şükela:  tümü | bugün
  • oscar schindlerin yaptıkları iyidir güzeldir fakat onunla aynı tarihte yaşayan ve birçok avrupa ülkesinde -ki bunlara daha sonra almanya tarafından işgale uğrayan fransa da dahil- onlarca kat sayıda yahudiye türk pasaportu vererek toplama kamplarına gitmekten kurtaran türk diplomatlarının adını bugün kimse hatırlamaz hatta çoğu kişi bunu bile bilmez.

    (bkz: namık kemal yolga) (bkz: selahattin ülkümen)
  • (spoiler içerir)

    - filmde rol alacak yaklaşık 20.000 figüran için dönemin giysilerini toplamak amacıyla kostüm tasarımcısı, ilanlar vererek eski giysiler aradığını duyurmuştur .. filmin çekildiği yıllarda polonya ekonomik olarak çıkmazda olduğu için hala evlerinde sakladıkları 1930'lardan 40'lardan kalma giysilerini satabilmek amacıyla çok sayıda leh bu ilanlara başvurmuştur ..
    - spielberg, filmin müziklerini yapmasını istediği besteci john williams'a ilk önce filmden kısa bir kesit göstermiştir .. sahneleri izledikten sonra williams duygusal olarak hayli etkilenerek bir süre yürüyüp kendine gelmeye çalışmış ve sonunda spielberg'e dönerek 'bu filmin, kendisinden çok daha iyi bir besteciyi hakettiğini' söylemiştir .. spielberg'ün yanıtı kısadır : "biliyorum ama hepsi ölü" ..
    - filmin müziğini besteleyen john williams aynı zamanda 'star wars', 'e.t.' 'superman' gibi dönem filmlerinin de müziklerinin yaratıcısıdır ..
    - filmden 'steven spielberg'ün hakkına düşen gelir, telif hakkı, yine spielberg'ün isteği üzerine tamamiyle 'shoah vakfı'na bağışlanmıştır .. steven spielberg, bu filmden kazanılacak paranın 'kan parası' olduğunu ve kabul edemeyeceğini söylemiştir .. shoah vakfı, yahudi soykırımıyla alakalı olarak tüm dünya genelinden toplanmış yazılı, sözlü veya görsel kayıtları saklayan ve arşivleyen bir kurumdur ..
    - schindler'in yahudilerinin isimlerinin yer aldığı gerçek orjinal liste, 1999 yılında, schindler'in hildesheim'daki dairesinin tavan arasında bir çantada bulunmuştur .. oskar schindler, 1974 yılında ölümüne dek o dairede yaşamıştır .. aynı çantada schindler'in yazılı mirası da bulunmuştur ..
    - ralph fiennes , 'amon goeth' rolüne hazırlanırken 13 kg almıştır .. fazla kiloları tamamiyle, içtiği ünlü marka 'guinness' biralar sayesindedir ..
    - spielberg aslında filmin yönetmenliğini 'roman polanski'ye teklif etmiştir ama polanski fazla kişisel bulduğu için teklifi geri çevirmiştir .. polanski 8 yaşına kadar krakow'da yaşamış, yahudilerin tasfiye edildiği gün kaçarak kurtulmuştur .. polanski'nin annesi auschwitz toplama kampında ölmüştür .. spielberg bu gerçeği öğrendikten sonra polanski'den defalarca özür dilemiştir .. roman polanski 2002 yılında, soykırıma kendi bakış açısını yansıtan ve otobiyografik birçok unsur da içeren kendi filmini yönetecektir : piyanist ..
    - filmin sonunda yer alan, gerçek hayat kurbanlarının oskar schindler'in mezarını sırayla ziyaret ettikleri sahne aslında orjinal senaryoda yoktur, filmi çekerken spielberg'ün aklına gelmiştir ..
    - aslında gerçek hayatta, oskar schindler'a listeyi hazırlamada yardım eden itzhak stern değil marcel goldberg'dür .. soykırımdan kurtulmuş çoğu kişinin gözünde goldberg vicdansız ve aşağılık biridir çünkü listeyi hazırlarken kimi isimleri listeden çıkarmış ve kendisine rüşvet verenleri eklemiştir ..
    - spielberg aslında auschwitz kamp alanının içinde çekimleri yapabilmek için izin almıştı ama yine de ölenlerin anısına saygısızlık olacağı düşüncesiyle bunu yapmamış ve kamp alanının hemen dışına kampın birebir kopyası olacak şekilde set kurulmuştur ..
