şükela:  tümü | bugün
  • "....

    basit bir anlatımla, türk milletinden saklanan şehir hastanelerinin gerçeği şöyle;

    -ihaleyi alan firmaya, hazine arazisi bedava verilir.

    -devlet firmaya 25-30 yıl sürekli kira ödemesi yapmayı, hazine garantisi vererek kabullenir.

    -sözleşme süresi 49 yıla kadar çıkarılabilir.

    -hastane çevresindeki tesisleri yüklenici firma işletir, gelir onundur.

    -hastane ve çevresindeki yapılardaki işletmeler her türlü vergi-harçtan muaftır.

    -hastanelere devlet tarafından %70 doluluk garantisi verilmektedir.

    -şehir hastanesinin çevresindeki devlet hastaneleri kapatılacak ve kadroları şehir hastanesine devredilecektir.

    -kapatılan devlet hastanelerinin bina ve arazilerinin tasarrufu da yüklenici firmaya bırakılacaktır.

    -sağlık tamamen paralı ve pahalı hale getirilmektedir.

    -şehir hastanesi yapılan illerde yatak sayısı artmamaktadır. denizli’de 1000 (bin) yataklı şehir hastanesi kurulacak. denizli merkezdeki kapatılacak devlet hastanelerindeki yatak sayısı zaten 995 idi!

    -şehir hastaneleri, ihale kanununa tabi değildir.
    2010 yılında “ihale yöntemi” ile yapılan 1200 yataklı erzurum devlet hastanesi 193,5 milyon tl bedelle tamamlanmıştır.
    fakat kayseri şehir hastanesi (1538 yatak) sabit yatırım tutarı 427 milyon tl’yi geçecektir. devlet kayseri şehir hastanesi için yüklenici firmaya 25 yılda 3 milyar 443 milyon tl kira bedeli ödeyecektir.
    yani kayseri şehir hastanesi için firmaya ödenecek 1,5 yıllık kira bedeli karşılığında (1200 yataklı) bir devlet hastanesi yapılabilecektir!

    -ingiltere’de yapılan çalışmalar, 1 adet şehir hastanesi için harcanan parayla, 3 adet devlet hastanesi yapılabileceğini ortaya koymuştur.

    -sağlık çalışanları, taşeron işçi haline getirilecektir…"

    rıfat serdaroğlu

    ***
    yazının tamamı için;
    https://rifatserdaroglu.com/…r-hastaneleri-soygunu/
  • halk sağlığı uzmanı, doç. dr. ilker belek'ten takip edilesi ve okunası hastanelerdir.

    basit satırbaşları...

    "şehir hastanelerini mr, tomografi, pet cihazlarıyla doldurmakla övünüyorlar. hiç bir gereksinim analizi yok ortada. oysa 100 bin kişiye bir yılda çekilen mr sayısı türkiye'de 11500, ab ortalaması 4100. gereksiz teknoloji kullanımını katlayıp, firmalara para kazandıracaklar."

    "14 şehir hastanesinin şirketlere yatırım maliyeti 10 milyar dolar. devletten yatırım karşılığı alacakları ise 27 milyar dolar. iyi kazanç. üstelik devletten alacakları 25 yıllık kira bedeli dahil değil."

    "2015 yılı başında ihale süreci tamamlanmış bulunan 14 şehir hastanesinin yıllık kira bedeli toplamı 2.5 milyar tl, 25 yıllık kira bedeli toplamı ise yaklaşık 63 milyar tl idi. ısparta şehir hastanesinin toplam yatırım bedelini akfen’in 1 milyar 150 milyon tl olarak açıkladığını dikkate aldığımızda, devletin şirketlere ödeyeceği 25 yıllık kira ile tam 55 tane ısparta şehir hastanesi yapabileceğini anlıyoruz. ya da bir yıllık kira ödemesi ile 2 tane ısparta şehir hastanesi."

