şükela:  tümü | bugün soru sor
  • "kime oy vereceksiniz" konulu sokak ropörtajlarında sıkça denk geldiğim ve çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu insanlar bütünü. oy kullanmama amaçlarını, "tüm partiler genellikle aynı, o yüzden oy kullanmayı gerekli bulmuyorum" şeklinde gario bir tez üzerinden açıklıyorlar.

    mevcut siyasal iktidarın kendi adına bir kazanımı da bu; oy kullanmayınca, ülke gündemini takip etmeyince siyasetten uzak kaldığını düşünen insan yığınları. değişmeli bu mutlaka değişmeli.
  • liseyi bitiren kendini konularda buluyor.
    vatandaşlık, hak hukuk, görev..
    poe'den şiir alıntıla yok, nietzscheyi bakmadan yazması mümkün değil, f1'i deterjan markası tahminleyebilir, nilüfer gibi yüzeyde üstünde güneş altında deniz her türlü felsefe var, iktidar diyor, siyaset diyor, vatanda.......

    sevişin biraz daha.aşklar kederler, savaşlar yaşansın..dönüp evlere dağılın.bir ara toplar anlatırız size kavgayı.

    gerçek bir tiksinti ve öğürme hissi yaratıyor çünkü.lümpeni 1den fazla yazınca tiratların ustası oluveriyor.

    gecenin biri için yine hakettiğinden fazla önemsenip huzurla uyuyan bir pamuk şeker.
  • oy vermemek de bir seçimdir. siyaseti dizayn eder.
  • amacım tepki göstermek. sandığa gideceğim, hepsine basıp çıkacağım. lütfen gelip akpnin ekmeğine yağ sürüyorsun demeyin! benim desteklediğim herhangi bir aday yok. ha akpnin ha chpnin ekmeğine yağ sürebilirim, umrumda da değil. seçimlerin 2. turunda bağımsız adayları meclise sokmak için çalışacağım. başarısız olacağımı biliyorum. bu bir tepki. ekonomimiz hali hazırda erken seçim sebebiyken gelecek herhangi bir kapitalist cumhurbaşkanının diğerlerinden farkı olmayacak. lümpen kelimesini "sınıfının farkında olmayan" anlamına geliyor. boykot edenlere lümpen diyen yazar önce kapitalist partilere oy verecek yani boykot etmeyen insanlara baksın da lümpenliğin alasını görsün. bu ülkede lümpen olmayan insanlar biraz çoğalsa devrim yaparız zaten... amaç seçimlerde karşımıza çıkan lümpen adayları boykot etmek deyip bitiriyorum.
  • tarafsızlık da bir taraftır. kokuşmuş düzene ortak olmamak, sessiz kalmak ise en büyük tepkidir.
    oy verenler neden bu kadar genci kazanamadıklarını düşünsünler önce. sorun oy vermeyenlerde değil potansiyel seçmeni kazanamayan ahmaklarda.
  • muhaliflerin en çok sıkıştırdığı kesim. zira oy verseler kesin bize verirler gibi bi düşünceleri var.
  • bilerek ya da bilmeyerek, ülkesinde yaşayan insanların, zor durumda kalmalarına, acı çekmelerine yol açanlardır.

    nasıl mı? kullanmaktan imtina ettiğiniz her oy, bu saçma seçim sisteminde en yüksek oy oranına sahip partinin oyunu arttırmakta. iskandinav ülkelerinde yaşamıyorsunuz anarşist kardeşlerim? bakın, tekrar edelim;
    "bu saçma seçim sisteminde... "
    gelin, konformist hayatınızdan bir gün için ödün verin, oyunuzu kullanın. kullanın ki "yapmadığınız bir eylem sebebiyle", sizin imkanlarınıza sahip olmayan vatandaşlarınızın omuzlarındaki yük biraz olsun hafiflesin.
  • politikaya ve politikacıya inanmayan biri olarak benimdir bu insanlardan biri.

    siyasetteki kimsenin "iktidarı elde ettikten sonra" birbirinden zerre farkı yok çünkü.

    temel mekanizmalar sağlıklı işledikten sonra ülkeyi kimin yönettiği umrumda değil. gel gelelim ülkenin her kesimine ve her seviyesine sinik bir cemaatçilik var. kasdettiğim dini cemaatçilik değil. "benden olsun" cemaatçiliği. bakmayın siz, eğitimsizlikten, zorbalıktan, yandaşlıktan herkes memnun. tabii sadece kendinden olduğu sürece. "yargı satılık" diye bağır bağır bağıranların kendi çocuğu basit bir suçtan adliyeye düşünce nasıl da hakimi tanıyan bir bürokrat arayışına düştüğünü gördü bu gözler. dincilerin bataklık olmuş zihniyetlerinde kaybolan ibadetleri, güzellikleri de gördü.

    hiç kimsenin işine gelmiyor eğitilmek, dürüst olmak, hoşgörülü olmak. çünkü bu süreç evvela kişinin kendinden; akabinde altsoyundan başlar. yalancılık, ahlaksızlık, hoşgörüsüzlük, saygısızlık, çıkarcılık ve cemaatçilik bu toplumun temel direkleri haline geldi. her direğin üç aşağı beş yukarı bir temsilcisi var. var olmasına var da.. arada fark yok.

    o yüzden de oy vermeyi gereksiz buluyorum. sırf x'den memmun değilim diye yine memnun olmadığım veya desteklemek istemediğim y/z'ye oy vermeyi mantıklı bulmuyorum. mantıklı bulmadığım gibi yanlış da buluyorum. kaldı ki mesele kişi değil halk. iktidarlar nihayetinde halkın yansımasıdır. halk ise her kesimde her görüşte aynı kolonlar üzerinde yükseldiği için, gelecek olan muktedir de aldığını yansıtacaktır. çünkü esas mesele halktır.

    mesela ilk entryde geçen "aptalca tez", "amaçsız insanlar bütünü", "lümpen gençlik yığınları" ifadelerine bakın, gördünüz mü? ülkede hemen herkes kendi gibi olmayanı tükaka yapıyor. saygısızlık, anlayışsızlık, cemaatçilik tam olarak da burada başlıyor işte, halkta.. bunun altı-üstü, sağı-solu, doğusu-batısı yok maalesef.

    böyle düşünen biri olarak da eylemsizim. eylemsizliğimin ise büyük bir tepki olduğunu düşünüyorum. ve ayrıca böyle tercih ediyor olmak neden ne idüğü belirsiz bir röportaj üstünden başkasına hiç tanımadığı insanlar hakkında menfi ifadeler kullanma hakkı verir, merak içerisindeyim.
  • koyun olmamak. aslinda kime oy verirseniz onun koyunu oluyorsunuz.sanılanın aksine.
  • her ne kadar oy kullanmamanın yanlış olduğunu düşünsem de, özgürlüğünü kullanan insandır diyeceğim. yani oy kullanmak bir vatandaşlık görevidir, zamanında kazanılmış bir haktır fakat kişi bunu kullanmak istemiyorsa ne diyebiliriz ki? herkes istediğini yapmakta özgür.