şükela:  tümü | bugün
  • kubrick'in barry lyndon'ında önemli yer iştigal eden parça.
    ayrıca (bkz: sarabande)
  • franz schubert'in bir eseri. kubrick'in barry lyndon'ının büyüleyici unsurlarından biridir aynı zamanda. filmde eserin ikinci bölümü (andante con moto) kullanılmıştı ve kemanda "ralph holmes", çelloda "moray welsh", piyanoda "anthony goldstone" çok iyi bir iş çıkarmışlardı. eserin tamamı dinlenildiğinde ise yalnızca 31 yıl yaşamış olan bestecinin ne mucizeleri de beraberinde götürdüğünü düşünmemek elde değildir.
  • redmond barry'nin hikayesinin anlatıcı tarafından anlatıdığı bölümlerde özellikle kullanılan; hayal kırıklığı, öfke ve hüznü (tıpkı onun öyküsünde olduğu gibi) kusursuz anlatan bir schubert bestesi. bu kadar yalın kalıp, bu kadar güçlü bir etki elde etmek bu besteyi müstesna bir yere koymaktadır.
  • minimal düzenlemesine ve armonisine rağmen bir insanın hayatının soundtrack'i olabilcek kuvvette müthiş bir tema.
  • insani derbeder eden, sokaklara dusurup; kopru altlarinda, bankamatiklerde yasamaya iten inanilmaz schubert bestesi
  • michael haneke nin la pianiste filminde de kullanılmıştır.
  • genç bir adamın,
    geleceğin ne kadar güzel olduğunu hayal etmesi,
    ve bizim de;
    geleceğin, dünden daha kötü olduğunu öğrenmemizdir.

    genç bir adamın,
    çok güzel bir kadına aşık olması,
    o güzel kadının,
    genç adamı çok, ama çok sevmesidir.

    genç bir adamın,
    hayatın ne kadar zalim ve kalleş olduğunu,
    yaşayarak öğrenmesi,
    schubert eşliğinde, bize de öğretmesidir.

    (bkz: barry lyndon)
  • the hunger'daki versiyonu şaharikulade olan eserdir efenim bu, ötesi yoktur: http://www.youtube.com/watch?v=dzehhfgi2mq
  • franz schubert'in 1827 yılında tamamladığı, belki de en sevdiğim eseri; art arda dinlemekten bıkmadığım.

    [http://www.youtube.com/watch?v=e52imae-3as http://www.youtube.com/watch?v=e52imae-3as]

    [http://www.youtube.com/watch?v=xczdmh8elfs http://www.youtube.com/watch?v=xczdmh8elfs]

    önce ağır ağır çekiliyorum hüznün içine ve devam ediyor o hüzün. bir çıkış kapısı arar gibi bekliyorum eserin içinde. hayallere dalıp orada yaşamak istiyormuşum gibi gelişiyor her şey. sonra sanki bir umut beliriveriyor içimde. yine sonra o umut da tuzla buz oluyor. bir anda o hüznün gerçekliğinde buluyorum kendimi. eser devam ederken kendimi öfkenin içinde buluveriyorum bu kez. evet şimdi burada bu var diyor. hemen ardından sanki aydınlanıyor her yer derken birdenbire tekrar alaşağı oluyorum. karmaşık duyguların içindeki mutsuzluğumla başbaşa bırakıveriyor beni. yalandan bir mutluluk veriyormuş da sanki, o umut ve mutluluk dolu birkaç saniyelik melodiler bütününden sonra dibe batırıveriyor insanı. gidecek hiçbir yer yok. çıkış yok. işte öylece kalakalıyorsun.

    uçuşan o kelebekler yalan. gözlerin kapalı, sonuna geldiğinde mutsuzluğunla kalıyorsun. dinlerken kimi yerlerinde ağzına bir parmak bal çalıp, tekrar uçuruma sürüklüyor insanı. neye karşı bir kavga sürdürüyorsan, o kavgayı da onun içinde bulabilirsin. dinle...