    http://haber.sol.org.tr/…zarar-sermayeye-kar-191106

    https://www.facebook.com/…9&hc_ref=newsfeed&fref=nf
  • (bkz: soygun)
  • osmangazi köprüsünde verilen garanti gelirin götümüze yansıyan acısı daha dinmeden ikinci bir darbe olarak içimizi deşen soygundur. topluma yansımıyor bunlar. ya da inandırıcı gelmiyor. her ay ceplerinden milyarlarca dolar akıp giderken yaşadıklarına inanmıyor insanlar. diyecek tek kelime bulamıyorum. bu kuruluşları finanse etmek uğruna bim market ürünleri ile karnını doyurmak zorunda kalan türk insanı 10 sene sonra yediği kalitesiz gıdalar yüzünden kanser olunca bu şehir hastaneleri çok işlevsel olacaktır eminim. sanırım en büyük şanssızlığımız bu topraklarda doğmuş olmak. haa bu arada değinmeden geçemeyeceğim; o bizi kıskanan avrupa' nın da ta anasını sikiyim.
  • "kendi arazisinde kiracı olan sağlık bakanlığı, 25 yıl sözleşme imzaladığı bilkent şehir hastanesi’ne 340.6 milyon tl yıllık kira ödeyecek. bu tutar, sözleşmede belirlenen bir endeksle her yıl artacak.

    yurtiçinde ccn inşaat adını kullanan dia holding’in üstlendiği binanın yapım süreci 2 mayıs 2015’te başladı ve imzalanan protokolün duyurulmasından bir hafta önce 1 ağustosta tamamlandı. "

    http://www.gazeteduvar.com.tr/…anlik-icin-kesilmis/
  • "kuzey anadolu kalkınma ajansı tarafından haziran 2016’da yayınlanan “özel hastane ön fizibilite raporu’na göre 1 yatağın maliyeti 269.991 tl. şehir hastanelerinde bu tutarın bir yatak başına 950 bin tl üzerinde bir maliyet belirlendi. bu ortalama maliyetin 4 katı üzerinde bir maliyet anlamına geliyor."

    http://www.gazeteduvar.com.tr/…ciler-maassiz-kaldi/
  • ..."bilkent ve etlik şehir hastanelerinin hizmete girmesiyle birlikte ankara merkezinde on yıllardır hizmet vermekte olan 12 kamu hastanesi (raporda 13 deniliyor, ama sonuncunun ismi belirtilmemiş) kapatılacak ve bu kurumların personeli de bu iki şehir hastanesine tayin edilecek
    ...

    ...iki şehir hastanesi ankara kent merkezini hastanesiz bırakıyor, halkın sağlık hizmetine ulaşımını neredeyse olanaksız kılıyor. işin bir de acil hizmetler boyutunun bulunduğunu düşünün.

    bu gelişmenin kaçınılmaz sonuçlarından birisi de kamunun boşaltacağı ankara kent merkezinin özel sektör tarafından paylaşılacak olmasıdır.

    bunun şehir hastaneleri projesinin özel olarak amaçladığı bir sonuç olduğu ortada.

    sağlık bakanlığı bir süredir özel hastanelere ruhsat verme işlemini durdurmuştu. şimdi çok kısa süreliğine ruhsat işlemlerinin yeniden açıldığı duyumları geliyor. muhtemelen, pek çok şehir hastanesi projesinde sona yaklaşılırken sağlık bakanlığı kent merkezlerini özel şirketler arasında pay ediyor."

    ilker belek
    http://haber.sol.org.tr/…ere-teslim-ediliyor-209726
  • macera filmine benziyor ama, öyle değil;

    "...eylül 2017’de de uluslar arası ticaret bakanı liam fox ingiliz vergi mükelleflerinin 80 milyar sterlinlik gereksiz bir yükün altına sokulduğunu ve bu yükün hastane yatırım maliyetlerinin en az yedi katı olduğunu açıklamak durumunda kaldı. üstelik bu hastanelerin işletmesinde de büyük mali sıkıntı mevcut.

