şükela:  tümü | bugün
  • tahterevallideki kardesler. kiz asagi inerken oglan yukari cikar.
    (bkz: pink floyd) (bkz: a saucerful of secrets)

    marigolds are very much in love
    but he doesn't mind
    picking up his sister
    he makes his way into the see-saw land
    all the way she smiles
    she goes up while he goes down
    down

    sits on a stick in the river
    laughter in his sleep
    sister's throwing stones
    hoping for a hit
    he doesn't know
    so then
    she goes up while he goes down
    down

    another time, another day
    a brother's way to leave
    another time, another day

    she was selling plastic flowers on a sunday afternoon
    picking up weeds
    she hasn't got the time to care
    all can see
    he's not there
    she grows up for another man
    and he's down

    another time, another day
    a brother's way to leave
    another time, another day
    another time, another day
    a brother's way to leave

    edit: common of demonsin uyarisi ile as'ler while ile degistirildi.
  • turkce cevirisi:
    kadife çiçekleri birbirine a$ik
    fakat o aldirmiyor
    kiz karde$ini alarak yanina
    yol aliyor tahterevalli diyarina
    yukari kalkarken gulumsuyor kiz karde$i
    kiz karde$i yukari çikiyor o a$aği inerken, inerken
    oturmu$ nehirdeki bir kalasin uzerine
    guluyor uykusunda
    kiz karde$i ta$lar firlatiyor, vurmayi umarak
    o farkinda değil boylece
    kiz karde$i yukari çikiyor o a$aği inerken, inerken
    bir ba$ka zaman, bir ba$ka gun
    bir erkek karde$in daha kendi yoluna gitme sirasi
    bir ba$ka zaman, bir ba$ka gun
    plastik çiçekler satarken bir pazar ak$amustu
    yosunlar toplarken
    zamani yoktu onun du$unmeye
    herkes gorebilir erkek karde$in orda olmadiğini
    o buyuyor bir ba$ka adam için ve erkek karde$i a$ağida
    bir ba$ka zaman, bir ba$ka gun
    bir erkek karde$in daha kendi yoluna gitme zamani
    bir ba$ka zaman, bir ba$ka gun
    bir ba$ka zaman, bir ba$ka gun
    bir erkek karde$in daha kendi yoluna gitme zamani
  • see-saw.. yuki kajiura, chiaki ishikawa ve yukiko nishioka'dan olusan grup imis, sonra 3. sahis ayrilmis.. birkac normal album yaninda bi kisim .hack// mahsulune ve noir'a katkilari olmus (ki zaten .hack//sign ve noir muzikleri cogunlukla yuki kajiura'dan cikma).. piyano ustune vokal yavas sarkilar ve arada operamtirak parcalar cikarttiklari tahmin ediyorum ama cogunlukla atmasyon bu..
  • sözü ve müziği richard wright'a aittir.
  • aynı zamanda melankolik gibi değil gibi bir youth group şarkısı.

    pull down the blinds and stare at my blank screen
    some voice is asking how my weekend's been!
    planes go across the sky of petersham
    one day i will see all the hope that's stored in them

    the pale underside catches the light

    like as see-saw i need more weight to carry me up
    maybe oneday she will just say that she's happy enough,happy enough

    leaves haven't fallen yet but winter's been too long
    grief hits me like a succession of time bombs

    i've run out of reasons to explain it away

    like a see-saw i need more weight to carry me up
    maybe one day she will just say i'm happy enough

    if i was older then i would hold her
    tight and say: don't you ever leave me
    and then maybe one day she will just say
    that she's happy enough, happy enough
  • her duyduğumda tüylerimi diken diken bir kelime oyununa sahip şarkı.
    kelime oyunu aynen şöyle:
    şarkı erkek ve kız kardeşin tahterevalli diyarında tahterevalliye binmesiyle başlıyor.
    kız kardeş yukarı, erkek kardeş aşağı...
    sister goes up, while brother goes down
    vakit geçiyor, oğlan büyüyor ve evden ayrılıyor.
    kız kardeşi özlüyor tabii oğlanı. ama zamanı geliyor ve kız evleniyor.
    kız kardeşi başka bir adam için büyümüş oluyor yani.
    sister grows up for another man.
    ve tabii erkek kardeşi de özlüyor kızı. üzülüyor da.
    and the brother is down

    not:ingilizce bilmeyen suserlar kusura bakmayın elimden geldiğince açık anlatmaya çalıştım. anlaşılmadıysa olayın özeti şu down hem aşağı demek ingilizcede hem de üzgün. yani oğlan küçükken aşağıya gidiyordu tahterevallide şimdi aşağıya gidiyor. kız kardeş ise yukarı yani "up"a gidiyordu, şimdi ise büyüdü yani "grow up" oldu.
  • pink floyd'un 1968 yılında yayımladığı a saucerful of secrets isimli albümden şahane bir parça.

    'she’ll be selling plastic flowers on a sunday afternoon
    picking up weeds, she hasn’t got the time to care
    all can see
    he’s not there'