şükela:  tümü | bugün
  • irlandalı şair. sağlam bir akademik kariyeri vardır, 12 yaşında irlandalı bir çiftçi ailesinin en büyük çocuğu iken kazandığı burs onu en sonunda profosörlüğe, berkeley, harvard ve oxford'da edebiyat ve şiir öğretmenliği yapmaya kadar götürmüştür. köklerinden ve doğduğu topraklardan kopmayan heaney, genelde kendi isteği ya da zorunluluktan sürgünde olan her edebiyatçı gibi doğduğu topraklar ve kültürle ilgili eserler vermiş, en çok eski ve yeni irlanda'yı kendisi gibi bir elitin gözünden anlatan şiirleriyle tanınmıştır. son olarak beowulf'u eski ingilizceden çevirmiş, edebiyat dünyasında olay yaratmıştır.

    aşağıdaki şiiri "punishment" şairin ünlü bog şiirlerinden biri. avrupa bataklıklarından yıllarca hava almadan çamurun dibinde yattıkları için fazla bozulmayan bir takım cesetler çıkmaktadır. bu cesetler ya kaza eseri bataklığa gömülmüş, ya ceza olarak bataklığın dibine atılmış, ya da bir takım pagan tanrılara kurban edilimişlerdir. "punishment" da almanya bogland'inde bulunan "windeby girl" olarak bilinen genç bir kadın cesedini gören heaney'in bu mumyayı gördükten sonra yazdığı ilginç ve güzel bir şiirdir. kızın evlilik dışı ilişkide bulunduğu için ceza olarak asıldıktan sonra bataklığa gömüldüğü düşünmektedir, healy şiirin en sonunda bu cezayı, irlanda bağımsızlık savaşı sırasında ingiliz askerlerle ilşkiye giren kızlara verilen ceza ile karşılaştırmaktadır. (bir nevi) isteyenler bu mumyanın resmini http://www.mummytombs.com/…ator/bog/bog.windeby.htm
    adresinden görebilirler.

    i can feel the tug
    of the halter at the neape
    of her neck, the wind
    on her naked front.

    it blows her nipples
    to amber beads,
    it shakes the frail rigging
    of her ribs.

    i can see her drowned
    body in the bog,
    the weighing stone,
    the floating rods and boughs.

    under which at first
    she was a barked sapling
    that is dug up
    oak-bone, brain-firkin:

    her shaved head
    like a stubble of black corn,
    her blindfold a soiled bandage,
    her noose a ring

    to store
    the memories of love.
    little adulteress,
    before they punished you

    you were flaxen-haired,
    undernourished, and your
    tar-black face was beautiful.
    my poor scapegoat,

    i almost love you
    but would have cast, i know,
    the stones of silence.
    i am the artful voyeur

    of your brain's exposed
    and darkening combs,
    your muscles' webbing
    and all your numbered bones:

    i who have stood dumb
    when your betraying sisters,
    cauled in tar,
    wept by the railings,

    who would connive
    in civilised outrage
    yet understand the exact
    and tribal, intimate revenge.
  • eminem i beğendiğini açıklayan irlandalı şair.
  • aslen kuzey irlandalı fakat şu anda irlanda vatandaşı olan şair. britanyalı şairler antolojisine dahil olmayı reddetmiştir:

    "be advised my passport’s green.
    no glass of ours was ever raised
    to toast the queen.”

    britanya imparatorluğu'nun (erkek) irlanda'ya (kadın) tecavüzü metaforu üzerinden britanya'nın sözde birliğinin kendi içinde doğurduğu şiddete değinmiştir:

    http://www.poemhunter.com/poem/act-of-union/
  • gün itibariyle vefat etmiş olan şair.
  • şiiriyle arasında ördüğü duvarın bizi artık ayırdığı şair. kaybettik.

    .

    duvarcılar, bir yapıya başlarken,
    iyice gözden geçirirler iskeleleri;

    fazla basılan yerlerdeki kalaslar kaymasın,
    merdivenler sağlam mı, çiviler iyi çakılmış mı.

    gene de hepsi sökülür bunların işleri bitince,
    sağlam, güven veren duvarlar çıkar ortaya.

    işte, sevgilim, bazan bizim aramızdaki köprüler de
    yıkılıyormuş gibi görünseler de,

    hiç aldırma sen. varsın yıkılsın iskeleler,
    biz duvarımızı ördüğümüze güveniyorsak eğer.