    - filmdeki çıplaklık ve şiddet içeren sahneler filipinlerde sansüre takılmıştır .. spielberg filmin gösteriminde hiçbir sansür ve kesintiyi kabul etmediği için filmini geri çekmek istemiş ama filipinler cumhurbaşkanı fidel ramos devreye girerek sansürün aşılmasını sağlamıştır .. ama aynı durum malezya'da aşılamamış ve film yasaklanarak gösterime sokulmamıştır ..
    - filmden sonra birçok hayranı, film sahnelerindeki kesitleri gösteren resimleri imzalaması için ona yaklaşmış ama spielberg kesin dille hepsini reddetmiş ve bu filmle alakalı hiçbir materyale anı imzası atmayacağını duyurmuştur ..
    - steven spielberg filmin çekimlerinden belli bir zaman sonra, 34 yıl önce bitirmek üzereyken bıraktığı lisans eğitimini tamamlamak amacıyla california eyalet üniversitesi'ne tekrar kaydolmuştur .. bitirme tezi olarak öğrencilerin hazırlayacakları kısa filmler yeterli olacakken üniversitedeki profesörü, schindler's list filmini spielberg'ün sınıfı geçme tez ödevi olarak kabul etmiştir .. tarihte ilk defa en iyi yönetmen dalında oscar ödülü kazanmış bir öğrenci yine tarihte ilk defa en iyi film oscarına layık görülmüş bir filmi bitirme ödevi olarak vererek sınıfını geçmeye hak kazanmıştır ..
    -liam neeson film için seçmelere katılmış ama kesinlikle kabul edilmeyeceğinden emin olduğu için bir broadway klasiğinin yeniden gösterimi olan 'anna christie'deki rolü kabul ederek tiyatroya dönmüştür .. bir akşam, oyunun gösterimi sona erdiğinde neeson'ın, kulisteki odasında kıyafetlerini değiştirmek üzereyken, kapısı çalınır ve steven spielberg, spielberg'ün eşi kate capshaw ve capshaw'un annesinin kendisini görmek istedikleri söylenir .. spielberg, karısı ve kayınvalidesini liam neeson'la tanıştırırken neeson yaşlı kadına öyle hararetle sarılır ki kate capshaw da köşeye sıkışır kalır daracık odada .. capshaw, sonrasında kocası spielberg'e, 'tam oskar schindler'lik bir sarılmaydı' diye yorum yapar .. neeson, bu karşılaşmadan tam bir hafta sonra spielberg'den telefon alır .. role kabul edilmiştir ..
    - yahudi adet ve inanışına göre birinin mezarı ziyaret edildiğinde, saygı amaçlı olarak mezara küçük bir taş bırakılır ..
    - sinema tarihinde çekilmiş en yüksek bütçeli siyah beyaz filmdir .. önceki rekor 1962 yılı yapımı ve yine ikinci dünya savaşını konu alan 'en uzun gün' filmine aittir ..
    - çekimler sırasında, karanlık atmosfer ve dokunaklı senaryo sebebiyle herkesin morali çok bozuktur .. steven spielberg, kafasını dağıtmak için çekimler boyunca her akşam 'seinfeld' izlemiştir ..
    - schindler, kampı gezerken mahkum üniformalı bir çocuğun önünden geçer .. çocuğun elleri başındadır ve üstünde şöyle bir yazı vardır : 'jestem zlodziejem ziemniaków' .. lehçe 'ben bir patates hırsızıyım' demektir ..
    - filmin yaklaşık yüzde kırklık bölümü el kamerasıyla çekilmiştir ..
    - filmin sonuna doğru, özgürlüklerine kavuşmuş şekilde bir tarladan geçen yüzlerce yahudiyi canlandıranlardan biri aslında cameo yapmaktadır : steven spielberg ..
    - krakow'daki yahudi gettosundan yahudilerin tasfiye edilmesi sahnesi aslında senaryoda yalnızca bir sayfadır .. ama spielberg senaryoya bağlı kalmaz ve o zaman hayatta olan soykırım mağdurlarının canlı tanıklıklarından faydalanarak o bir sayfayı yirmi sayfa haline getirir ve sahne filmde yirmi dakika sürer ..

