şükela:  tümü | bugün
  • kimse yazmamış o halde ben yazayım. karşıyaka'nın g-league'den transfer ettiği shooting guard. bu sene başında üç sayı yarışmasını kazanmıştır, muhtemelen jon diebler'dan sonraki ikinci keskin nişancısı olacaktır karşıyaka'nın.
  • pınar karşıyaka'nın yeni sezon transferi; şahsi kanaatimce çok net ligin en iyi şutörü, dünyanın sayılı üçlükçülerinden.

    warriors formasıyla üç sayı kralı olduğu nba geliştirme ligi'nde sezon içerisinde bir maçta soktuğu 10 üçlük ya da ispanya ligi'nde bir maçta soktuğu 8 üçlük ile kendisini heyecanla bekleyen karşıyaka taraftarına oynadığı ilk resmi maçın ilk çeyreğinde soktuğu 5 üçlükle selam çaktı. o gün bugündür de 4 maçta 14/25 üçlük ile sisteme misteme alışmak yok bam bam bam diyerek gayet iyi bir başlangıç yaptı.

    north carolina state mezunudur, kolejde junior senior sezonu dememiş her sezon ligin üç sayı ve serbest atış yüzdesi lideri olmuştur.
    nba'de istediği uzun süreli kontratları yakalayamayınca murcia ile ispanya'da üç yıl avrupa tecrübesi edinirken 20 dakika 10 sayı %40 üçlük yüzdesi civarı istatistikler yapmıştır.
    geçtiğimiz sezon warriors forması ile nba geliştirme ligi'nde 50 maçta 14 sayı 4 ribaund yapmış, %43 üç sayı yüzdesi ile ligin lideri olmuştur.

    maç maç yıldızlaşabilmekle beraber takımın kilit yıldız oyuncusu olmaktan ziyade bench'ten gelerek üç sayı tehtidi oluşturarak takım arkadaşlarına alan yaratma, top eline geldiğinde yüksek yüzdeyle cezayı kesme, alev aldığı anlarda rakibi hayata küstürme gibi rolleri vardır.
    şut dışında oyunun geri kalanında özellikleri kısıtlıdır. topu eline alır almaz yüzdeli bir şekilde potaya sallama dışında pek belirgin bir özelliği yoktur. ayakları ağırdır, savunması takım için ciddi handikaptır ama gayretlidir yine de. havuza düşen topların ribaundlarında konsantredir. saha görüşü de iyidir az biraz, arada asist yapar.

    örneğin benzer role sahip eski karşıyakalı şampiyonluğun kilit oyuncularından jon diebler ile şut konusunda kıyaslayacak olursak kendisini, canımız ciğerimiz büyük üçlükçü jon'a dahi alper saruhan muamelesi çekebilecek kadar hunhar bir kardeşimizdir yayın gerisinden.
    jon gibi muadillerinin topu alıp ayaklarını kurması olsun topu belli bir açıyla yere vurması olsun, bu tip vakit kaybı nazlı ritüellerinin aksine; hareketli hareketsiz, yaldır yaldır gelirken, pas ya da topsuz dribbling üzerinden, tepeden dipten çaprazdan, uzaktan yakından affetmez.
    kendisinin şut konusundaki handikapı da illa potayı görmek istemesi ve sıkı savunulduğunda potayı görememesidir diyebiliriz. kendi şutunu pek yaratamaz, kendisine pozisyon hazırlanmasını bekler.
    nedense hep diebler üzerinden örnek verir olduk ama kendisini savunmada jon'un yaptığının yarısı kadar geliştirirse çok ciddi bir seviye atlayabilir. bekleyip görülmesi gereken bir gelişimdir.