şükela:  tümü | bugün
  • mitinglerde kullanilmak uzere uzeri bir platforma cevrilmi$, buyuk hoparlorler ve ses sistemleri ile donatilmi$, uzerinde kocaman parti logolari, lider resimleri ve sloganlar yapi$tirilmi$ otobus.
    (bkz: secim otobuslerinin gudik ses sistemleri)
  • (bkz: seçim sensin otobüste sana girsin) dedirten ve sadece ülkemize has bir araç olduğunu düşündüğüm propaganda bi şeysi.
  • bi tane de cnn türk'ün seçim otobüsü var... il il dolaşıp bi takım adamlarla otobüsün içinden canlı yayın yapıyorlar. ama o otobüs o otobüs mü, orası hakkaten gidilen yer mi, yoksa aslında otobüs gibi dizayn edilmiş bir stüdyo mu orası, ihtilaflı... ben olsam otobüsü gittiğim yerin en merkezi yerine koyar, canlı yayınlarda fon olarak otobüsün dışını kullanır, içinde ise sadece seyahat edip, yol hikayeleri yapardım, gerçekçi olsun, izleyici inansın diye. valla kötü bi niyetim yok yani...
  • propaganda açısından hiç bir şeye yaramadığını düşündüğüm araç. nedeni basittir, seçim otobüsü hareket halindedir ve otobüsten bir şeyler anlatılmaktadır. bulunduğumuz yerden ses önce kısık kısık gelirken, birden netleşir ve açıkça anlaşılır, ancak ardından çok geçmeden ses yine azalmaya başlar, otuz saniye sonra ise artık hiç bir şey anlaşılamaz. yani eğer bir seçim otobüsünün peşinden koşan yoksa, seçmen seçim otobüsünden anlatılmak istenenlerin sadece bir-iki dakikalık bir kısmını falan dinleyebilir en fazla.
  • seçimler bittikten sonra, eğer parti çuvallamışsa bir süreliğine kendi haline bırakılan araçlardır bunlar.. ancak araç çoğu kez çürümeye terkedilmez, partiden uyanığın biri alır götürür, veya satar.. genelde otobüsü araklarken partiden istifa da eder. bu olay oldum olası her seçimde tekrarlanır. otobüs, araç ve telefon borcu konusunda mahkemelik olmamış, il veya büyük ilçe teşkilatı yok gibidir memleketimizde.. gemi batarken arkama bakmam, anamı bile satarım zihniyetinin siyasette en önemli taktiklerden biri olduğu da ortaya çıkar bu şekilde.. o yüzden türkiye'de partilerin ne mal olduğu, büyürken değil küçülürken belli olur..
  • rahşan ecevit'in bir buluşu..

    bir haber programına konuk oldukları sırada bülentbey ile rahşanhanım'ın anlattıklarına göre bu buluşun hikayesi şöyleymiş:
    televizyonların az, mitinglerin çok olduğu zamanlarda - o kocaman kalabalıkların içinden geçip kürsüye ulaşmak çok zor oluyormuş. bu soruna bir çözüm arayışına giren rahşan hanım, en sonunda kürsüyle otobüsü birleştirme fikriyle çıkagelmiş -böylece hem seçim otobüsü bulunmuş, hem de dünyada ilk kez türkiye'de kullanılmış olmuş..
  • genel toplum yararına aykırı bir şekilde rahatsızlık verme eylemini maksimize etme amacıyla vücuda gelmiş bir otobüs alt kategorisidir. yurdumun seçim öncesi enstantanelerinin ayrılmaz bir parçası, bir nevi mutemmim cuzu şeklinde de algılanabilir. bazen seçim zamanları dışında da kullanım alanı bulunur bu garabetlere... misal: 2001 yazı, ecnebi vajinası gibi yanan bir gün, klimasız bir ofiste bütün camlar açık, ertesi güne hazırlanması gereken kıllı ve testiküllerinin beheri 320 okka gelen bir teklif var... tam o sırada dışarıdan tarkan namlı şarkıcının içtimai infilaklere* sebep olmuş kuzu kuzu adlı parçası camdan içeri taarruza geçiyor, kulak zarlarını kızlık zarı ile karıştırmış olacak ki, tam gaz sırasıyla dış, orta ve iç kulaktan geçerek beynin işitme merkezine bayrak dikiyor... "wannıskiym" nidalarıyla pencerelere koşuyor herkes... neymiş, sayın şişli ilçesinin sayın belediyesinin sayın başkanı sayın mustafa sarıgül avanesiyle beraber halkın dertlerini kuzu kuzu dinlemeye gelmiş... boyalı, fönlü ve sprey sıkılmış simsiyah saçlarının altındaki kontrast unsuru bembeyaz dişlerini göstererek gülüyor, bir adım arkasında sayın belediyenin sayın başkan yardımcıları herhalde, uygun adım yürüyorlar... elindeki naylon alışveriş torbalarıyla yürüyen ev hanımlarıyla öpüşüyor, gülüyor, gülüyor, gülüyor da gülüyor, bazen arkasındaki sayın yetkililere not aldırıyor, iş bitiren, popüler, sevilen halk adamı, siyasetçi, overlokçu, son ütücü, ara ütücü, remayözcü, singerci... fondaki propaganda otobüslüğüne terfi etmiş seçim otobüsünden gelen canhıraş "kuzu kuzu" nidaları eşliğinde... eskiden dutluk olan emekli subay evleri mahallesinin bütün sakinleri pencerelere çıkmış, böylesine bir şahsın nasıl olup da kendilerini dinlediğini merak ediyor... bazen yukarılara bakıyor sayın başkan, el sallıyor, eşlik ediyor propaganda otobüsünden gelen şarkıya, "işte kuzu kuzu geldim" diyor... bazılarının aklına ise "arkanı dön ve çık, istenmiyorsun artık", veya "sen sus gözlerin konuşsun" gibi şarkı sözleri geliyor... ama propaganda otobüsünden "kuzu kuzu" dışında bir ses gelmiyor, gelemiyor. bir saat süren bu halkla kaynaşma seansı ise başladığı gibi bitiyor... insanlar kuzu kuzu tekliflerini hazırlamaya dönüyorlar... avaze bu aleme tarkan gibi salınmış, bu kubbede baki kalan ise kaybolmuş zaman... (bkz: baki abi kusura bakma)

    (bkz: tamam simdi dagilin)
  • rahmetli erkal zenger icat etmiştir bunu.

    (bkz: zenger)
  • bu akp'nin merkez partiliğe soyunduğu, buradan hareketle bünyesine birkaç sol tandanslı abi katıp herkesi kucaklıyorumu oynadığı malum. böyle bir politikanın mahsulü mü bilemiyorum, sokakta, klasik abi çok sıcak muhabbetini kendi içime hapsetmiş yürürken, yanımdan geçen akp seçim otobüsünden, bangır bangır hip hop sesleri yükselidiğini farkettim. noluyoruz lan dedim tabi gayri ihtiyari, şaşırmıştım. sanırım bu parti hiphopçıları da kucaklıyordu ama türkiyeli hiphopçı seçmenin nasıl bir ağırlığı vardır, gerçekten buna değer mi, onu bilemedim. otobüs yo yo diyerek uzaklaştı.
  • (bkz: fuhuş otobüsü)` :hayret kimse serbest çağrışmamış`