şükela:  tümü | bugün
65 entry daha
  • egzoz gazı gerekçesiyle hususi araç kullanımını yasaklamak için imza toplama fikrini uyandırmış yasaktır.
    sırf kendi keyifleri için toplu taşıma araçlarını kullanmayan ikinci sınıf insanlar egzozlarını suratıma suratıma üflerken dayanamıyorum.
  • turk insaninin surekli bastirilmisligi arada sirada eline bir fasist olma hakki verildigi zaman firsati hic kacirmadan parlar. simdi gidip sokaktaki adama sorun, cok zenginlerin (bunu da belirterek) jiplerinin trafik sikisikligini arttirdigi tespit edildi, sizce yasaklanmali mi diye, iddia ediyrum %70in ustunde eveti toplarsiniz, dogru kisilere sorarsaniz.(ha jipli kadin surucu beni de deli ediyor ama herkesin istedigi arabaya binme hakkinin gayet basit ve dogal oldugu acik) ormanda piknik yapmak icin sorun, yine, cimenlerde yurumek icin sorun yine... mesele su ki, anket yapip boyle bir yasaga ihtiyac var mi diye olcen kurum (gerci anketi "acaba boyle bir istek var mi?" diye mi yapiyor, yoksa zaten aklinda boyle bir yasak var da onu dogrulamaya mi calisiyor bilmiyoruz) soru soruldugu zaman cevap vermekten olan insanin, soruya cevap verdigi anda kendini ve sadece kendini bu yasaga uymaya hafifce daha meyilli goruyor olmasinin yasaga eveti basmasina yeter sart oldugunu dusunmuyor. tutup da sokakta bu soruya cevap veren turk insanlari gercekten de cevap vermeden once "ya ben hakikaten lazim olduguna inaniyor muyum? boyle bir yasagin getirileri kadar goturuleri olmaz mi? evet dersem neden evet diyorum, bi suru insanin basklarina en minimum bir rahatsizlik vererek yaptiklari keyfi ellerinden almak icin one surdugum arguman ne?" sorularini kendi kendilerine soruyor olsaydi, o zaman hakikaten anketten %72 evetin ciktigi toplumun ezici cogunlukla yasakla daha mutlu hale gelen bir toplum olacagina inanirdim.iste fakat mesele o degil soruya cevap veren insan icin. mesele, "yasaklansin mi? evet yasaklansin" yasaktan daha kolay ne var ki turkiyede. "yanlis bir seyin yanlis oldugunu insanlara ogretelim, onlar da yapmasin" tarzi yaklasim ne zaman goruldu en son? ne gerek var, asarsin oraya bi tabela, "sigara icmek yasaktir, cezasi 904 milyar tl" hah tamam. yasaklayan rahat, yasakladi; o yasagi destekleyen rahat, kendi eliyle bir fasistlige sahip oldu.. surekli ona bir seylerin yasaklanmasindan bikmisti zaten, simdi de o bisey yasakladi..

    yakinda vapurda cayi sekerli icme yasagi geliyor, netekim sekeri karistirirken cikardigimiz "tin tin tin" sesiyle yaratilan ses kirliliginin onune gecmenin, ve boylece isitme kaybina ugrayan vatandaslari magdur olmaktan kurtarmanin baska yolu yok.. cayinizi evde iciniz.

    bu ne kadar komik bir toplumsal yasam kurma prensibidir, ne buyuk bir verimsizlik, ne buyuk bir akilsizlara ozgu atgozlugu yaklasimidir.. ah canim turkiyem..
  • yazılanları okuyunca "ülen ne çetrefil bir durummuş aslında." demeden edemiyorsunuz. mesela içmeyen biri "kardeşim ne olacak içsin adam ." diye yazarken, bir tiryaki "nedir ki 20 dakika da tutarım kendimi içmem, benim dumanımı çekmez kimse" diye taviz verme yoluna gidiyor. ama bazısı da mesela "kimse alamaz elimden tüttüre tüttüre içerim, gelmeyin üzerime, basarım sigarayı" diye sinirlenirken, diğeri yasaktan aldığı zevkle (ispiyonladığı sınıf arkadaşının cezasını çekişini izliyor sanki) orgazm sigarası yakacak kadar kendinden geçmiş durumda.
    en iyisi sinirleri gevşetecek, histeri krizlerini bastıracak, tavizkar tutumları da ödüllendirecek bir orta yol bulmak.
  • "bu sigara içenler var ya. ibne bunların hepsi. değil açık havada sigara içmek bunları vapura da bindirmeyeceksin, sabun yapacaksın bunlardan. pisler, düşüncesizler, görgüsüzler, saygısızlar. ben ki sigara içmeyecek denli modern ve üstün bir varlığım mecbur muyum bu pis insanlara müsamaha göstermeye. 2. sınıf bunlar" zihniyetinin sonucu olan yasak.
    vapurdaki izmaritlermiş, denizmiş, yalan hepsi; bu belediye, denizi düşündüğü için mi koyuyor bu yasağı zannediyorsunuz. sevinç naraları atanların çok mu umrunda boğaz, istanbul? kimi kandırıyorsunuz. boğazın dibine, sarayın tepesine çük gibi gökdeleni diktir, dikilirken sesini çıkarma, halici sanayi bölgesi yapıp içine sıçarken (gerçek anlamında) susup seyret, tarihi çeşmelere gs, fb bilmem ne yaz, daha türlü şekillerde şehrin canına okunurken aradan ben nasıl nemalanırım ki diye pusuda bekle sonra yok efendim izmaritler denize atılıyormuş. yalandan çevreciler sizi.
    içmeyiveririz çok da önemli değil, denize atan mandalar da yok değil kabul ama benim kızdığım şu "sigara içenlere ölüm" çığlıkları.