    t : bir film değildir .. tüm insanlık tarihi düşünüldüğünde, insanın insana neler yaptığı ve neler yapmaya kadir olduğu ile ilgili kısa sayılabilecek bir kesiti, en siyah beyaz ama bir o kadar da canlı resmeden bir nottur .. tarihe düşülmüş bir not ..

    debe editi : bazı arkadaşlara dert olmuş kaynak göstermemiş olmam, mesajlarıyla iğnelemekteler .. kendilerine yardımcı olayım ki rahat bir gün geçirsinler : yukarıdaki içerik, film ile ilgili orjinal detay veren sitelerdeki bilgilerin, karşılıklı teyid edilmesi suretiyle, yine tamamiyle tarafımca ve birebir türkçe'ye çevrilmesinden ibarettir (imbd, schindler's list movie facebook sayfası, oskarschindler.com, themagger.com) ..
  • kirmizi paltolu kiza tapmistim
    filmdeki tek renk
    kan rengi
  • aklimda kalan sahne. onlarca yahudinin cirlciplak soyulup yikanmalari icin iceri tikildiklari koskoca bir kazan. o sahnedeki insanlarin ise yanacaklarini dusunerek yasadiklari korkunun uzerine ellerine sabun tutusturulup duslarin acilmasi uzerine rahatlamalarini ve ağlamaları unutulmaz. `gerginligin son raddesi`.
  • bu film çok güzel çok büyük bir tablo.kimileri bu tabloda gizliden yapılmış yahudi propagandasını görüyor, kimisi savaş ortasında bir ticaret görüyor, kimiyse amerikan sinema sektörünün duygu sömürüsüyle para kazanmasını görüyor.

    ben bu tabloda insanın insana zulmetmesini gördüm. zaman değişir, isimler değişir, roller değişir, ama zulüm değişmez. bu zulme kayıtsız kalmak da en az ona katılmak kadar suçtur. ben bu tabloda propaganda görmedim, çünkü kanım öylesinde donmuştu ki, siyasi boyutu çok komik kalıyordu. savaşlar insan doğasının bir gerçeği, tarih boyunca savaşlar oldu ve olmaya da devam edecek. ama ne olursa olsun, insanın asla yapmaması gereken şeyler var, öyle şeyler ki gözlerinde insanlık ve hayvanlık dışı başka bir şey görebileceğiniz hareketler var. hayat zor, hayat adaletsiz, ama herkes kendinden sorumlu, bir şekilde yaşamaya çalışıyor, yeri geliyor savaşlar çıkıyor, bazen yaşamak için öldürüyor insanoğlu, bazen politika için öldürüyor. bu bir gerçek, olmasını istemesek de. filmde bir askerin askeri öldürmesi yoktu hiç, ölenler kadınlar, çocuklar, yaşlılar... ben ne yahudi gördüm, ne de alman gördüm bu tabloda, sadece acı çeken insanlarla, hissizleşmiş hatta adeta zombileşmiş acıtan insanlar gördüm. 3-5 deli yüzünden insanlıktan çıkanları gördüm.

    bu tablo kimlikleri değil, zulmedenleri eleştiriyor, buna karşı durmak için en ufak bir çaba gösterenleri anlatıyor. bu tablo "ben ne yapabilirim?" sorusunu kendinize sormanızı söylüyor.

