şükela:  tümü | bugün
  • şişli camiinin karşısında , sadece birebir özel ders sistemiyle ders veren ve çeşitli seviyelerde ingilizce öğreten kurum. özellikle , şık bir dersane ortamında , ancak öğretmenlerle birebir ders verildiği için , ayrıca da bu ders fiyatları normaldeki özel ders fiyatlarının yaklaşık 3 de 1 i oranında olduğu için (zannedersem sürümden kazanma mantığı var) kanımca istanbuldaki en güzel ingilizce kursu.

    (edit : bir de web sayfaları varmış http://www.sdmenglish.com/ diye. kendimi resmen dersanenin reklam sorumlusu gibi hissediyorum*o da ayrı bir konu)
  • buraya gidip para vermek yerine www.ego2u.com www.englishpage.com sayfalarını açın, gezinin..en azından bir faydası olacağına eminim..zira yaptıkları farklı değil.. bir de kesinlikle senet imzalamadan önce hocanızı görün, ders yapın..asla kesin kararınızı vermeden sözlere kanıp senet imzalamayın..kurumsal bir yeriz felan diyorlar ama yaptıkları bence kapınıza gelip annenize bir anda laf kalabalıklığı ile tencere tava satıp, sonra ama imzaladığınız bu senet var elimizde sözünden başka bişi bilmeyen müesseselerden farklı bişi değil..

    ben ilk ısrarlara kandım bir sürü senet imzaladım..4 saat ders aldım ve anlattıklarından farklı ve uyduruk olduğunu gördüm..işim nedeni ile gitmem çok zorlaşmıştı ve o hizmeti almak için kendimi kasmak yazık olacaktı..bu hizmeti istemiyorum, işim değişti, şartlar değişti, gıcık oldum tavrınıza..ne dedi isem para isterizden farklı bişi diyemediler..gün itibarı ile saati 700 milyona ders almış biri olarak, haklarında hayırlısı olsun diyorum..o parayı öderim, biraz uğraştıra uğraştıra ama adalet bi şekilde yerini bulur buna inanırım..
  • bildiğiniz kandırmaca..hizmetin niteliğini her isteyenle istediği yerde tartışırım..kendileri de dahil..ölseniz bile amaçları sizden sadece para koparmak..sadece..
  • sinoloji bölümü mezunundan kurumsal!!, milli eğitim bakanlığı onaylı ve bol laf salatası ile sözleşme imzalatmalı ingilizce kursu..anlaşılmaz, kabul edilemez bir kandırmaca..hocanın nerede ingilizce öğrendiğini bile bilmiyorum hala..öğretmenlikle ve eğitimle ilgili bir şey bilmediğini anlayacak kadar öğrencilik yaptım neyse ki..ve hala ödediğim milyarlarca lira için mahkemelerde sürünüyorum..hakim aylardır bu adamın neden ders verdiğini anlamaya çalışıyor..sinoloji mezunları çince öğretmenliği bile yapamıyormuş..

    ben neden gidip özel ders almadım..kurumsallık, ciddiyet aradım..neyi bulduğumu ise yukarıda zaten anlattım..

    bari çince öğretseydin di mi ya..
  • 2 yıl süren mahkeme aşamasından sonra eğitim veremedikleri artık türk kanunları ve milli eğitimi tarafından da belirlenmiş kurum..uygun bir vakitte ayrıntılı bilgileri yazacağım..
    milli eğitime de aferim diyorum..13 derslikli özel dershane binasında iki teyzenin diploması ile eğitim?? verdiklerini sanan bu kurumu ben ihbar edene kadar farketmedikleri için..ne yabancı hoca var kayıtlı ne de bildik bi hoca..bu kadarı da olur mu dedirtecek cinsten..olurmuş..
  • buradaki yorumları görmüştüm ancak eşim randevu almış bulunduğu için ve ön yargılı olmamak gerektiğini düşündüğüm için görüşmeye gittim.

    düzgün döşenmiş bir ofis olarak görünüyor ilk girişinizde. aslında salt bu mekanın sağladığı imkanlara bırakılsa belki ikna olmanız mümkün olabilir. ancak görüşmeye gelen kişinin hali tavrı, üslubu sizi dikkatli olmaya çağırıyor. sitelerde orta-alt seviye mobilya pazarlayan işi gereği bir miktar arsızlaşmış bir tezgahtar ile karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz ilk 5 dakika içerisinde. önündeki kenarından zımbalanmış müsvette kağıtlara çizerek anlatacağını söylüyor bu kimse. karalamalar ile kağıtlar doldukça çekip koparıyor kağıtları, bir süre sonra soyut dışavurumcu ressamların eserleri gibi her şey birbirine giriyor, masmavi yuvarlaklar kalınlaştıkça kalınlaşıyor, çizgiler başı boş gezinmeye başlıyor.

