şükela:  tümü | bugün soru sor
  • "nick and norah's infinite playlist" filminin yazarı lorene scafaria tarafından yazılan ve yönetilen yeni steve carell filmi. kadroda keira knightley'nin yanı sıra televizyondan aşina olduğumuz patton oswalt, adam brody ve connie britton da var. geçen yaz sezonu iki sürpriz komedi filmi çıkarıp ("bridesmaids" ve "crazy stupid love") çok başarılı olan amerikan sinemasının bu yaz gösterime girecek incilerinden biri bu film. aksiyon dozu yüksek yaz aylarında bize nefes aldıracağa benzer. ama kendisi de aynı aksiyondan nasibini almış gibi görünüyor ilk fragmanına bakacak olursak.

    dünyanın sonu gelmektedir ve herkes hayatlarının sonuna hazırlanmaktadır. orta yaş bunalımı, elden kaçan kız, hiçbir ilişkiye tutunamamış erkek gibi klişe kavramları bir de komedi çerçevesinden izlememize olanak tanıyacak olan film dıştan bakıldığında epey sıradan gözükse de fragmanı umut veriyor gibi.

    http://www.imdb.com/video/imdb/vi2149949721/
  • bu hafta gosterime giren 2012 yapimi komedramantik janrali eser. "komedi" ve "steve carell" kelimelerine aldanmayin bu has be has dokunakli bir film.

    --- spoiler ---

    kliselere sirtini verdigi anlar da olsa derdini anlatabilen bir film. carell ve knightley (ulan cok ozenmisimdir boyle sadece soyad kullanmayi) arasi kimya bekledigimden cok cok daha iyi. eminim bir cok kisi iliski kimyasi acisindan olumsuz konusucaktir ki onu da dusunen zarif insan sevgili steve'cigim filmin sonunda keira'nin "keske seni cok daha onceden tanisaydim" serzenisine baska bir zaman diliminde veya kosulda olsaydik zaten bunlarin hicbiri olmazdi" diyerek olasi negatif yorumlari sik bir sekilde gogsunde yumusatiyor. (bu en azindan dogru bir klise, allah var) bence o kosullar ve kendi ufak fanusunda iliskinin gelisimi ve dinamigi tutarli olmus. senaryonun beklenildigi uzere pek bir numarasi olmasa da ozellikle filmin sonlarina dogru akici olarak ilerliyor. steve carell'in eski sevgilisinin izinden gitme rotasini izlememeleri daha iyi hatta daha gercekci olmus. dunyanin sonu psikolojisi geldiginde sanirim insanlar en yakinindaki dallara tutunmayi tercih edeceklerdir. hele agac keira cinsiyse cok da mevzuyu abartip 20 sene oncesinin asklarina yelken cevirmeye gerek yok. zaten zaman da yok. bazen en yakindaki el, en cok ihtiyacin olan el'dir yigen.

    son sahnede yatakta dodge'in yalnizligini -en sonunda- silebilme duygusunu cok guzel yansitmislar. orta yas krizindeki, sansi bir turlu yaver gitmeyen, izole karakterler (loser degil amk, her boka loser diye atlamayin reca ederim) ne kadar steve carrell'in ustune yapismis olsa da aslinda bu durum tamamen adamin bu karakterleri bi ust seviyeye cikarmasiyla alakali. iste yine filmin son anlarinda o dinginlik duygusunu sahane bir sekilde oynuyor. keira da panik haliyle soyledigi boyundan buyuk laflari ve sisirilmis sevgi sozcukleriyle harika bir sekilde eslik ediyor steve'e. bir de tabi haliyle dunya kayiplara karismadan evvel ki son dakika var; opusme gibi osuruktan bir kliseye siginmamalari cok yerinde bir hareket olmus. dudak maalesef cok overrated bir organ, goz ve agiz'a ortak bir sans verdikleri icin ben sahsim adina tesekkurlerimi sunuyorum.

    cocuklara sampanya icirdikleri sahne de cok yerinde dusunulmus ve tutuculuktan alev almis amerikan endustrisi icin cok yerinde olmus. onun haricinde hayatini pismanliklarla ve terkedilmisliklerle gecirmis bir adam icin tabi ki daha iyi bir bir son olamazdi. keske gercek hayatta da her yeni baslangic sevdiginin gozununun icine baktigin beyaz arka fonlu zaman dilimlerinde gerceklesse.

    o plaklarin arasindan rem ve it's the end of the world as we know it icin bekledik haliyle ama olmadi. kismet.

    --- spoiler ---
  • son derece sıradan olan bir konuyu çok güzel bir şekilde anlatmayı başarmış hem eğlenceli hem hüzünlü bir filmdir.
  • izlediğim en iyi filmlerden diyemesem de kesinlikle içinde barındırdığı oyuncuları göz önüne alırsak oldukça farklı bir film. en azından sığlıktan ve klasik hollywood klişelerinden uzaklaşmak için yoğun bir çaba harcandığını sezdim diyebilirim. filmin yol hikayesine dönüştüğü noktadan itibaren yer yer festival filmleri tadını da aldım ama bir sebepten bir şeyleri eksikti bu filmin ve tam olarak o havayı yakalayamamışlar.

    belki filmin o sıkıcı ilk 15 dakikası farklı olsa, riski göz alıp biraz bodoslama dalmış olsalardı konuya ve "aman seyirciyi çok üzmeyelim" kaygısını taşıyan bir sondan birazcık uzaklaşabilselerdi, bu film tam olurdu.

    bir de çok çok sevdiğim, hatta bir zamanlar neredeyse aşık olduğum iki oyuncu william petersen ve adam brody'i müthiş özlemişim, yıllardan sonra izlemek benim için filmin güzel bir sürpriziydi.
  • beni etkileyen nadir filmlerden biri. yer yer romantik ve sonlara doğru ağır dram gerçekten etkileyiciydi. son 5 dakikası da gerçekten aklımdan hiç çıkmayacak gibi gözüküyor.

