şükela:  tümü | bugün
  • kip andersen'in yönettiği netflix belgeseli.
  • bugün netflix'te yayınlanacak belgesel. balığı diğer hayvanlardan aşağı gören ve çok faydalı olduğunu sananlar özellikle izlesin arkadaşlar.
  • merakla beklediğim bir belgeseldi. az önce izledim ve deniz ürünlerinden inanılmaz soğudum. deniz ürünü tüketmeyen biri olduğum için bir nebze kendimi rahatlatabildim.
    --- spoiler ---

    insanları, plastik pipetler deniz canlılarını öldürüyor diye kandırıp arka planda binlerce balığı avlamak trajikomik. tonlarca balık avlayıp denize plastik atıyorsunuz diye insanları suçlamak şeytanın aklına gelmez. ukala çevreci örgütler de bu şirketlerden para alıp plastik kullanmayın diye propaganda yapıyorlar. plastikler deniz kirliliğine neden oluyor ve canlıları öldürüyor ama balık işindeki şirketler balinaları, deniz kaplumbağalarını öldürüp hiçbir şey yokmuş gibi suçu plastik kullandığımız için bize atıyor.
    --- spoiler ---

    belgeseldeki genci de tebrik ederim. inanılmaz başarılı bir işe imza atmış. netflix'e sırf belgeselleri için para ödeyebilirim. umarım belgesel işini bozmazlar. aptal dizilere tonlarca para dökeceklerine bu tarz işlerle sansasyonel işlere imza atabilirler. böyle devam!
  • izledikten sonra "thanos haklıymış" diyeceğiniz bir netflix yapımı.
    pek çok konuda eleştirilebilir fakat netflix bu belgesel işini çok iyi biliyor.
    netflix
  • bu belgesel sayesinde balik yemeyi aglaya aglaya dun gece itibariyle biraktim.
    bir ara buraya uzun uzun yazacagim.
  • vejetaryenlik beyanini hep ayni soru takip eder: balik da mi yemiyorsun?

    ilk duydugum gunden beri anlam veremedigim, aptalca bir soru dogrusunu isterseniz. hayvanlari ilkokuldan bu yana taniyan insanlarin bu soruyu gercekten de saskinlikla sormalari akil almaz.

    goz yaslari icinde ve cok da zorlanarak bitirdim belgeseli. ki bu konularda izlemis, okumus, dinlemis oldugum onlarca icerik vardir belki de.

    biz bu dogada misafiriz. keske hep birlikte hatirlayip hic unutmasak. hicbir canlinin sahibi degiliz, akli bilinci olsa da olmasa da yerine gecip karar alma hakkina muktedir degiliz. artik geldigim noktada turculuk yapan herkesten istemsizce nefret etmeye basladim. insanlari hayvandan, kediyi kopegi inekten, karada yasayan hayvanlari su canlilarindan ayri tutan / goren / deger bicen her insan bugun senin benim soludugumuz oksijenden parca parca caliyor.

    butun devrimler en basta bir kisiliktir. bahaneler uydurup vicdaninizi rahatlatmaktansa, zaten sunun surasinda olup gideceginiz bu dunyaya bir parca faydali olmayi denemek ise secimlerin en erdemlisidir.
  • insanoğlu bu dünyadaki en tehlikeli parazitlerden biri. oturmuş tüm ekosistemin üzerine, canlılığı emcüklüyor.

    bir kaç insanın dahi balık yemesini engelleyecek, insanların mikroplastikler üzerine düşünmesini sağlayacaksa amacına ulaşmış bir yapımdır.

    bence belgeselin en güzel anı, sürdürülebilirlik kavramını sorguladığı andı.

    izledim, beğendim. bence herkes de izlemeli, balık tüketimini tamamen kesmese bile; hayvani besinin, plastik tüketiminin hatta her tür tüketimin fazlasının dünyaya ne kadar zarar verdiği üzerine düşünmeli.
  • noone can do everything, everyone can do something mottosuyla biten, plastik çöplere dikkat çekmek için yola çıkıp, balina-yunus-tuna avı-köle balıkçılar-göstermelik hükümet politikaları-sürdürülebilir gözüken ama aslında hiçbir işe yaramayan metodlar-balık çiftliklerinin kokuşmuş yüzü-dönen büyük paralar ve son olarak insanoğlunun devasa tüketim boyutlarıyla ilişkilendirilen deniz yaşamının son bulabilirliği üzerine değinen belgesel. netflix'i kapatmayı düşünürken, balık yemenin iyi olabileceğini düşünürken fikrimi değiştiren yapım.
  • izle, izlettir cinsinden şahane bir belgesel. yapımcının çıkış noktası çevre kirliliğini önlemek için plastik kullanımını azaltmak iken vardığı nokta deniz ürünü yememek.
    izleyince her yolun kapalı olduğu ve hem sağlık hem de çevre açısından en uygun yolun tüketmemek olduğu sonucuna varıyor insan. en azından kendi adıma bundan sonra somon, çiftlik balığı ve kutu ton balığı yemeyeceğime eminim.
    kendi adıma şu sonuçları çıkardım:

    --- spoiler ---

    -çevre kirliliğinde plastik atıklardan ziyade asıl okyanusları kirletenin balık ağları olduğu
    -endüstriyel balıkçılıkda avlanmanın çok tahrip edici ve fazla miktarda yapıldığı
    -endüstriyel balıkçılıkta istenmeyen av denilen ve ölü olarak yine denize atılan balina köpek balığı gibi nesli tükenen hayvanların çok fazla yakalandığı
    -korunmuş alanların balıkçılığa açık ama kanoya binilmeye kapalı oluşu gibi saçmalıklar
    -avrupa birliğinin sorunun çözümü ve sürdürülebilirliğin devamı için balık tüketiminin durdurulması gerektiğini belirtip yapacak güçte olmayışı
    -afrika gibi yerlerde avrupa ülkelerinin pazarı ele geçirmesi yoksul halkın balığa ulaşamayıp bulduğu ilk hayvanı öldürüp yemesi ve ebola salgını
    -balık çiftliklerindeki parazitler yüzünden hayvanların yarısına yakınının ölmesi hatta canlı canlı somonu yiyen bitlerin görüntüsü cidden etkileyiciydi.
    -*somon etinin normalde gri olduğu ama yeme konulan boyalardan o rengi aldığı ve hatta çiftliklerin karteladan renk seçerek bunu yaptığı
    -çiftlik ve endüstriyel balıkçılıkdaki köleler (cidden köle)
    ve en sonunda çözüm olarak balık yememek

    --- spoiler ---
  • al okullarda ders diye izlet. tüm yıl verdiğin öğretimden hatta eğitimden daha fazla fayda sağlatırsın öğrencilerine.
    tanım: balık yeme olayını sadece küçük balıkçılardan yapmam gerektiğine ve tepki vermezsek 100 yıl sonra lanet insanoğlu yüzünden okyanuslara yaşamın tamamen biteceğini öğrendiğim beni yerle bir etmiş netflix yapımı belgesel

    kendi adıma aldığım kararlarda burda dursun. bundan sonra bayılarak yediğim somon, karides, ahtapot ve diğer tüm balıklar hayatımdan çıkıyor. sadece şu ayrıcalığı tanıdım kendime oda olta ile tutulan balığı yiyeceğim yılda bir ya da iki kez. balık yemeyi aşırı seviyorum ama bunu yapmak zorundayız. ağlayarak izlerken kendime söz verdim artık balık yok, donmuş market balıkları kesinlikle yok. bunu başaracağım.

hesabın var mı? giriş yap