    "teknik" bulduğu, öyle olduğunu sandığı bir takım kavramları var satış kişisinin. mesela ders almak değil tüketmek diyor. bire bir verilen dersin grup eğitiminin 3 ila 4 katı etkili olacağını sürekli tekrarladığı konuşmasında kurlardan, kitaplardan hocalardan hiç bahsetmiyor, ders saatinin kaç tl olduğu üzerinden sanki dökme bakliyat satıyor gibi konuşmaya devam ediyor. hocaların değişebileceğini bunun gerekli olduğunu söylüyor, hocaların bazılarının pedagojik formasyonu olduğunu dolayısı ile çocuklara da ders verebileceklerini belirtiyor. bu andan itibaren pedagojik formasyonun ne olduğunu bilmeyen öğrenme ihtiyacı duymamış bir kişinin satışını yaptığı bir hizmet (?) ve belki bir kaç tanesi öğretmen olan kimseler ile karşı karşıya olduğunuzu anlıyorsunuz. diğerleri kimlerdir sır verilmiyor. yabancı hoca ile başlamanın doğru olmadığını türk bir hoca ile başlanacağını bizim durumumuza göre bunun değişeceğini, yabancıya geçerken türk-yabancı birlikte bir süre geçirileceğini vs belirtiyor. hangi kitapları kullanıyorsunuz sorusuna "materyaller" sihirli sözcüğü ile başladığı bir terennüm ile cevap veriyor bir yayınevi, marka vs. asla dillendirmiyor. konuşmanın ortalarında para mevzu bahsi geliştiğinde ve neden hemen ödüyoruz gibilerden sorduğumuzda tüm eğitim kurumları gibi denetlendiklerini söylüyor, elinize verilmiş olan kartvizitin arkasını çeviriyorsunuz, bulunduğunuz yerin bir ltd.şti. olduğunu görüyorsunuz. hocaları bir görüp tanışmak istediğinizi belirtiyorsunuz, hangi saatler geleceğiniz belli olmadığı için hocanızın kim olacağının belli olmayacağını duyuyorsunuz. yıldığımız, saygı icabı dinlemeye devam ettiğimiz henüz anlaşılmış olduğu için dinlendirme babında sınıfları gezelim deniliyor, sınıf diye açılan kapıların arkasında normal bir insanın sabah 8 akşam 5 çalışmasının mümkün olmayacağı darlıkta, ofis masası, masa üstü bilgisayar ve iki sandalyenin ancak sığdığı hücrelerle karşılaşıyorsunuz. mekan boyutları konusunda herhalde duyulmuş olan şikayetlerin deneyiminden hareketle milli eğitim bakanlığının belirlediği boyutlara sahip olduklarını söylemek gereği duyuyor, artık geçmişte kalmasını dilediğimiz bu garip vakit kaybı deneyimi daha da korkunçlaştırmamak için yahu ne eğitimi ne millisi şirket burası demiyoruz. asansörün önünde bekleşirken olumsuz bir fikrimiz var ise bunun konuşulabileceğini giderek "abi" li "halloluncaktır" lı bir dille anlatmaya devam ediyor satış kimsesi.

    özet geçeyim: bir mekan bulunmuş, iyi kötü dekore edilmiş. yurtdışından çeşitli vesileler ile burada olan yabancı kişilere kısa süreler ile ders verdirtiliyor kanımca (bu kişilerin değişebileceği bunun bir "sistem" olduğu savunusu ile defalarca söyleniyor çünkü) buna ek olarak bu işe gönül indirebilecek belki bir çoğu formasyonsuz (çünkü bir eğitim kurumunda değilsiniz) türk kimseler derslere sokuluyor. bu dekora dil öğretiminde acelesi olan, grup eğitiminde başarılı olamadığını bire bir dersin daha iyi olacağını (dev türkiye eğitim miti) mazeret edinmiş çoğu başlangıç düzeylerindeki kişiler düşürülüyor ve satış kişisinin başı sonu belirsiz belagatinde olduğu gibi nereye gittiği belli olmayan bir "eğitim" sunuluyor.

    bonus: eğer eğlenmek istiyorsanız gidin bir gezin. kayıt olacakmış gibi davranın, hiç dil bilmediğinizi söyleyin, hemen öğrenirseniz çok iyi olacağını özellikle belirtin, hatta bir iki ayda konuşmak istediğinizi ekleyin, bakın nasıl bir performans izleyeceksiniz. "kakışlama" denilen sanatın en kaba saba örneğinin nasıl sökün ettiğine gözleriniz ile şahit olacaksınız.