şükela:  tümü | bugün
  • tbl nin bu sezonki en iyi transferlerinden olan, halihazirda sayi kralliginda lider durumda bulunan oyuncudur.
    kendisi ile yapilan hos bir roportaji http://www.draftexpress.com/viewarticle.php?a=2311 adresinden okumak mumkundur
  • iyi oynadığı maçlardan sonra gazetelerde kaçınılmaz olarak marshall yardımı başlığını göreceğimiz karşıyaka'da oynayan başarılı basketbolcu.

    (bkz: yaran gazete basliklari/#12617972)
  • karşıyaka arenadaki kazanılan maçlardan sonra futbolculardan yağmurlu havalarda görmeye alıştığımız taraftara koşarak yere atlayıp göğsünün üzerinde kayması ile taraftarın kalbinde ayrı bir taht kuran basketbolcu.
  • siyah baba, irlanda kökenli beyaz anne karışımı, riverside, california'dan yakışıklı bir melezdir kendisi. quinton hosley-gary neal ikilisinin gölgesinde kaldığı günlerin acısını çıkarıyor şu aralar. önümüzdeki sezon fransız takımı strasbourg'ta oynama ihtimali olduğu konuşuluyor. pınar karşıyaka'da parlayıp başkalarının gerdanına süs olanlardan biri olacak o da. iki numara için ball handling'i, üç numara için de atletizmi zayıf kaldığından nba pek mümkün görünmese bile avrupa'da daha uzunce bir süre ekmek yiyecek bu işten.
  • seneye aris tt bank forması giyecek oyuncu.
  • bu eleman gary neal ve quinton hosley ile birlikte karşıyaka arena'da kazanılan maçlar sonrası maç ve saha içi kutlamalar biter bitmez hemen bir yarım saat içinde soluğu ege park'ta alır, önce burger king'e uğrar yiyeceklerini içeceklerini alır, sonra maç kritiği galibiyet sevinci gibi muhabbetler için aramıza katılırdı. hoşsohbet, samimi delikanlı bir gençtir. gary ve quinton'dan ayrı yere koyarım o dönemin oyuncuları içinde; gary daha utangaç biriydi, quinton da havalara girerdi iyi oynadığı maçlar sonrası, ikisi de sean'ın muhabbetlerine ortak olurlardı ancak. ama sean konuşur eder, olduk olmadık yerde kafkaf çeker, arada saçmalar falan ama öyle bir insan yapacak birşey yok. maçlarda da canını dişine takarak oynar, quinton'un bencilliklerine rağmen ekmeğini taştan çıkarırdı, taraftar çok severdi. bir de kazanılan maçlar sonrası takımın malzemecisini sırtına alıp sahayı turlardı mütemadiyen, malzemeci de en çok onu severdi, ama aralarındaki muhabbet beni ilgilendirmez neyse.
    kendisi ile aris'e gittikten sonra bir kez konuşma fırsatı buldum. "ne güzeldi işte burada niye gittiniz özledik, neyse bari nasılsın oralarda" şeklinde. yönetimin quinton ile birlikte kendisine son iki ayda pek iyi davranmadığını, kalmak istediklerini, burayı çok sevdiklerini, ama gitmek zorunda olduklarını söyledi. olayın iç yüzünü tam bilmediğimden yorum yapamayacağım. özlüyorlarmış hepsi burayı. 100. yılda* bekleriz dedim, bakarız inşallah dedi özetle. yine özetle, iyi bir basketbolcu, iyi bir insandır, severiz.

    edit: geldi
  • ligin son 6 maçında aliağa petkimle anlaşmış oyuncu.

    edit:meğer bornovaymış.gecenin bir köründe kafa güzel yazmışız :swh

    zorunlu derinden gelen edit: sonunda kendi takımıma getirmeyi başardığım oyuncudur. en sonunda yuvaya, doğru yere gelmiştir.
  • 4 yıl aradan sonra yuvaya dönmüş basketbolcu. karşıyaka taraftarının ruhunu sahada yansıtır.
  • bugün gördüm elemanı. vay be dedik. garip geldi. 4 sene olmuş. ege park'ta migros'a gitmiş, fanta falan almış. baya marka ismi reklam doldu ama. olur öyle. yolda karşılaştık tesadüfen. ayağında terlikler, boynunda hayvan gibi kolyesi. apaçi aynı apaçi. değişme yok. ne yaptın la dedim. özlemişiz. arena'ya gidiyordu. önce spor salonu, sonra konukevi. çalışıyor tatil gününde. aynı saatte alper, birkan ve ahmet sinemadalardı mesela. aferin. zaten hep çalışkan. iyi oldu transferi. gitti geldi öyle. yurtdışına okumaya gitmiş arkadaş misali. herşey aynı. takıma katkısı da aynı olursa tam süper olur.
  • yeni sezonda erdemirspor forması giyecek.