şükela:  tümü | bugün
  • besiktas'a transferi ayni anda gerceklesmis 3 adet futbolcudan bir tanesi, nar tanesi, siir kitabindan seckin gul tanesi. sead istanbulspor'dan gelirken diger 2 transfer murat alacayir ve bayram bektas altay'dan tutmustu bizim takimin yolunu.

    deprem nedeniyle baslayan ama uzun bir ara verilen 99-2000 yilinda cok kotu gidise dur demek icin geldiler besiktas'a. sezona baslayan karl heinz feldkamp 'hans benim kalbim tuttu su direksiyonu bi tut hele' diyerek gorevi hans peter briegel'e biraktiktan hemen sonra yani.

    murat alacayir anadolu yildizi sag kanadi ucuracak diye geldi. ertesi sezon ucup gitti. bayram bektas fransizca bildigi icin pascal nouma kontenjanindan biraz daha fazla takildi fulya'da. ama bu sead abi sampiyonlar liginde milan macinda sakatlanip futbolu bitirene kadar hep banko oynadi.

    kotu baslayan sezon ahmet dursun'un efsanevi, hayvanvari performansiyla ve nihat'in sagdan yardirmalariyla, ayhan'in besiktas'a katki verdigi tek sezon olmasiyla, marcus munch ve olivier schafer'li alman sarisinligiyla, ertugrul ve sifo'nun ikinci baharlariyla 8 puanlik farki kapatip, 12 maclik galibiyet serisiyle galatasaray'i yakalayip gecmesiyle efsanevi bir son bulacakti ki basligin sahibi arkadasin geri pasinda fevzicigim topu iceri alinca bu abi hafizalara o golle kazindi.

    ertesi sezon 2 eleme oynayip milan, leeds, barcelona'li gruba dusunce (dusman basina) takim yarragi yedi. sead abi de bir milan macinda bacagini eline aldi. o bacak artik futbol oynayamacagini anlayinca kemiklerinden siir kalemi yapti, siir kitabi cikardi. imzalayip nevio scala'ya hediye etti.

    uzun saclarindan kendisi degil fevzi tuncay sucluydu. hatirlatmak istedim.
  • sead enteresan bir adamdı. türkiye'ye ilk geldiği zaman galatasaray hemen kaptı ve seni deniyoruz ayağına florya metin oktay tesislerinin bekçi kulübesine oturttu. böylece galatasaray bir süre kapı görevlisine ücret ödemedi.

    gel zaman git zaman halilagic bekçi kulübesinde yazdığı şiirleri bir kitap altında topladı. şiirler bitince aldı çantasını ve çıktı gitti kulüpten. bu sefer istanbulspor'da adnan sezgin hemen kaptı ve elinden tutup '' bize şiir yazacak bir adam lazım '' diyerek takıma kattı sead'ı. sead gerek efendiliği gerekse şair yönü ile kısa sürede kendisini kabul ettirdi ve beşiktaş'a transfer oldu. beşiktaş'ta ağır bir sakatlık geçirdi. alacaklarıma karşı bonservisimi verin ben ressam olmak istiyorum dedi. bonservisi kaptığı gibi hemen adanaspor'a gitti ve orada da iyi maçlar oynadı. efendi birisiydi.. sevdik saydık kendisini.

    ayrıca kendisinin 14 nisan 2000 besiktas galatasaray maci'nda o geri pasını vererek galatasaray'ım şampiyonluğuna büyük katkısı olmuştur .
  • gsde denendigi dönemde gece bekçiligi yapan, kizilderili esyalari satan dükkani olan, motorsikletli ve karakter sahibi bir futbolcu.
  • web sitesinde kullanicilari besmele ile karsilayan eski futbolcu.

    not: evet, siteye her gireni o bizzat karsiliyor.
  • turkce yazdigi siirlerden olusan bir siir kitabi vardir.
  • bir dönem istanbulspor'da forma giymiş, sonrasında beşiktaş'a transfer olmuş; ancak geçirdiği sakatlık nedeniyle futbol yaşamı sona ermiş kişi.
    uzun saçları ve entellektüel kişiliğiyle dikkat çekmişti. kızılderililere meraklıymış vs...
  • jübile sonrası istanbulda bir sanat galerisi açmıştı. sonra görüşemedik. çünkü televole yapış yapış magazin programına dönüştü.
  • 14 nisan 2000 beşiktaş galatasaray maçı'nda fevzi tuncay'ın çok ters bir hareket yapmasına sonrasında ise çıkardığı şiir kitabıyla türk futbolcusunun az da olsa kitapla tanışmasına vesile oldu. kültür hayatımız açısından önemli olan bu adem saç bandını ülkemize getirenlerin başını çekmektedir.
  • öküz dergisi'nde süreyyya evren'le yaptığı bir söyleşi vardır. gerçekten entelektüel bir insandır. daha doğrusu insanmış; okuyunca öğrendim. okulda verilen kitaplardan sadece ikisini okuduğunu söylüyor, bunlar camus'nün yabancı'sı ve beckett'in godot'yu beklerken'i. bunları seçmesinin sebebi ise bu iki kitabın diğer kitaplar arasında en ince olanlar olmasıymış. bir de şiirini yazayım şuraya:

    çocukluk günlerimi hatırlıyorum
    kahraman olmayı hayal ederdim
    hatırlıyorum tozu
    çamuru
    sokak kabadayılarını
    ve kaybedilmiş misketler için
    gözyaşlarımı

    komşu avluyu hatırlıyorum
    oradaki kiraz ağacını
    sokak ışıklarını geceleyin
    ve kavşağımızı

    düşler için ölmeli
    bunu şimdi anladım.
  • gökçeada'ya yerleşmiş, garip.