    ben bu tabloya baktığım zaman ırkı, dini, dili ne olursa olsun; hangi çağda olunursa olsun zalimliğin tiksinçliğini ve aciziğini görüyorum. benim baktığım bu tabloda almanlar ve yahudiler yok; israil'in filistin'e yaptığı, amerikalıların kızılderililere yaptığı, sırpların boşnaklara yaptığı, ıraklısı türkü afganı vietnamlısı kürdü ingilizi ermenisi hintlisi yunanlısı değil, insanın insana yaptığı eziyet var. her insan kendinden sorumludur, her tek bir insan. senin milli politikan bilmemne, elinde de güç var diye, herşey yapılamaz, yaptığın takdirde suç ırkının değil senindir diyor tabloda. bu tabloda aynı ırktan iki insandan birinin insanlık suçu işlerken, diğerinin varıyla yoğuyla bu suça mücadelesini anlatılıyor.

    son olarak, bence çok alakalı :

    her kim ki bir zalimse, eski bir mazlumdur eline yetki verilmiş; her kim ki bir mazlumsa, eski bir zalimdir yetkileri alınmış.
  • üzerinde gereğinden fazla "sömürü" tartışması yapılan film.
    yönetmen mükemmel. görüntüler, çekimler iyi. anlatım kusursuz. adam üç buçuk saatlik siyah beyaz film çekmiş. araya tek bir tane kırmızı ceketli küçük kız koymuş, ağlatıyo mu herkesi; evet. yahudilerin hali, ss subaylarının acımasızlığı, her an her yerde kafalarından vurulan insanlar, lağım çukurunda bile yahudi kovalayan subaylar, olmadık yerde saklanmış olarak bulunan çocuklar doğru mu; doğru. nedir problem? anlatılanın yahudi soykırımı olması. çünkü yahudi soykırımı kesinlikle tutan bir malzemedir. boktan bir film de olsa bu konu kullanılıyorsa, bir iki duygu sömürüsü yapılır, zaten bu konuda hassas olan millet de ağlar. böylece bu iyi bir film olur.
    hayır ben schindlers list'te ağlamadım, ve evet bu konuda yapılmış kaç film daha izledik. hayır abd/israil yanlısı değilim, ortadoğu'da olanları da desteklemiyorum. "yahudilere soykırım yapıldı niye kabul etmiyorsunuz?" gibi bir derdim de yok. sadece gerçekten iyi bir yönetmenin çektiği iyi bir filmden bahsediyoruz. ortada yapılmış bir sanat var ve politikadan bağımsız olarak yaklaşmanın gerekli olduğunu düşünmekteyim.
  • masum yahudi, sadist nazi gözlükleri çıkarılıp, "insan denen varlık demek bu hallere düşebiliyor" gözlükleri ile seyredilmesi gereken bir film. sözkonusu olan yahudi - nazi değildir. sakın ola ki, "yaa bak geçmişte ne kadar acımazmış insanlar" türünden abuk düşüncelere de saplanılmamalıdır. ne karanlık geçmiş vardır, ne aydınlık gelecek. bu filmden bu mesaj çıkmaktadır. oradaki dehşetin çok daha katmerlisinin bir daha yaşanıp, yaşanmayacağı yine insanlığın elindedir. spielberg* böyle düşündü mü bilinemez. bir sanat eseridir, mesajları kişiden kişiye değişebilir.
  • schindler'ın final sahnesindeki efsane tiradının ibrahim tatlıses'in neden benim oğlumun flütü yok ulan tiradına aşırı benzediği film.

    schindler aniden çıldırıp "kaç para ulan bi yahudi" dese şaşırmazdım.
  • spielberg'in ucret almadan cektigi filmdir, "kan parasi almam" diye tribini atmistir.

    gercekte thomas keneally'nin schindler's ark adli kitabindan uyarlanmistir ki bu kitabin temelleri 1980'de bir tesaduf sonucu atilmistir; keneally beverly hills'de hosuna giden bir bavulu kredi karti ile almak ister, kartin transaksiyonunu beklerken dukkan sahibi yahudi dukkanina ugrayan her produktor ve yazara anlattigi hikayeyi, yani hayatini borclu oldugu oskar schindler'in hikayesini ona da anlatir.. keneally'de hikayeye ilgi duyunca iki yil sonra ortaya soz konusu kitabi cikar, lakin bu kitap yine de kurgu kategorisine girmistir..

