şükela:  tümü | bugün
  • yılmaz güney'in 13 eylül 1974'te, endi$e'yi çekmek için gittiği yumurtalık 'ta vurduğu hakim.
    http://webarsiv.hurriyet.com.tr/…0/02/10/179685.asp
  • devlet bahçeli nin sosyalistlerin toplantısı için parise giden ve yılmaz güneyin mezarını ziyaret eden kemal kılıçdaroğlu na eğer yılmaz güney in mezarını ziyaret ediyorsan yumurtalık hakimi sefa mutlu nun mezarını ve ailesinide ziyaret etmelisin diye bi eleştii yönelterek tekrar gündeme getirdiği hakim.
  • öncelikle olayla ilgili bilgi veren merhum sefa mutlu'nun annesi değil ağabeyi oktay mutlu ve daha sonra yumurtalık'a gelip olayı soruşturan savcı yalçın öğütcan'dır. namık kemal behramoğlu'nun etnik kökeni bence de kimseyi ilgilendirmemeli fakat daha sonra gazetelere "kendisini tutuklayan savcı bile 'o lumpen değil, centilmendi' dedi" şeklinde demeçleri düşen kişi kendisidir. bunları da ideolojik, taraflı olarak söylediği açıktır.

    bütün bunlardan daha fenası ise sırf katil ideolojik olarak ön planda bir sinema oyuncusu diye kurbanın ailesinin bunca yıl sindirilmesidir. kendisinin aşırı alkollü olduğu, yılmaz güney'e ve çevresindekilere küfürlü ve fiziki saldırıda bulunduğu iftirasını yaydılar senelerce. halbuki adam bizzat gazino sahibinin şikayeti üzerine (yılmaz güney'in gazinoda silah sıkmakta ısrar etmesi sebebiyle) gidiyor gazinoya. alkollü olduğu falan da yok. oktay mutlu sonraki yıllarda yılmaz güney'in bu cinayetini romanlaştıran bir yazı dizisinin hürriyet'te yayınlanmaya başladığını, kendilerinin tekzip ettiği zaman ise ‘medyayı karşınıza alırsanız sizin için daha kötü olur. biz bu roman için 5 milyar lira ödedik’ şeklinde tehdit edildiklerini söylüyor.http://www.trbilim.com/…akim-sefa-mutlu-kimdir.html

    hatta olaydan hemen sonra yaşadıklarını anlattığı şu ifadesi daha da korkunç:

    "o günleri tekrar tekrar yaşamak istemiyoruz ama olay bizim dışımızda sürekli gündeme getiriliyor. mahkemenin yapılacağı salona biz polis kordonunda, hatta güney'e özgürlük diyen kitlelerin arasından geçerek girerdik. şahitlerimiz para karşılığı susturuldu. hatta o kadar ileri gittiler ki, bize bile para teklif edildi"

    http://www.haberjet.com/…sdetail.aspx?newsid=741101

    maalesef türkiye böyle bir ülke. sırf egosunu tatmin için karısının başına bardak koyup (yalvarmalarına aldırmadan) bardağa ateş eden dengesiz bir insan bu sefer de ortada hiçbir sebep yokken bir hakimi, başka bir insanı katlediyor. ama sırf siyasi duruşu yüzünden bu adamın cinayet de dahil bütün pisikleri bir güzel temizleniyor, aklanıyor. kurbanın ailesi ise gene bunlar tarafından sindiriliyor, susturuluyor. bu cenahtan hiçkimse ise mahallenin namusunu kurtarmak adına bile çıkıp da buna karşı bir söz demiyor.
  • kendisi hakkında bütün görgü tanıklarının ifadeleri aşağı yukarı şunu diyor :

    "filmde kullanılacak bir sahneden dolayi, kavga çıkıyor, ayiriyorlar, sonra sefa mutlu demir sandalyeyle saldırmaya gelince, yılmaz güney tek el ateş ediyor."
  • yılmaz pütün tarafından öldürülmüş savcı. yılmaz güney hayranı binlerce gencin birçoğunun bilmediği cinayetin kurbanı.
  • bu ülkeyle ilgili beni üzen, hatırladıkça sağcısı solcusu fark etmeden insan olamayacağımızı hatırlatan olaylardan biri bu.

    yılmaz güney bu adamın katilidir, popülerlik kisvesiyle katilliği örtülmüştür. hani sanatçıları sanatından ötürü sevmek gerek diyorlar ama bunun sınırı katillik olabilir mesela, adam hastaysa, şiddet manyağıysa yaptığı işin kalitesinin bir önemi yoktur.

    kardeşinin röportajı

    yılmaz güney'in şiddet yanlısı bir insan olmadığını iddia etmek de hitler'in tutkulu bir vatansever olduğunu söylemekle aynı şey.

    karısının kafasına bardak koyup ateş eden ama şiddeti sevmeyen yılmaz güney

    dünyanın en sakin adamı

    olayla ilgili ifadeler o kadar sallamasyon ki, bazıları silah görmemiş bazıları yılmaz güney'in elinde görmemiş ama ne boksa "ay hakim o gece çok sarhoştu, o saldırdı durduk yere, adamın karısına küfretti" lafları edilmiş. madem yılmaz güney katil değil neden bu salak ifadeler savunma gibi veriliyor? yok hakim sandalye geçirmiş, e bunun karşılığı öldürülmek mi? hakim neden sayıca az olduğu ortama girip o ortamın adamına küfür etsin yahu?

    şu kadar yıl geçmiş, kimse de olayı deşmemiş. ölen öldü diye sallamıyorlar belki.
  • katili yılmaz güney olan savcı. tam türk solunun favori eylemine konu olmuş olayın kurbanı. katili ünlü bir sinemacı ve yönetmendir. solcu olduğu için kahramandır.

    düzeltme: kendisi hakim. savcı değil.
  • filmde daha gerçekçi olsun diye gerçekten eşek öldüren bir insansının vurduğu savcı.
    adama her türlü iftira da atılmış maşallah. küfür etti diye öldürdü diyenler var. katili olan kişi sanırım tam bir anadolu çomarı. düğünlerde ateş eden türden. benim de etrafımda komunistim diyip kabadayılık yapanlar vardı gençken. solcumuzdan da sağcımızdan da bir bok olmayacağının en güzel kanıtları bu isimler işte.
  • yılmaz güney'in egoist bir pezevenk olduğunu öğrenmeme vesile olmuş adamcağız. zaten bir türlü ısınamamıştım kendisine her kadar sol görüşlü olsam da.
  • alkollü mekanda, meskun mahalde, havaya silahla ateş eden birini polise aldırmak yerine sinkaflı küfürler eşliğinde demir sandalyeyle saldırarak delikanlılığın kitabını yazmış merhum hakim.

    yılmaz güney'in şahsına olan nefretinden böyle davrandığına ve ülkücü olduğuna kalıbımı basarım.

    şu anda 35 yaş üstü olan çoğu kişi 90'lı yıllarda anap ve dyp'li bakanlarla birlikte ülkücü mafyaların düğünlerde çoluk çocuğun arasında kameralar önünde takır takır mermi attığını çok iyi bilir. dilerseniz gazete arşivlerine bakabilirsiniz.