şükela:  tümü | bugün
  • buradaki yanli$ anla$ilmasi olasi olan yer, haliyle "a well regulated militia / duzenli bir milis gucu" kismidir. bu tumce, aslen amerikan bagimsizlik savasi sirasinda 13 eyaletin herbirinde var olan britanya egemenligine direnen; amerika birlesik devleteri'nin 1783 paris antlasmasi ile kurulmasi sonrasinda da kolluk gucu gorevi yapan milisleri tanimlar. ancak, bu degisiklikte kullanilan dil muglak oldugundan gunumuzde nra gibi hukumet di$indaki hatta bizzat hukumet kar$iti silahli gruplarin silahlanma haklarini korur hale donu$mu$tur. neye niyet neye kismet bu olsa gerekir...
  • supreme courtun, abd'nin en kati silah kontrol yasasina sahip dc'nin silah edinme yasagini kaldirmasiyla tekrar gundeme geldi, cunku diger eyaletlerin bunu ornek gostererek karar vermeleri kacinilmaz.

    yasagi kaldirdi derken kastedilen su: halen herkes istedigi gibi silah satin alamayacak ama temelde silahlanma bireysel bir haktir, kulliyen yasaklanamaz. isin garip tarafi karsi cikan yargiclarin temel argumani yasanin daha cok olume yolacabilecegi degil, tamamen bu second amendment uzerinden bir arguman, yani bunun bireysel bir hak degil de milis kuvvetleri baglaminda kollektif bir hak oldugu fikri.

    iste muhendis kafasina sahip birinin nicin bu hukuk surecine gicik olacaginin en acik orneklerinden biri bu: adamlar orada taa zamane amerikasinin zayif federal hukumeti ile yerel milisler arasindaki guc dengesini olusturan bir anayasa maddesinin semantik ayrintilari ustunde kafa yoruyorlar, "burada milis dedi ama burada people demisler, ne denmek istenmis".

    yahu kime ne onlar ne demek istemislerse, 200 sene gecmis aradan, bambaska bir dunyada bambaska gercekliklerle yasiyorsun. demek supreme court gunumuz insanlarinin cikar catismalarinin pragmatik arbitrasyonundan ziyade tarihsel dokuman yorumculugunu seviyor. nedir isin asli? biri diyor ki ailemi korumam icin silahlanmam lazim. ornegin bu davaya neden olan yerel davalardan birine katilan kisi, mahalle sakinlerini orgutlemis uyusuturucu saticilarini ihbar etmeleri icin. mahallenin uyusturucudan sorumlu bakani da bunun kapisina dayanmis, iceri girip oldurmek istemis. sen efendi bir vatandas oldugun icin yasaga uyup silah edinmemissin, adaminsa ruhsatsiz silahi var, kapini birkac saniye icinde kiracak, ne yapacaksin, ninja gibi uzaktan bicak atacak degilsin. digeri de diyor ki delisi var manyagi var, normalde kufurle veya yumrukla bitecek kavgalar olumle sonuclaniyor.

    denilebilir ki, kardesim kac kisi hayatini savunma amacli silah tasidigi/bulundurdugu icin kurtarmis (diger sehirlerde mesela)? buna karsin kac kisi salt bir "normal vatandas" kolayca silah edinebildigi icin oldurulmus? benim okdugum kadariyla bu "shooting spree"leri birak *, sirf evde bulundurulan silahlarin neden oldugu kazalar bile, nefsi mudafaa ile kurtarilan hayattan fazlasini goturuyor. bir de tabii tek parametre ortadaki ceset ve kursun sayisi degil, korku gibi olculemeyen sonuclar da var. calisanini hizaya getirmeye korkuyorsun ertesi gun isyerini basacak diye, komsunun kapisini calamiyorsun cifteyle kafani ucuracak diye.

    hah, simdi is ilginclesiyor. diyelim silahlarin yasaklanmasi hakikaten suc oranlarini ve olu sayisini dusurdu. bu mudur tek kriter? yani boyle bir durumun maliyeti, demin bahsettigim mahalle organizatorunun goz gore gore oldurulmesidir, sehrin/eyaletin/ulkenin kanunu geregi kendini savunmasi yasaklanmis. bu, bir manyagin okulu basip etrafi tarayip on kat daha fazla insani oldurmesine kiyasla hukuki acidan daha zor savunulacak bir durum.

    cunku ikincisinde bireyin digerlerine isledigi bir suc var, yani devlet seni korumak icin ne kadar polis de koysa, silah da yasaklasa, bireylerin birbiriyle catismalari kaniksanmis birsey. otomatik silah okul basilmasi da bir nevi piyango gibi algilaniyor, "napalim, onleyemiyoruz, 300 milyon kisi arasinda manyak cikiyor iste" diye kabul edilebiliyor (o silahlara kolayca erisemese boyle birseyin olmayacagini bilsek bile, adam hep manyak kalacak ama herhalde catal bicakla okula gelip 20 kisiyi oldurecek degil).

    ilkinde ise, sayilar ne kadar avantajli olursa olsun, devletin bireyi kisitlamasi var ve bu daha cok hinca neden oluyor. psikopat bir katil piyango olabilir ama yasak yuzunden kendini savunamamak ve oldurulmek "sans iste" deyip gecilebilecek birsey degil.

