şükela:  tümü | bugün
  • en son ykyden londra şiirleri adlı kitabı yayınlayan şair.
  • kitapları okumadan eleştiri yazan, türkçe'yi çok önemsediği anlaşılan ama ne komik ki kısacık eleştiri yazılarında tonla imla ve dil hatasına rastladığımız, türk edebiyat camiasının kanayan yaralarından ve o yarayı açanlardan biri.
  • kitap tanitimlari gercekten kotu olan; kitabi okumadiysaniz adamin hububat fiyatlari hakkinda konu$tugunu zannediyorsuniz. fakat hafta icleri hurriyette cikan ara$tirma yazilari iyi olan gazeteci.
  • kitap tanıtımlarında kullandıgı dili biraz daha anlasılır hale geldi son zamanlarda,yoksa kimseye faydası yoktu,kitabın neden bahsettigini bile anlamak mumkun degildi simdilerdeyse en azından hımm boyle bir sey galiba diyebiliyorum
  • hürriyet gazetesinde ne kadar, kaliteli röportaj, kitap tanıtımı, şair yazar polemiği varsa işte onların altında bu güzel insanın sakallı fotoğrafını görürsünüz.

    85 ylından beri hergün hürriyet okuyan benim için o sakallı fotoğraf adeta bir markadır. gazeteciliği de, yazarlığı da şairliği de güzeldir. solcudur ve de islami, muhafazakar yazarların kitaplarını ilgiyle takip edip pek güzel tanıtır.

    ismet özel için mesela yazdığı bir tanıtım yazısı hep aklımdadır. hürriyet pazar ekinde ötüken neşriyat'tan çıkmış kitapları görmek yine sefa kaplan sayesinde mümkündür.

    ayrıca bir ara yıldırım türker miydi kimdi kaplan'ın hürriyet'te çalışıyor olmasına laf etmiş ve solculuk üzerinden başlamış meşhur tartışmada sefa kaplan'a sataşmıştı ama ruşen çakır da, kaplan'a destek çıkmıştı medyakronikte. hasılı sağlam adamdır.
  • 1956 çorum doğumlu.ankara gazi eğitim enstitüsü türkçe bölümünü bitirdikten sonra istanbul üni.edebiyat fakültesi türkoloji bölümünü son sınıfta bırakıp öğretmenlik yaptı.1984'te öğretmenliği de bırakıp gazeteciliğe başladı.türk edebiyatı dergisinde ilk şiirleri yayınlandıktan sonra beş yıllık londra macerası yaşadı.sürgün sevdaları,insan bir yalnızlıktır,seferberlik şiirleri,disconnectus erectus(2+1), ve londra şiirleri adlı şiir kitaplarının yanısıra,kemal derviş-bir kurtarıcının öyküsü adlı biyografi kitabını yazdı.insan bir yalnızlıktır kitabıyla 90 da behçet necatigil şiir ödülünü almıştır.londra şiirleri kitabındaki charring cross road tesadüfleri şiiri ile her okuduğumda bir kez daha hüzünlendiren şairdir.

    bir yanım seddülbahir
    bir yanım cebel_i tarık
    dudaklarımda hacı arif
    ceplerimde naima
    bir derviş eskisi gibi
    gezinirim sabah akşam
    charring cross road'da
    daima.-

    yaş kırkı çoktan geçmiş
    ne misak-ı milli sınırları
    ne iskenderiye,ne şam
    bir rakı içmeye kalksam
    içimde boğaz fırtınaları
    ömrüme çok şey sığmaz artık
    çatı katı bir ev,okyanusta bir ada
    yine de,her sabah erkenden
    kendiliğinden gider ayaklarım
    charring cross road'a.-

    güldüğüme bakmayın zamanlı zamansız
    konuşmaya konuşmaya,bir gün apansız
    gülmeye başlıyor insan kendi kendine
    tıpçı dostum reşat kadar oğlakçı raşit de
    bilir elbet bu hastalığın ismini
    ama dar gelmeye başlayınca bu oda
    sanki yıllardır hep özlermişim gibi
    marilyn monroe'nun o bulanık resmini
    savururum kendimi charring cross road'a.-