    (cevat çapan çevirisiyle. "yapı iskelesi" adlı şiiri.)
  • yetmis dort yasinda kaybettigimiz irlandali buyuk sair. beowulf'u onun cevirisiyle okumus ve sevmis idik. o da oksuz kaldi.

    yeats'in yaninda simdi en azindan. huzur icinde yatsinlar.
  • irlanda'li ve nobel dahil pek cok odule sahip sair, oyun yazari.
  • seamus heaney hafıza ve ulusal tarihi şiirlerinde bir arada kullanan irlandalı şairdir. topluma ait her şeyi ulusal kimliğe bağlamak için şiirlerinde kullanıyor. eserlerinde geçmiş ve şimdiki zamanı hem şimdiki zamanı anlamak hem de günündeki problemleri bulup çözümleyebilmek için birbirine bağlamıştır. bir diğer ulusal tarihi kullanan şair ise ingiliz tony harrison'dır. harrison ulusal tarihini toplumundaki bütün sosyal sınıfları şiirlerinde bir araya getirmek için kullanır.

    tollund man heaney'in üç bölümden oluşan şiiridir:

    şiirin kısa analizi: müzeye gidip tollund man'i gören heaney onun için bu şiiri yazar. şiirin ilk bölümünde kendini onun yerine koyar. tollund man kurbandır. o da kendisini kurban gibi hisseder. tollund man rolünü üstlenerek onun başından neler geçmiş anlamaya çalışır. ikinci bölümde savaşta hayatlarını kaybetmiş askerlerden bahseder. bunu yaparken kendi çiftçi ailesinin geçmişini de kullanır. bir diğer deyişle ulusal kimlikle ailevi kimliğini bir araya getirir: the scattered ambushed / flesh of labourers, / stockinged corpses / laid out in the farmyards'. ayrıca tollund man kendi tarihindeki şiddet hakkında konuşmak için kullandığı bir araçtır heaney için. şiddetten nefret eden heaney bundan duyduğu üzüntüyü dile getirir. bu bataklık insanlarının dilini bilmemesine rağmen onlarla arasında bir akrabalık hisseder, çünkü ortak bir durumları var; şiddet: 'out there in jutland / i old man-killing parishes / i will feel lost, / unhappy at home'.

    bogland:

    şiirin kısa analizi: heaney ülkesini çok seven bir şairdir, özellikle de yaşadığı yer olan kuzey irlanda'yı. heaney bir gün bir müzeye gider ve orada demir çağı'nda büyük ihtimalle dini yaptırımlardan dolayı kurban edilmiş olan ve bataklıkta bulunan tollund man'i görür ve ondan çok etkilenerek şiirler yazar. bogland'de bu şiirlerden biridir ve irlanda'yı temsil eder. şair şiirinde bataklığın içinde milyonlarca yıl bir şeyler saklama açısından çok güçlü olduğundan ve kazılıp bulunacak çok şey olduğundan bahseder: 'is bog that keeps crusting / between the sights of the sun'. okuyucuya bir anlamda şunu ima eder heaney, irlanda çok güçlü bir tarih geçmişine sahiptir ve henüz ortaya çıkmamış çok hazineleri vardır.

    digging:

    şiir analizi:
    şiir aile tarihi ve politikayla alakalıdır. heaney ailesinin mesleğini kullanara sevmediği ingilizlerin gereksiz ve işe yaramaz olduklarını anlatmıştır. şiirin başında kalemini silah olarak bir tehdit unsuru halinde göstererek, en başından kelimeleriyle vuracağı izlemini veriyor. babasının patatesleri gömmek için kazdığını, dedesinin ise onları çıkarmak için patateslerin çimlenmiş kısımlarını kesiyor. heaney burda sınıf ayrımlarına gönderme yapıyor. aslında işe yarayan kısmın alt tarafta yani 'working class' olduğunu ima ederken, işe yaramayan kısmınında üst tarafta olduğunu gösteriyor. bir anlamda çalışma sınıfı olmadan yüksek sınıfın hiç bir işe yaramadığından bahsediyor.

    heaney aile mesleğini şiirlerinde yaşatacağına and içiyor. bir çok şiirinde aile tarihi ve işiyle alakalı izler görülebilir. bununla beraber şiirin sonunda 'i'll dig' diyerek zaten devam edeceğinin imasını yapıyor. görüldüğü üzere şiirde iki farklı 'digging' yapılmakta. birincisi geçmişe, aile tarihine kazı; ikincisi ise babası ve dedesinin yaptığı kazı. ayrıca heaney'in şiirlerinden kazı yapmasının sebebi geçmişten güç bulmak, ve geçmiş ve şimdiki zamanı birbirine bağlama çabasıdır. geçmişi şimdiki zamanı anlamak için kullanan bir şairdir.

    mid-term break

    şiirin analizi:

    heaney'in bu şiiri yazmaktaki amacı beklenmedik zamanlarda insanların verdiği tepkileri göstermektir. babasını kardeşinin ölümünden dolayı ilk kez ağlarken görürken, annesi onun elini tutarak teselli ediyor. annesi bu şiirde gücün sembolü olarak karşımıza çıkıyor. ayrıca şiir heaney'in büyümeye başladığının ve masumiyetin kaybolduğunun bir göstergesidir.
  • “the true and durable path into and through experience, involves being true … to your own solitude, true to your own secret knowledge.”

    “deneyime doğru giden ve deneyimin içinden geçen hakiki ve sağlam yol, dürüst olmayı içerir... kendi yalnızlığına, kendi gizli bilgine karşı dürüst olmayı."