    bunun oluru orta yolu tutturmak. silah almak mi istiyorsun? eyvallah. ama background check zorunlu olacak. kafadan bir rahatsizlik icin tedavi goruyorsan alamayacaksin. komsularina, arkadaslarina gidip danisalacak, onlar senden korkuyorlarsa alamayacaksin. otomatik hucum silahlarini ise ister mother teresa ol, yine alamayacaksin, bunlarin zaten sehirlerde isleri ne. ciddi bir sabikan varsa alamamayi birak, yakinlarin da alamayacak.

    efendi gibi regule edersen hem masum ve ideal vatandaslarin yasak yuzunden caresizce oldurulmesi gibi anti-statist travmalara yolacan ornekleri engellemis olursun hem de istatistiklerde kazanirsin. bu konuda da genel bir yasak/kanun olmamasi lazim, her yorenin sartlari farkli; west virginiada adamin cerez niyetine 5 tane shotgun'i olmasi dogaldir da new yorkta bunu yasaklarsin, fare deligi kadar apartman dairende kendini savunman icin illa suclunun beynini tek vurusta patlatmana gerek yok ne de olsa.

    bunlari tartismak icin second amendmenta da, ozgurluk/hak konulu soyut panellere de gerek yok
  • gta iv'de silah aldıktan sonra kapıdan çıkarken çakal satıcı arkanızdan stay safe, stay second amendment diye bağırarak uğurlamaktadır sizi.
  • amerikan anayasi'nin, silah tasima hakkini veren ikinci degisiklik maddesi.

    "a well regulated militia being necessary to the security of a free state, the right of the people to keep and bear arms shall not be infringed."
  • ne zaman amerikalı manyağın biri walmart'tan makinalıyı alıp bir okulu falan bassa tartışmaya açılan madde. bu tartışmaların ilginç yanlarından biri, en az bir kişinin amerikan toplumunun tiranlaşmış bir hükümeti bu madde sayesinde kolaylıkla devirebileceklerini düşünmesi ve bunu muhteşem bir özgüvenle, durumun saçmalığının farkına varmadan dile getirebilmesi. lakin amerikan tarihine baktığınızda bu "imkan" pek kullanılmamış. bunun sebebi amerikan hükümetlerinin tiranlaşmamış olması değil ne yazık ki: kölelik, kızılderili soykırımı, işçi hareketinin güvenlik güçleri ve ordu tarafından silahla kan dökerek bastırılması, amerika'da yaşayan japonların toplama kampına gönderilmesi gibi çeşit çeşit icraatlere rastlayabiliyoruz amerikan tarihinde. yine de, silahlı mücadele benzeri birşeye ise bilmemkaç yıllık amerikan tarihinde rastlanmamasına rağmen "halk eline tüfeği alacak, binlerce top, tank, jet uçağı, insansız hava aracı ve füzeye sahip amerikan ordusunu yenecek" diye ortalığa fırlayan insanları görebilmek mümkün, allah şifa versin.
  • abd anayasasinin ikinci ek maddesinin kisaltilmis adi. amerikan vatandaslarinin silah bulundurma ve tasima hakkina devletin karisamayacagini, ozgur bir ulke icin duzenli milislerin bulunmasinin gerekli oldugunu bildirir. amerika'da bireysel silahlanmanin onune gecilememesinin en onemli nedenidir. hesapta, eger baskanlardan biri diktatorluge, kralliga ozenirse halkin elindeki silahlardan korkup bunu gercekletirmesin, diye yazilmis. taa 1791 yilinda. simdi tabii 'silah derken' ne kastediliyor onu tartisiyorlar, her isteyen tabanca alsin tamam da, bunun nukleer bomba'ya kadar yolu var.

    ingilizcesi yazilmis, tercume edeyim kafama gore:

    'duzenli bir milis kuvveti ozgur bir ulkenin guvenligi icin gerekli oldugundan, devlet vatandaslarinin silah bulundurma ve tasima hakkini kisitlayamaz'
  • (bkz: molon lave)
  • ukrayna gibi 3. dünya demokrasilerinde devlet denen aygıtının eylemcilere ne yaptığını gördükçe; ejdad gibi ejdad founding fathers'a saygım daha çok artıyor. otoriter gavatların elinde kuzu gibi ölmektense amerikan sağcısı olmak anlamlı geliyor insana. sbt :(
  • yapilan elestirilerin aksine okul basmalarin ve kitlesel katliamlarin esas sebebi degildir, hatta bu tip kitlesel felaketlerin onleyicisi oldugu bile soylenebilir.
  • güzide eyaletimiz colorado'nun küçük kasabası rifleda bulunan shooter's grill restoranında satılan anayasa ek maddesi. satılan derken restoranın içinde 'servin up the second amendment' yazıyor, yoksa gidip yiyemiyorsunuz. mekanın olayı da şu ki bütün garsonlarımız bellerinde tabanca ile dolaşıyorlar, hatta tabancalarının dolu olduğunu bile iddia ettiler bize. bir de "müşterilerimizden silahlarını ihtiyaç olmadığı sürece kılıflarında tutmalarını rica ediyoruz. ihtiyaç duyulursa da iyi nişancılıkları için teşekkür ederiz" mealinde bir yazı var.

    kasabanın adı rifle, restoranın adı shooter, tabii ki silahlı gezecekler. sana second amendment helal olsun abd vatandaşı, manyaksın ve sonuna dek hak ediyorsun. yine de beni vurmadan tuna saladımı yememe izin verdin sağol.