    dört metro ağzından kusuluyor insanlar
    bir yanda çin mahallesi,bir yanda sinemalar
    bir de türkçe kitap satan bir dükkan var
    kitapçılar iki sıra halinde sağda solda
    ayıp değil ya,sahaflarda sanıyorum kendimi
    bir başıma gezinirken charring cross road'da.-

    beyazıt değil de,beyoğlu sanki
    şurada bizim güreli'nin robenson'u
    hala pandora'nın kutusu'nda hüseyin
    bir sabah telefonda öğrendim
    yerinde yeller estiğini alattin eser'in
    kaldım öylece pek bir şey diyemedim
    sonra birden nerede yaşadığımı unutup
    sanki küçük bir sokak varmış gibi arada
    simurg'u aradım charring cross road'da.-

    enis'in zencisine de burada rastladım ben
    alnındaki çizgiler,gözaltlarındaki torba
    sigara tutuşu kadar,o iri gümüş yüzük
    bir de gözbebeklerindeki hüzün elbette
    "enis'in arabı olmalı" deyip güldüm
    içimden,saçlarının aynı şekildeki dökülüşünden
    "entwellektüel olmalı garibim" diye üzüldüm de
    hatta,her şey tastamam enis batur'u adamda
    belki de norman'ını arıyordu
    charring cross road'da.-

    bir gün de yine öyle dolaşırken
    kendi kendime,birden 34 plakalı
    bir otomobil çarptı gözüme,bir
    yanardağa dokunmuş gibi oldum,
    gözlerimin dolmasına aldırmadan
    boğazıma basıp yumruklarımı,
    "sus" dedim,"sus ulan,ne istanbul,ne boğaz,
    ne de sahaflar şimdi seni hatırlar,
    sustur içini ve yıkıl git mağarana"
    o gün bugündür uğramaz ayaklarım
    charring cross road'a.-
  • takma adla e dergisinde yazılar yazdığına inanılan şair.
  • öyküler seni söyler kitabıyla beni fethetmiş öykücü
  • alışkanlıklarımı bozan adam.
    çok küçük bir ayrıntı ama izah edeyim. yıllardır (85'ten beri) hürriyet okurum[nefret ediyorum ama bağımlılık yapıyor]. hele pazar günleri hiç kaçırmam. önce manşete bakar ana gazeteyi okurdum eskiden. sıra şaşmazdı. ancak pazar günleri uzunca bir süredir alışkanlıklarımı değiştirdim. önce sefa kaplan'ın kitap tanıtımlarını okuyorum; kimini iki üç kez. lakin geçen pazar kendisinin o alameti farika olan fotoğrafını göremedik üzüldük. yeni kitap tanıtımlarını da okumadım zaten. inşallah bu kısa süreli bir ayrılıktır.
    bu arada "sefa kaplan tarzı kitap tanıtma rehberi" yazacak kadar malzeme vermiştir kendisi bize, geçen zaman içinde.
    şöyle efendim. önce güzel bir kitap seçilir. kitap türkiye'nin toplumsal yapısıyla, sinemasıyla vs. bir şekilde ilgilidir. yazar önce kitabın bir ki kusuru [bu tespitler yerindedir genelde] bulur yazar. ama sonra şerh düşer. düşünmek bu topraklardan göçtü göçeli böyle bir çabaya [kitap yazmak] kayıtsız kalmak da ayıp değil mi ama? diye sorar. her kitap eleştirisinin alt metninde aynı zamanda bir aydın eleştirisi bir seçkincilik eleştirisi yatar. bilindik kanonların dışında kalmış muhafazakar/islamcı eğilimli kaliteli yazar ve metinleri kollar tek tip anlayışa karşı çıkar. ters köşelerden bakar.
    işin en güzel tarafı bütün bunları 3 cümlelik, paragraf bile tutmayan kısacık tanıtım yazılarında yapar. şair duyarlığının sindiği kelimler de cabası.
    hele kitapların okunmadığına dair düştüğü sevimli tarizler iç gıdıklar. hem topluma, hem okur-yazar tayfasına takılır sık sık.
  • mesut yeğen ile girmiş oldugu polemik için: (bkz: #8228725)