    dogal olarak hadise buyuk ilgi gormus, kitabin senaryosunu yonetmeye once billy wilder yeltenmistir fakat emekliye ayrilmak istediginden koltuktan cekilmistir.. bundan sonra spielberg paso yonetmenlikten kaytarmaya calismis, martin scorsese'den "ben yahudi degilim yapamam edemem" seklindefalso yeyip roman polanski'den (ki kendisi bizzat filmde gorulen bazi olaylari yasamistir) "ben hala uzerimden atamadim o gunleri" tepkisi alinca en sonunda wilder spielberg'e "ulan angut sen yonetsene" der. buradan az biraz "hadi adam yine propaganda yapicam asicam kesicem diye isterik degilmis" sonucu cikarilabilir. yine de su da dogrudur ki spielberg bu filme jurassic park'i bitirmeden baslamis, jp'nin cilasini george lucas'a attirmistir..

    bunun disinda oyunculari ile fazlasi ile one cikar; tum o unlulerden once yan rollerdekilerin performanslari gercekten muhtesemdir, ki zira filmin bir cok kisiye koyan tarafi bu toplu sahnelerdeki dramadir. harrison ford schindler rolunu "benim adimin filmi golgelemesini istemem" diye reddetmistir. keza bundan etkilenen spielberg kevin costner ve mel gibson'un "haci olay varmis akalim hemen" onerilerini geri cevirmistir. tim roth'un elinden alman general amon goeth rolunu kapan ralph fiennes'in rolune ne kadar cok uydugunu soyle orneklenebilir; sete ziyarette kendisini goren gercek kurtulanlardan mila pfefferberg korkudan titremeye baslamistir, ki shoah foundation yararina yapilan kayitlarda goeth'in psikopatliklari anlatilir..

    siyah beyaz cekimi, hikayesi, oyunculugu, muzikleri, muzikleri (hem itzhak perlman hem john williams diye cift dikis geciyorum), her seyi ile toplamda muhtesem bir filmdir. keza insanlarin donup "oyle olmadi boyle oldu bunu dediler" diye saldirmasi da hic bir sey ifade etmez.. ornegin poldek pfefferberg'in (askerler tarafindan yakalaninca bavul dizmeye baslayan yahudi subay) ekstra materyalde anlattigi ghetto'daki kacisi ile filmde gordugumuz sahne farklidir.. ama sirf bu yuzden, sirf birebir ayni degil diye boyle etkileyici bir film asagilanacaksa cok yazik.. ki bu o donemde yahudilerin olaganustu durumlarda yasadigi gercegini de degistirmiyor; bugun bizi "dvda" sikseler basimiza boyle bisey gelecegine inanmayiz, gelmez de zaten.. donup de filmdeki gerceklik hatalarini kanit gosterek "yalan bunlar" iddialari surmek hem olen, hem de olumleri onlemeye calisan (bkz: #3784230) o kadar insana ayiptir..

    en notr bakis acisi ile "tarihi kazananlar yazar"in en muhtesem orneklerinden biridir schindler's list, her ne kadar kazanan en cok can kaybini vermis olsa da.. film isteyenler icin olabileceginin en iyisi oldugu gibi "aha bak propaganda propaganda ha ha ha!" diye parmak gosterecek yer arayanlara da kapi gibi bir monolittir yerini degistirmeden.

    buradan ders cikarmak lazim.. boyle oturup "bunlar hikaye" demekle olmayacak.. the da vinci code'da okuduklari ile ateist olan boyle bir yapimda dogru/yanlis aramaz. yarin oburgun bu ayni yontem gider bizi kicimizdan isirir.. ama naziler coktan gitti, kaybedecekleri kalmadi, biz burada kor kursuna gideriz bir film yuzunden (neden bahsedildigi anlasilmistir umarim).. bu baglamda biz turklere de onemli bir ders olmaktadir gelecekte olabileceklere dair. akilli olmak lazimdir, ve bu da akilli bir filmdir..
  • yahudilerin bu kadar acı çektikten sonra nasıl oluyor da aynı acıları başkalarına çektirmelerine gönülleri razı oluyor diye düşünmeme sebep olan film.
    acı çekmiş insanların, çektirmekten ürkmesi gerekirmiş gibi geliyor ama yanılıyorum sanırım..