    zaten bu nedenle ingiltere’de köo (kamu özel ortaklığı) projelerinin sayısında belirgin azalma var ve ilgili bakanlar ve danışmanlık şirketleri şimdilerde köo’yu güney ülkelerine pazarlamakla meşguller.
    ...
    türkiye köo’yu en aktif şekilde uygulayan ve aynı zamanda da ingiliz hükümetinin en aktif biçimde iş yaptığı ülkelerden birisi olarak tanımlanıyor. ingiliz şirketleri bu iş için türkiye’de ofisler açıyor.
    şubat 2017’de ingiltere büyükelçiliği, stratejik sağlık bakımı planlaması isimli ingiliz şirketini, akp sağlık bakanlığına yönelik ikişer günlük bir seri workshop organize etmesi için fonluyor. ilk workshop yozgat şehir hastanesinin açılışına denk getiriyor. yozgat şehir hastanesine de aynı şirket danışmanlık hizmeti satmış bulunuyor. tahmin edilebileceği gibi bu toplantılarda şehir hastanelerinin ingiltere’de yarattığı sorunlar hiçbir şekilde ortaya konulmuyor.

    bir başka ingiliz şirketi mott macdonald ise türkiye’deki ilk altı şehir hastanesi için (kayseri, etlik, bilkent, ikitelli, gaziantep ve adana) danışmanlık hizmeti veriyor.

    anlaşılan yine bir “kandırıldık” vakasıyla karşı karşıyayız. ama öyle değil. bu “kandırılma”nın danışman, yatırımcı, işletici şirketlere büyük paralar kazandıracağı, buna karşılık kamuyu aynı derecede zarara sokacağı ve bütün bunlara akp’nin taammüden aracılık etmekte olduğu çok açık."

    ilker belek
    http://haber.sol.org.tr/…pye-nasil-pazarladi-211475)
  • 23 kasım perşembe günü, türk tabipler birliği bu konuyu istanbul'da ele alıyor:

    akp'nin uyguladığı sağlıkta dönüşüm projesinde son perde açılıyor: "devlet”in hastanesi gidiyor, "şehir” hastanesi geliyor!

    kamu hastaneleri, hazine'nin finansal riski üstlendiği 'yap-kirala-devret' modeli ile, şehir hastanesi adı altında özelleştirilmektedir. bu uygulama ile;

    - 4 yıllık kira bedeli ile yapılacak hastanelere 20 yıl kira bedeli ödenecektir.

    - arazi, alt yapı ve finansman garantisini kamu üstlenmektedir. eğer yeterince 'müşteri' hasta bulunamayıp zarar edilirse, aradaki fark otoyol ve köprülerde olduğu gibi vergilerimizden oluşan genel bütçeden karşılanacaktır.

    - kamu/özel işbirliği modeli ile hızla bina yapacağız denilerek, şimdiden sağlık bakanlığı'nın toplam yatak kapasitesinin üçte biri gizli özelleştirme ile finans çevrelerinin insafına terk edilmektedir.

    - kazanç getirecek tıbbi hizmetler, destek hizmetler ve ticari alan işletmesinin imtiyazı özel sektöre verilecektir.

    - şehrin içindeki ulaşımı kolay hastaneler kapatılmakta; şehrin dışında özel sektörün sağlık bakanlığı ile ortak yöneteceği avm tarzı dev hastaneler kurulmaktadır.

    - şimdilik gss primi, katkı-katılım payı ödeyerek hizmet alınan bu kurumlarda, özel sağlık kuruluşlarında olduğu gibi ilave ücretler ödenecektir.

    - başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına güvencesiz 'taşeron' sistemi ile daha da düşük ücretle çalışacakları bir çalışma modeli dayatılmaktadır.

    - biz hekimler; devletin kamu hastanesinde ciro/kira bedeli baskısı olmadan, sadece tıp biliminin gereklerine göre sağlık hizmeti vermek istiyoruz.

    hastanelerimize hep birlikte sahip çıkmak ve bu alandaki mücadelemizi ortaklaştırmak üzere düzenlediğimiz "konferans /forum” etkinliğine katılımınızı bekliyoruz.

    tarih: 23 kasım 2017, perşembe
    saat: 19.30
    yer: şişli belediyesi nazım hikmet kültür ve sanat evi tiyatro salonu

    saygılarımızla,

    türk tabipleri birliği
    istanbul tabip odası