şükela:  tümü | bugün
  • leziz bir coldplay şarkısı...

    so you lost your trust,
    and you never should have, you never should have,
    but don't break your back,
    if you ever see this,
    don't answer that.

    in a bullet proof vest,
    with the windows all closed,
    i'll be doing my best,
    i'll see you soon,
    in a telescope lens,
    and when all you want is friends,
    i'll see you soon.

    so they came for you,
    they came snapping at your heels,
    they come snapping at you heels,
    but don't break your back,
    if you ever see this,
    don't answer that.

    in a bullet proof vest,
    with the windows all closed,
    i'll be doing my best,
    i'll see you soon,
    in a telescope lens,
    and when all you want is friends,
    i'll see you soon,
    i'll see you soon.

    and oh you lost your trust,
    and oh you lost your trust,
    and oh don't lose your trust,
    and oh you lost your trust.
  • gerek ingilizcede gerek türkçede "see you soon at the moon" şekliyle geyik muhabbetinde yerini almış bir cümledir.
  • bittiğinde, dinlediğiniz yerin karşısına bir kamera bırakılmasını ve o kameranın sizin az önce şarkıyı dinlediğiniz yeri terk eden vücudunuzun bulanıklaşarak kaybolma anını çekip kafanızdaki klibi tamamlamasını dileten şarkıdır.
  • (bkz: blue room)
  • kafayı cama dayayıp dışarıyı izleme ve hayal kurma şarkısı tam olarak. tam bu anın fon müziği olmalı, öyle de yer etmiş kafamda.
  • "in a bullet proof vest" mısrasını o kadar güzel söyler ki chris martin, üzerinize bir battaniye çekilmiş gibi hisseder, kafanızı "olsun lan bir dahakine" der gibi yana eğip kaldırırsınız.

    o battaniye kurşun geçirmez yelek gibi olur işte o an...
  • cennete giderken calan sarki, o sirada son bir kez dunyaya bakiyor olursunuz ama aglayamazsiniz.
  • sadece melodisiyle bile alıp götürebilen şarkı.
  • hüzünlü ama aynı anda insana garip bir mutluluk veren, sakin, huzurlu, muhteşem şarkı.
    yalnız başınıza oturmuş dinlerken, hele de üzgün bir anınızdaysanız içinizdeki yaraları tedavi eder sanki, hayal kırıklıklarınızı kendine has hüzünlü notaları arasına katıp götürür. içinize huzur dolduğunu hissedersiniz, bir de mutluluk...ama öyle coşkulu bir mutluluk değil; sessiz, vakur bir mutluluk hissi... nerede, hangi şartlarda olursanız olun, kendinizi fon müziği bu şarkı olan bir filmin başrol oyuncusu gibi hissettirir bazen de...
  • coldplay sevenlerin pek bilmediği bir şarkı bu. ama öyle ki, çok bilinmemesi onu daha kıymetli yapıyor sanki. ne kadar az dinlenirse o kadar fazla kıymete binecek hissi var ben de. o yüzden bana özel ve bana ait bir şarkı kalmasını diliyorum. inanılmaz sade, kendiliğinden akan bir şarkı. olympos'un akderesi gibi.