şükela:  tümü | bugün
  • ahanda benim başlığım dedim durumdur. zira, belli bir yaşıma kadar "ben şehir dışında okuyacam yeaa, bıktım ailemden" deyip, 2. senesinde ailemin kıymetini anlamakla sonuçlanmıştır.
  • aileyi işletmektir.
  • yozgat şefaatli'de yaşayan dayı oğlum gaddar kerimin yaptığı iş. hakkında ileri geri konuşulduğunu duyarsa, neden lakabının gaddar olduğunu anlarsınız.

    (bkz: urfa'da oxford vardı da biz mi gitmedik)
  • kişinin yaşadığı şehirdeki üniversitenin puanı düşükse ve söz konusu kişi iyi bir puan almışsa gayet mantıklı bir eylemdir. adam atıyorum türkiye genelinde ilk 10 bin'e girmiş ve kars'ta yaşıyor, bu durumda ne yapsın kafkas üniversitesi'ne mi gitsin.
  • –boğaziçi işletme`ye de mi gitmesin?
  • çok mantıklı. gidin abi, öyle durumu çok kötü olmayan da bir aileniz varsa, kafanız rahat yaya yaya bitirsiniz okulunu. zaten öyle çok seçkin ya da meslek sahibi yapıcak bir üniversite bölümünde okumuyorsan herşey kendini geliştirmene kalmış. döner kpss çalışırsın en kötü git eğlen gel koçum.
  • şehir dışına çeko okumaya gideni görünce yarası azda olsa kabuk bağlayan gidiştir.
  • çoğunun derdi okumaktan ziyade üniversite ortamını yaşamaktır. işte okuyorum ayağına aileyi haraca kesmek, ortam yapmak, aşk meşk ilişkilerine dalmak, kafa dengi arkadaşlar kurmak falan.

    kim sikler geleceği modu açıktır hayatın bu bölümünde.

    istisnalar hariç ömürboyu iş arama ve iyi bir işte sabit duramama ile sonuçlanır genelde bu tarz abuk bölümleri okumak.

    gel de anlat tabii.
  • ben şehir dışına ekonometri okumaya gittim, puanı işletmeden daha düşüktü. sonrasında turkiye'de herkesin çalışmak isteyeceği büyük şirketlerde çalıştım ve şimdi de dünyanın en yüksek cirolu şirketlerinden birinin avrupa ofisindeyim.
    salak salak konuşanlara bakmayın. o küçük görülen evden uzaklaşma, sosyal çevre kurma, düşme kalkma dedikleri şeylerin katkısı onların göremediği kadar cok. bu işin işletmeyle iktisatla alakası yok. bitik ve ezik insanlar konuşadursun, siz bildiğiniz yoldan devam edin.