şükela:  tümü | bugün
  • vatandaslarinin vergilerinin nerede ve nasil kullanildigina ve devlet sirri olmadigi surece alinan karar ve tutulan kayitlara ulasabildikleri kontrol mekanizmasina sahip olan, olasi hata ve yolsuzluktan dolayi kayiplarin azaltilabildigi devlet.
  • demokrasinin temel ilkeleri temsil, katılım ve denetim ise, demokrasinin gereğidir. bu nedenle, şeffaf devlet kavramını demokrasi savaşçısı, ülkeyi yöneten şerefli, sözde ak-pak politikacıların yaratması gerekir. peki, bu kavram yaratılır mı? bunun cevabını hepimiz çok iyi biliyoruz. şeffaf devlet; politikanın kirini, pisliğini temizlemenin tek yoludur, fakat bu pisliği temizleyecek olanların, pisliği üretenler olmasından sebep asla gerçekleşmeyecektir. nasıl gerçekleşebilir? sanırım cevap; "siyasal gücün, sınırlarının olmasıdır." hoş, tekel olmuş bir politik anlayışın olduğu ortamda, şeffaflığın oluşması mümkün değildir ama bir umut işte.
  • (bkz: ütopya)
  • gazetecilerin olmadığı devlettir. hepsini içeri tıkabilirsek gerçekleştireceğiz.
  • (bkz: çüş)
  • bu topraklarda yapılması zor. aile içinde bile şeffaf olamayan insanların devletçe şeffaf olması pembe bir hayal.

    şöyle bir empati yaparak ne kadar şeffaf olduğumuza bakalım, sonra çekirdekten çınara misali toplumu hayal edelim.
  • --- spoiler ---

    @liberaldemokrat 9 dk.
    devletin tüm kurumlarının muhasebe kayıtlarının günlük olarak webden yayınlandığı bir hükümet kuracaktık.... ne kaybettiğini gör istedim...

    --- spoiler ---
  • vatandaşın kolaylıkla hesap sorabildiği devlettir.

    bizdeki uygulamalarda "şef" veya arapça dudak anlamına gelen "şeff" kelimesi ile bağdaşık bir kullanım göze çarpmaktadır.

    ilgili bir yazı: şeffaf demokrasi

    --- spoiler ---

    “şeffaf” devlet yapımız içerisinde sözkonusu vergi olunca, uygulamada “şeffaf” kelimesi yerine batılı dillerdeki söylenişi olan “transparan” tercih edilmiş görünüyor. bir nevi, “vatandaş, sen transfer et paranı, gerisini karıştırma” durumu. varlığımız, varlık fonu’na armağan olsun icabında...

    şeffaflık demişken aklıma geldi, arapça “şeff” dudak demektir. bir şefin dudaklarından çıkan her kelimenin anında emir telâkki edilip gerekirse ve yapılabiliyorsa yasa çıkarılarak, yapılamıyorsa yasaları çiğneyerek yerine getirilmesine “şeffaf demokrasi” denir. bir de şu var: şef affederse yeterlidir. diyelim şef, kendi gördüğü lüzum üzerine bazı belediye başkanlarını istifaya dâvet etti ve istifa etmezlerse bedelinin ağır olacağını söyledi. mana-i muhalifle bakarsak bu başkanlar dâvete icabet ederlerse şef tarafından affedilecek ve bedel ödemeyeceklerdir.

    yeni türkiye’mizin ileri ve “şeffaf” demokrasisi hepimize hayırlı olsun.
    --- spoiler ---
  • türkiye'nin 113 ülke arasında 93. sırada yer aldığı alandır.

    detay: hukukun üstünlüğü endeksi