şükela:  tümü | bugün
  • sozlerini de yaziyorum ve tam oluyor.*

    saymadim, saymadim kac yil oldu
    sen, sen, sen ellerin olali
    saymadim, saymadim kac yil oldu
    sen, sen, sen ellerin olali

    bilmem yuzun guldu mu, guldu mu
    ayrildik ayrilali,
    ayrildik ayrilali,
    ayrildik ayrilali

    beni sorarsan eger, beni sorarsan eger
    gonlum hala... gonlum hala yarali
    gonlum hala yarali

    bilmem yuzun guldu mu, guldu mu
    ayrildik ayrilali,
    ayrildik ayrilali

    ne kadar acikli degil mi? istemem kimseler bu sarkidaki gibi gonlu yarali dolasmasin ayriliklardan sonra. sevenler ayrilmasin, ille de ayrilinacaksa gonuller yaralanmasin, ille de yaralanacaksa yaralar hemen kabuk baglasin.

    cok yogun hissiyatli bir animdayim, kimseler kusura kalmasin.

    edit: snif snif...
  • ...sözlerini yarım bırakmışlar bu şarkının. tam anlatılmamış.

    'bilmem yüzün güldü mü ayrıldık ayrılalı'dan sonrası gelmesi muhtemel 'benim yüzüm gülmedi. seninki nasıl güldü! nasıl mutlu oldun!' kısmı eksik. 'senin yüzün de gülmesin' gibi değil ama 'benimki gülmüyorsa seninki nasıl güldü' gibi.. ah yok. beddua yok. içi yanmış adamın.

    zaten bestesi de söze gerek bırakmıyor. paket çözüm yapmışlar. sözün bittiği yerde beste devreye giriyor.

    (yaşar özel'den de dinleyiniz)
  • bestesi ve güftesi yusuf nalkesen'e ait kürdilihicazkâr şarkıdır.
  • sonra çıkıp bu gençler alkol tüketimine niye bu kadar yatkın diye soruyorlar.. böyle şarkıları dinle, sonra gel de jiletleme kendini arkadaşım.. bestekârının ve güftekârının-ki ikisi de aynı kişi- ellerine sağlık.
  • sevmek zamanı'nda halil, gizliden gizliye meral'in fotoğrafını izlemeye gittiği günlerin sonuncusunda (yakalandığı gün), fotoğrafı izlemeye koyulmadan hemen önce gramofona dokunur ve odaya acı, ince, sıcak bir ezgi sızar. o ezgi bu şarkının giriş kısmıdır. acıdır, acıtır biraz.
  • poff... sözlerine bittiğim be. üç cümleden ibaret ama bütün bir hikayeyi anlatır gibi. en sevdiğim şarkılardan biri ve ben gönül akkor yorumunu ilk defa dinliyorum. bir daha, bir daha, bir daha seviyorum bu şarkıyı. diğer sevdiğim yusuf nalkesen eserleri gibi, bir daha seviyorum dinledikçe.

    saymadım kaç yıl oldu sen ellerin olalı
    bilmem yüzün güldü mü ayrıldık ayrılalı...

    işte can alıcı kısmı

    beni sorarsan eğer, gönlüm hâlâ yaralı
  • yalancının şarkısıdır zira en çok kaç yıl olduğunu sayanlar söyler. ömrü mumlar sönünceye kadar değil bizzat fitil olup tutuşuncaya kadardır.

    mediha şen sancakoğlu bu alevi su gibi sesiyle körükler. sonra yanan yanana...
  • kürdilihicazkar makamında sitemdir.
  • pek çok sanat müziği güftesi gibi çok ama pek çok şeyi nezaketli bir kelime ekönömisiyle söyler.

    bir haiku disipliniyle, telgraf gibi az ama özdür.

    mediha şen sancakoğlu'nun yorumu,
    bir yumuşak yağ gibi düğümlenen kursaklardan akar,
    sonra da bir kızgın yağ gibi aktığı yeri dağlar:

    http://www.youtube.com/watch?v=ac0kvweqwxs
  • ahmet özhan yorumunu ilk olarak dün gece dinlediğim şarkı. ve bu satırları yazarken tekrar tekrar dinlemekteyim.

    bu sözler nasıl bir aşkın, nasıl bir acının eseri bilemedim.

    az önce sesi ve yorumu mükemmel olan en az beş farklı yorumcu tarafından dinlememe rağmen ahmet özhan yorumundaki tadı da başka kimsede bulamadım.

    not : dün gece bu şarkıyı keşfetmemi sağlayan özel insana selam olsun.