehir topluluğu yaşayışının gerektirdiği karşılıklı saygı adabını kökleştirmek ve yaymak için çalışmak.

    kısaltılmış olarak adını sa.sa.de. olarak kullananan derneğin basında yer alan ilk görüşlerine baktığımızda, bu amaçları nasıl yerine getirmeyi düşündüklerini öğreniyoruz. elbette üyelerin ve hemşehrilerin tavsiye ve dilekleri dinlenecek; bu dileklerin yaşama geçmesi için hem idari makamlar nezdinde, hem de basını kullanarak çaba gösterilecektir. ayrıca konferanslar tertiplemek, afişler hazırlamak da programa alınmıştır.

    kim olduğunu bilmediğimiz bir amatör çizere, derneğin amblem/rozeti yaptırılır. bu rozette bir göz pertavsız (mercek) eşliğinde kız kulesi'yle simgelenmiş olan istanbul şehrine bakmaktadır. bu rozetle epeyi dalga geçilir. örneğin cemal nadir, amcabey vasitasiyle şöyle demektedir: eğer bunun (yani rozetdeki pertavsızla bakan gözün) manası koca şehirde saygılı bir vatandaş aramaksa, rozete pertavsız yerine diyojen’in meşhur fenerini koymak daha uygun olurdu.

    bir başka karikatürde ise mercek yerine teleskop önerilir. karikatürist ramiz ise pertavsızın ancak saygısızları değil, saygılıları aramada işe yarayacağını yazar. dr. z. z. olarak imza atan dernek başkanımız, amblemin mana ve ehemmiyetini şöyle açıklamaktadır: ‘rozetteki bu mercek, aramayı değil incelemeyi göstermektedir. derneğin gözü istanbul’a ülkü çerçevesi içinde kendi gözüyle bakıyor ve kendi adesesiyle [mercek] istanbul’u inceliyor. yoksa işi şakaya vuran sayın mizah üstadlarının sandıkları gibi, bizim büyüteç; ne saygılı aramak için, ne de saygısızları bulmak içindir.’

    kısa sürede kazanılan itibar

    dernek kısa sürede oldukça taraftar kazanır. kurucu üyelerin hemen ardından derneğe katılan isimler arasında tanınmış şahsiyetler vardır: zeki rıza sporel, samih nafiz tansu, süheyl ünver, fahrettin kerim gökay bunlar arasında en göze çarpanları. vali ve belediye reisi lütfi kırdar da fahri başkanlık görevini üstlenir. basının en itibarlı kalemleri de derneğin paralelinde yazılar kaleme almaya başlarlar. mithat cemal kuntay, ercüment ekrem talu, burhan cahit morkaya, abidin daver ve refik halit karay bu isimlerden bazıları.

    sa. sa. de elbette düşüncelerini bir biçimde hayata geçirmek istemektedir. gayemiz, çirkin hareketler yapan vatandaşları güzellikle ve tavsiye ile doğru yola getirmektir biçiminde demeçler verilmekte, ama bunlar yeterli olmamaktadır. kurucu üyeler bireysel uğraşlarına devam etmektedirler. örneğin başkan zeki zeren, kadıköy vapurunun alt salonunda yolculuk yaparken, uyarılarına aldırmayarak sigara içen üç öğrenciyi kadıköy emniyet amirliği’ne çağırttığını anlatır. gençler karakolda af dilemişlerdir. bay z. z. gerisini şöyle aktarır: ‘gençlere böylece hocalığın icap ettirdiği dersi verdim ve kendilerini affettirdim.’

    bir netice elde edememek

    derneğin bu çalışmalarında ne denli başarılı olduğunu ise bunca yıl geçtikten sonra bilmek kolay değil. saygısızlıkla savaş derneği 1952 yılında kendini feshetti. zeki zeren, bu mücadelenin olumlu bir sonuç vermesi için ne gibi olanakların kullanıldığı sorusuna ise şu cevabı veriyor: ‘saygısızlık, ister bilerek, ister bilmeyerek olsun, üç şekilde önlenebilir: 1. tavsiye, 2. ihtar, 3. ceza. birinci ve ikinci hususlar münevver zümrelerin işidir. demin de söylediğim gibi, biz münevver muhitlerden fazla alaka görmedik, bizi daha ziyade sembolik bir varlık olarak karşıladılar. bu vaziyet karşısında üçüncü çareye başvurmayı düşündük. şehir meclisine ve diğer ilgili makamlara müracaat ettik. burada da karşımıza mevzuat çıktı. bir netice elde edemedik.’

    saygısızlıkla savaş derneği’nin üyeleri ve gayretkeş başkanı zeki zeren, günümüzün istanbul’unu görselerdi herhalde intihar etmek dışında hiç bir çare bulamazlardı. her şeyin saygısızlık olduğu bir yerde, saygıdan söz etmek en azından komiktir. bu altmış yıl kadar önce böyleyse, şimdi hayli hayli öyle.

    --- spoiler ---
  • az önce kim milyoner olmak ister'de çıkan sorunun cevabı olan dernek.
  • 15 haziran 1945'te kurulmuştur.