şükela:  tümü | bugün
  • anlatım şekliyle izleyiciyi filmin içinde tutmayı becerebilmiş başarılı çözümlerle kotarılmış, sürükleyici film.
    konuyu normal hikaye akışıyla anlatmayı tercih etselerdi o zaman sıradan bir film olabilirdi ancak bu şekilde hiç sıradan değil. son zamanlarda başka sinema filmleri de dahil izlediğime sevindiğim nadir filmlerden.
  • bilgisayar ekranından izlenen film.
    rastgele denk gelip izlenen filmlerin çoğu başarılı çıkıyor o da bunlardan biri.sürpriz sonlu filmlerden.

    --- spoiler ---

    dedektifin çocuğunun margot’u neden ittiği açıklanmamış bu sıkıntılı biraz.

    --- spoiler ---
  • uzun zamandır sinemaya gitmek isteyip izleyecek film bulamıyordum. "searching" tam olarak ihtiyacım olan filmdi, nitekim sinema salonundan çok da memnun ayrıldım.

    her şeyden önce filmin çekim tekniği inanılmaz özgündü. tamami ile bilgisayar ekranı üzerinden ilerleyen film izleyiciye farklı bir deneyim sunuyor. sıkıcı gelebilir diye düşünseniz de ilginç şekilde sıkılmıyorsunuz. senaryo için kusursuz bir polisiye/gizem diyemesem de yine de ortalamanın üzerindeydi. filmdeki tek eksik unsur bence gerilimdi. keşke gerilim dozajı biraz daha fazla olsaydı.
  • fena vakit geçirtmeyen ama o kadarla sınırlı kalan film.

    en azından benim bildiğim kadarıyla yeni bir fikre sahip. tüm filmi bir elektronik alet ekranından veya kamerasından izliyorsunuz. ilk deneyim için fena değil ama bir ikincisine kimse katlanmaz.

    --- spoiler ---

    filmin ortalarına doğru sonunun nereye bağlanacağını kör göze parmak şeklinde açık etmeselerdi iyiydi tabii. zaten kızın başına gelen olayın sebebi ve sonrasında kadın dedektifin aldığı önlemler fazla zorlama olmuş.

    --- spoiler ---

    değişik bir konsept üzerine inşa edilen, oyunculukları vasat bulduğum, klasik suçlu kim konulu film.

    ayrıca apple nasıl bir sponsorluk anlaşması yaptıysa microsoft bildiğin alaturka tuvalet muamelesi görmüş.

    bence bin xp, on bin macos' u yok eder.*
  • bu filme overrated diyeni hayatınızdan çıkarabilirsiniz. hiçbir şey eksilmez
  • sinema tarihinin en düşük bütçeli yapımlarından biridir sanırım. filmin çoğunda bir adamın bilgisayarının masaüstü ekranını izliyorsunuz. ancak film buna rağmen sıkmıyor. filmin ilk 1 saati "eh işte" kıvamındayken, son yarım saati heyecanı arttırıyor. son yarım saati hatırına izlenmesi tavsiye edilebilir.

    filmin mesajına gelince:

    facebook'taki arkadaş listenin çoğu gerçekten arkadaşın değildir...
  • salona biraz geç girip ilk 10 dakikasını google, youtube ve apple reklamı zannederek kendimi vermeden izlediğim film. tabi reklamların sonu gelmeyince konseptin farklı olduğunu anladım. açıkçası sürekli bir ekrani izlemek bi yerden sonra sıktı beni.
  • sinemanın en güzel yanlarından birini barındıran film. anlattığın konu defalarca işlenmiş de olsa onu anlatma şeklin değiştiğinde ortaya bambaşka bir eser çıkıyor. "100 dakika boyunca bilgisayar ekranına baktığın bir film" diye tanımlayınca saçma geliyor ama izlerken kendinizi kaptırıyorsunuz.

    --- spoiler ---

    ömrünüzün yarısından çoğunu bilgisayar ekranına bakarak geçirdiyseniz bu film açılış sahnesiyle bile sizi gülümsetmeye başlıyor. 694 gündür güncellenmemiş norton antivirüs uyarısına bile mutlu oluyorsunuz.

    --- spoiler ---
  • güzel bir modern zaman eleştirisi film
  • sürükleyici bir film ama yılın en iyilerinden değil. ortalama olduğunu düşünüyorum. muhakkak bir şans verilmeli. bu arada kurgusu bir ilk değil. yani tüm filmi tv, pc, tel ekranlarından aktaran ilk film değil. hatırladığım kadarıyla sasha grey ve elijah wood'lu bir film vardı, adını unuttum, o film de benzer şekilde kurgulanmıştı ama tahminen searching o filmden iyidir. o filmin sadece fragmanını izlemiştim, ilgimi çekmemişti, bu da çekmedi, ta ki "çok iyi" eleştiriler gelene dek ama izlediğime pişman değilim, epey sürükleyici bir polisiye bence. lakin senaryo gediksiz deliksiz değil, birkaç mantık hatası bulmak mümkün, ki yukarıda belirtilmiş bazıları.

    spoiler

    sevdiğim tarafları: arkadaşı olmayan, kendi içine kapanık kızın kaybolduğu öğrenildiğinde herkesin "en iyi arkadaşı benim, onu çok seviyordum" vs demesi. en tiksindiğim sosyal medya reaksiyonlarından bir tanesi. bir tanesi de video çekiyor kızla ilgili, oradan etkileşim kasıyor. zaten sırf bu etkileşim manyaklığı üzerine bir film yapılabilir. insanlar gerçekten de kafayı yediler. defalarca kez karşılaşıyorum. kanser hastası olmasa da kanser olduğunu söyleyen, "bugün kötüyüm" diye tweetler atan birisi çıkmıştı 1-2 ay evvel. filmin bu tür hastalıkları es geçmemesi, buna da yer vermesini sevdim. windows'un eski sürümlerini görmek nostalji hissi yarattı. bu da güzeldi. kızın nette aylarca bir kızla konuştuğunu sanıp halbuki bir erkekle konuşması da netin korkutucu taraflarından. buna da yer verilmesi iyi. gizemini bozmaması da artılarından.

    olmayan tarafları: gereksiz yere uzatılmış. bi 20 dk kısa olabilirdi. yukarıda da belirtilmiş, daha kızın cesedi bulunmadan niye cenaze merasimi düzenleniyor? elbet başka sorunlar da bulunabilir senaryoda. hakeza tel-pc vs kameralarından hiç çıkılmaması iyi bir karar mı, kötü mü bilemedim ama ara ara çıkılsa film belki de daha heyecanlı olabilirdi. bir diğer sevmediğim tarafı filmi mutlu sonla bitirme çabası. ha kız kurtuldu diye mutlu oluyoruz tabii ama ondan önce kızı öldürmek, sonra kızın yamaçtan aşağıya düştüğünü, 5 gündür orada olduğunu söyleyip kızı yaşatmak da göze batmıyor dğeil. neyse artıları ve eksileriyle keyifli bir filmdi.

    spoiler