    edit: sigara yasal birşey olduğuna ve açık havada içildiğinde içen dışında kimseye bir zararı olmadığına göre (kapalı mekan amenna, ben de taraftarım ayrıca buna) açıkta sigara içme hakkım var. beğenmiyorsan gider başka köşede durursun. (bana git başka köşede iç hatta hiç içeme deme hakkını kendinde buluyorsan ben de bunu deme hakkına sahibim) rahatsız oluyorlarmış efendim, ben de sende rahatsız olacak 1 düzine şey bulurum bir dakikada yasaklayalım mı onları da?
  • insanlar 3 yaşından beri sigara içiyor olsa gerek ki, sigara içmeyen bir insan için o dumanın kokusunun nasıl da metrelerce öteden miğde bulandırdığı, sigaradan rüzgarla uçuşan küllerin rüzgarın esiş yönünde oturanları nasıl da kardan adama çevirdiği unutulmuş. o sigara dumanının sindigi kazakların tertemiz olmasına rağmen nasıl eve gider gitmez çamaşır makinesine atıldığını da bilmiyorlar herhalde. sigara içmek, sigara içiyor olmak meziyet olmuş gibi "severek deleceğim yasak, sigara içmek sadece sigara içmek değildir, kimse özgürlüğümüzü kısıtlayamaz, iyi bari sigara içmeyi her yerde yasaklayın" gibi moron/felsefi cümleler kurulur olmuş. meğer herkes sigaranın uyuşturucu kadar tehlikeli, hatta bazılarından daha tehlikeli olduğunu ancak geç kalınmış kararlar ve haysiyetsiz politikacılar yüzünden hala yasallığını koruduğunu unutup bunu korumaya, savunmaya girişmiş. meğer zeki, aydın olması gereken gençler, insanlar ne kadar da cahil olmuş, herkes ne kadar her şeyin doğrusunu bilen, "hayatı yalayıp yuttum hacı" tiplerine dönmüş...sigara içiyor olmak bir meziyet, yahut "kişisel bir karar" değil, zayıf irade ve bağımlı bir bünyenin göstergesidir. kimse kendini yalanlarla avutmasın, ve onlara hatalarını göstermekten, düzeltmelerini ummaktan bıkıp sert tepki gösterenlere saldırmasın.
  • yakında istanbul'da duraklara ve stadlara sıçrayacağı konuşulan yasaktır.
  • yakında harbiye açık havada da uygulanmasını dilediğim yasak.

    zira, açık hava konserlerinde eğim ve rüzgarın etkisiyle öndeki sırada 1 kişi bile sigara içse arkada duman hissedilmektedir.
    tıpkı bazı restoranlardaki gibi konser alanında da bağımlılar için ayrı bir bölüm ayarlanabilir.
  • malum sürekli bir tümör gibi modernleşen dünyada "normal" standartlar oluşmaktadır. bu oluşan standartlar insancıl ve siyaseten doğru görünmekle birlikte beraberinde birçok şeyi alıp götürmüştür. alıp götürdüğü şeylerden biri kent kültürüdür. istanbul hepimizden ve şu andaki bilinen tüm uluslardan yaşlı bir şehir. bu şehrin tarihsel süreç içinde karşı konulamaz bir değişiklik geçirdiği doğru. fakat bu değişiklikler ekseri halkın iç dinamiğinden beslenir. tepeden inmez!.

    tepeden inen değişikliklerle modernliğin elimizden aldığı değerler var. tepeden inme sermaye ve kar hırsı mahalle esnaflarını öldürdü. tabi ki modern arkadaşlar sevinebilirler artık bıyıklı bakkal amcanın -kimbilir hangi ellerle kestiği peynir-i yemiyorlar. terzi imalatı "acaba üstümüze oturur mu" pantolonların yerini çoktan spot ışıklı konfeksiyon ürünleri aldı. hallaçlara gerek kalmadı çünkü 3 taksitli ikea yorganlarımız var.

    istanbulda bu mevsim çinekop lüfer mevsimidir. sarayburnu'na kireçburnu'na ve bilimum burunlara bakarsanız lüfere yatmış insanlar görürsünüz. evet çoğunluğu 30 yaş üzeridir, hoş kıyafetleri yoktur, içleri ısınsın diye içki içerler ve gözleri oltanın ucunda birbirileri ile muhabbet ederler. küfür de edebilirler, ama ne güzel ederler. onlar iki tane lüferi bahane ederek bu soğukta boğazın tadını çıkarırlar, evet ailece boğaz kenarında yürüyüşe çıkmak isteyenler rahatsız olabilirler. onları tanımayanlar çulsuz diyebilirler, hatta pek bir sevilen bilmem kaçıncı sınıf vatandaş yakıştırması da yapılabilir.

    ve tabi ki bu şehrin tadını boğaz vapurlarında da çıkaran insanlar var. vapurda sigara-çay içebilmek için vapura binenler var. vapurların kalkması gündeme geldiğinde herkes sesini yükseltmedi mi bunlar bu şehrin dokusudur diye, vapurda sigara ve cam bardakta çay içmek de bu şehre dokunuştur, keyif almaktır. bizlere bunu çok görmeyin, geminin kıçını işine,evine koşturan modernlere değil de bizim sınıfa bırakın.
21 entry daha