    --- spoiler ---

    p:but it isn't enough time.
    d:it never would have been.
    --- spoiler ---
  • steve beyin bu türdeki ilk filmi değil, ama sanırım en sönük filmi. daha fazlasını bekliyordum.
  • steve carell ve keira knightley o kadar uyumsuz görünüyorlar ki, gerçekten de ancak dünyanin sonu geldiginde bir çift olabilirlerdi. oyuncu seçiminin de bu düsünceden yola çikilarak yapildigini saniyorum. keira knightley, dünyanin sonu gelse bile iyi bir oyuncu olamayacak.
  • kırık kalplerin veya asla tamir edilemeyecek olarak düşündüğünüz veya tamamen sizi hayatın bambaşka yerlerine sürükleyen bitmiş ilişkilerin tekrar düzelmesi ve gerçekten de sevgiyi bulmak için illa dünyanın sonunun mu gelmesi gerekiyor işte bu film bize bunu en iyi şekilde kendine özgü bir şekilde çok güzel anlatıyor. her ne kadar birine sonsuz bir kin tutsanız bile sizi ve dünyayı kurtarıcak tek şey sevgi ve kalbinizi asla bu kutsal şeyden mahrum etmeyin eğer yalnız ve acınası şekilde hayata gözlerinizi yummak istemiyorsanız. kısacası izlerken insanın ağzında acı tatlı çok güzel bir his barındıran ve benim bu tarz sonları ne kadar çok sevdiğimi hatırlatan çok güzel bir film olmuştur. izleyin, izlettirin.
  • güzel film olmuş.

    --- spoiler ---
    izlerken fark ettim ki benimde içimde bir romantik varmış. son ana kadar bekledim, göktaşının yolu değişmiş, yanlış hesaplamışız, sığınak bulduk gibi birşeyler olmasını. ama olmadı. olmadığıda iyi oldu günlerdir düşündüğüm birşeydi yanlız mı ölür insan sorusu. bu filmle anladım ki insan yanlız ölmek zorunda değilmiş. kız gelmesede adam yanlız değildi geldi dahada güzel oldu.

    --- spoiler ---
  • izlemeyi, adı ilk belli olduğu zamandan beri istediğim bir filmdir.
    haz erteleyicilikte bir dünya markası olarak, bugün izledim.

    şuna karar verdim: bir şeyi ertelerken onu ne kadar çılgınca sevebileceğimi bir şekilde hissederek erteliyorum. bu artık kesin ve kozmosun kaidelerinden biri.
    bununla birlikte, belli bazı şeyleri (his, kitap, film ve felsefe gibi) anlayamayacak insanlar benimle sonuna dek* olamıyorlar.
    bu hisler, kitaplar, filmler ve felsefeler ve diğer başka şeyler arasında neler olduğunu burada saymam anlamsız olur. ama buraya kokumu sürmek, ve bu başlığı sahiplenmek istiyorum. çok sevdiğiniz bir şey üzerinde hak iddia etmek gibi bir şey bu.

    kısacası, bu film benim, ve artık sabitlerimden biri.
    zaten, bazı şeyleri benim kadar sahiplenenlerle, paylaştığımız tuhaf gezegende birlikteyiz.

    yönetmenle bir ropörtaj --->
    hatta:

    q: did you know from the start you wanted to direct the script?
    scafaria: i’d always wanted to direct–i directed theater when i was younger, and i made a short film in 2005. i worried about the tricky tone of this story in other people’s hands, and about the ending being changed. these are themes that i’d been exploring for so long, these are characters i’d been trying to talk about for so long, it just felt like the culmination of everything i’d been trying to do, so i couldn’t let it go.

    çok içten bir açıklama. ben olsam, aynı hislerde olurdum.

    --- spoiler ---

    penny bir yay burcu kadınıdır.

    ***

    dodge: what are you doing? penny, this really doesn’t involve you.
    penny: i said i was going to get you there, i’m going to get you there so, where was the last place you saw her?
    d: where was she 18 years ago? look, you don’t need to spend the last days of your life with a total stranger.
    p: you’re not a total stranger, and these aren’t my last days.
    d: oh, you’re a survivalist?
    p: no, i’m not a survivalist, i’m an optimist.

    ***

    p: how could you let me go?
    d: i don't know. it was so stupid.

    ***

    p: i wish i'd met you a long time ago. when we were kids.
    d: it couldn't have happened any other way. it had to happen now.
    -but it isn't enough time.
    -it never would have been.
    (atmospheric sound)
    -i'm scared.
    -i... am [caps]madly[/caps] in love with you, penny. you're my favorite favorite thing.
    -i thought that somehow we'd save each other.
    -we did. penny... i'm really glad i got to know you.

    izlediğim en sonlardan biri. fiziksel olarak kalbim çıktı yerinden.

    --- spoiler ---