1. şeb i yelda; yılın en uzun gecesi. aralığın 21'inin gecesi.
  2. gündönümünün ve uzun gecelerin baslangici;evvel-i sebiyalda ile ahır-ı şebiyalda arasında bir hafta vardir, bu aralık 20 ve 26 arasina tekabül eder.uzun geceler, şebiyelda'dan newroza yani 21 mart'a kadar devam eder. (bkz: erbain)
  3. "seb-i yeldayi muneccimle muvakkit ne bilir
    muptela-i gama sor kim geceler kac saat"... beytinde cumle icinde kullanilmis hali gorulmektedir.
  4. sevgiliden ayrı uyunan her gece aslında şebi yeldadır. sevgiliden uzakta geçen her an, bir ömür uzunluğuna eriştiğinde ayrı geçen gecelerin de şeb-i yelda olması doğaldır.
  5. "şeb-i yeldayı müneccimle muvakkit ne bilir
    mubtela-yı gama sor kim geceler kaç saat.."

    (en uzun gecenin hangisi olduğunu ne müneccim, ne de takvim yapanlar bilir..
    gam tutkunlarına sor ki geceler kaç saattir..!)

    sabit
  6. yalnızca bir tamlama olmasına rağmen yüklenen anlamlar itibarı ile içeriğinin çok derin olduğunu düşündüğümdür.

    şeb:gece
    yelda:uzun
    şeb-i yelda:uzun gece
    şeb-i yelda yılın en uzun gecesi manasına gelmektedir
    ve özellikle divan edebiyatı şairleri arasında aşka olan teşbihte çokça kullanılan bir öğe haline gelmiştir
    zira aşıkın her gecesi bir şeb-i yeldadır,ve maşuk aşık için geceyi bitmez,tükenmez kılmaktadır

    nitekim;

    şeb-i yeldayı müvakkit ile müneccim ne bilir?
    müptela-i gama sor ki geceler kaç saattir?

    (günlerin ve yıldızların ilmi ile uğraşanlar bile en uzun geceyi nasıl bilsin ki?
    o en uzun geceyi dert müptelası aşıklara sor asıl ki, geceler kaç saattir.)(onlar bilir esasında)

    yine sonu gelmeyen bir türlü bitmek bilmeyen işler için kullanılan şu mısra da güzeldir

    bu şeb-i yeldanın yok mu bir sabahı?

    (bu uzun ,fırtınalı ,soğuk ve şiddetli gecenin o bizleri felaha kavuşturacak,karanlıklardan aydınlıklara çıkartıp nura gark edecek bir sabahı yok mudur)
    mısrası da şeb-i yelda tamlamasının kullanımına güzel bir misaldir.
  7. her ne kadar en uzun gece olan 22-23 aralığa denk gelse de edebiyatta sevgili den ayrı geçen her an olarak nitelendirilir. yani sevgilinin olmadığı an uzar, büyür öyle derinleşir ki bir saniye bin yıl gibi olur. bu açıdan bakarsak einstein'in izafiyet teorisinin kulaklarını çınlatır.

    yahya kemal'in bir beyti vardır bu konuda

    şeb-i yeldada uzar fecre kadar kıss-i aşk
    ta ki mecnun bitirir nutkunu leyla söyler.

şeb-i yelda hakkında bilgi verin