1. şebnem ferah'ın başbakanı özür dilemeye davet ettiği mektup.

    sayın başbakan'ım,

    az önce konuşmanızı dinledim. küçük bir hatırlatma yapmak ihtiyacı hissettim:

    unutmayınız; siz, size oy vermeyenlerin, sizinle aynı fikirde olmayanların da başbakanısınız. günlerdir kendi vatandaşlarınıza ruhen ve bedenen şiddet uygulanmaktadır. üstelik dünyanın neresine giderseniz gidin ''doğru'' ve ''haklı'' sayılacak, parkını, ağaçlarını, şehirlerini korumaya gönüllü insanların masum gösterisine karşılık olarak…

    sayın başbakan'ım, lafı hiç uzatmayayım. hislerim beni yanıltmıyorsa bugünlerde takınacağınız tavır tarihe nasıl geçeceğiniz konusunda her zamankinden çok daha etkili olacak.

    sayın başbakan'ım, eğer söylemezsem bir insan olarak büyük bir yanlışa ortak olmuş gibi hissedeceğim, lütfen bir konuşma daha yapınız ve özür dileyiniz. zararın neresinden dönülürse kardır. bugün konuyla ilgili söylediklerinizden çok daha yapıcı olacağına inancım sonsuzdur. lütfen, ''vatandaşlarımın haklarını korumak şöyle dursun; en ufak ve doğal demokrasi emaresinde onları ruhen ve bedenen yaraladığım için, bu ülkede yaşayan insanların tamamının ne düşüneceğini, ne hissedeceğini, neyi kabulleneceğini yönlendirme erkine sahip olduğum yanılgısına düştüğüm için, vicdanımın sesini dinlemek ve sağduyulu bir hamleyle bana ne anlatıldığını dinlemek, görevimin ve sorumluluklarımın gerçek gerekliliklerini yerine getirmek yerine her istediğini yaptırmaya alışmış ve oyuncağı elinden alınmış öfkeli bir çocuktan farklı davranamadığım için bütün kalbimle özür dilerim.'' deyiniz.

    bütün kalbimle ve inanarak söylüyorum; bence bunu bize borçlusunuz.

    sayın ve sevgili başbakan'ım… ben 'bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçe yaşamak' isteyen vatandaşlarınızdan biriyim. siz bizim başbakanımızsınız. rica ediyorum, karşıdan bakıldığında en eksik ifadeyle 'erk sarhoşluğu' gibi görünen bu tavrınızı bir tarafa bırakınız ve ivedilikle ''dinlemeye'' başlayınız…

    saygılarımla,
    şebnem ferah
  2. iyi niyetle yazılmış masumane bir mektup.

    kimi twit atarak, kimi bildiri yayınlayarak velhasıl sosyal medya aracılığıyla halkın direnişine destek olan sanatçılarımızdan bir örnek.

    --- spoiler ---

    "sayın başbakanım, az önce konuşmanızı dinledim, küçük bir hatırlatma yapmak istedim. unutmayınız; siz, size oy vermeyenlerin, sizinle aynı fikirde olmayanların da başbakanısınız. günlerdir kendi vatandaşlarınıza ruhen ve bedenen şiddet uygulanmaktadır. üstelik dünyanın neresine giderseniz gidin ‘doğru’ ve ‘haklı’ sayılacak, parkını, ağaçlarını, şehirlerini korumaya gönüllü insanların masum gösterisine karşılık olarak…

    sayın başbakanım; lafı hiç uzatmamayayım. hislerim beni yanıltmıyorsa bugünlerde takınacağınız tavır tarihe nasıl geçeceğiniz konusunda her zamankinden çok daha etkili olacak. sayın başbakanım, eğer söylemezsem insan olarak çok büyük bir yanlışa ortak olmuş gibi hissedeceğim, lütfen bir konuşma daha yapıp özür dileyiniz…bütün kalbimle ve inanarak söylüyorum, bunu bize borçlusunuz.

    sayın ve sevgili başbakan’ım. ben ‘bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçe yaşamak’ isteyen vatandaşlarınızdan biriyim. siz, bizim başbakanımızsınız. rica ediyorum, karşıdan bakıldığında en eksik ifadeyle ‘erk sarhoşluğu’ gibi görünen bu tavrınızı bir tarafa bırakınız ve ivedilikle ‘dinlemeye’ başlayınız. saygılarımla."
    --- spoiler ---

    (bkz: http://t24.com.tr/…ferahtan-basbakana-mektup/231118)
  3. haklı olan mektuptur ulan*.
    "oy veren her bir insanın sadece oyunu değil, yetilerini, melekelerini de oyların beraberinde teslim almış fikri ile konuşmuştur."
  4. biz bu kadının konserlerine senelerce gittik, gençliğimiz bununla geçti, o kadar şey oldu biri için bile isim zikredip de bir şey demedi (en fazla 19 ocak konserinde söyledikleri vardır ve yine öfkesizdir, sitemkardır sadece) "bu kadından mvö gibi redd gibi işler beklemeyin, bu kadının öfkesi başka şeylere" dedik, gerekten de hiç politik işler beklemedik. senelerce fan gruplarına bile uzak durdu. her ne kadar mazlumlara daha yakın olduğunu bilsek de bunu açıktan göstermedi. yine sitemkar, yine iyi niyetli, yine nazikçe söylemiş söyleyeceğini ama bizleri şaşırttı bu mektuplarla. kendisine teşekkürlerimizi sunmak isteriz
    not: benim adım orman ne lan? od ne? kim koyuyoro bu isimleri şebbili şibapdüp pürübibap?

şebnem ferah'ın başbakana yazdığı mektup hakkında bilgi verin