şükela:  tümü | bugün
  • sehirleri planlayan kimse. (bkz: sehir planciligi), (bkz: sehir planlama)
  • bir derste hocanın söylediği söz aynen şu şekildedir;
    "plancı hak dağıtır, hak dağıtmak allaha mahsustur"
  • türkiye şartlarında,
    pek alakasız ve manasızca,
    çevre mühedisi ile karıştırılan şansız insan ünvanı.
  • gis sektoru sayesinde harita muhendisleriyle yeri geldiginde kol kola yuruyen yeri geldiginde ise gogus goguse mucadele veren meslek sahipleridir.
  • en kısa ve doğru tanımıyla generalist with a specialty
  • kamu yararını her şeyin üstünde tutar/tutmalıdır.
  • ne işe yaradıklarını kimsenin çözemediği (kendileri dahil), şehir planlamakla ilgilenen kimselere verilen isim
  • türkiye'de genelde şehir kurulduktan sonra plana dahil edilirler.*
  • şehir plancısı 4 yıllık şehir ve bölge planlama lisans programını bitirmiş ve tmmob şehir plancıları odası'na kayıt yaptırarak planlama mesleğini icra etmeye hak kazanmış kişidir. türkiye'de kayıtlı beş bin küsür meslek insanından biridir.

    şehir planlama türkiyede mutlu bir şekilde icra edilmesi zor bir meslektir. bu nedenle mesleğin olumsuz yönleri yüzünden daimi olarak depresif modda yaşayan şehir plancısı malesef sık görülen bir insan türüdür ve ekşimiş sütten beterdir. aslında şehir planlama baya keyifli meslektir ve işini seven plancı ortlamanın çok üstünde bir genel kültüre ve meslekler arası okuma yapabilme kabiliyetine sahiptir. yine bu nedenle şehir plancısından her mesleğin adamı olabileceği de bir gerçektir; oturduğunuz kafe'nin sahibi, satın aldığınız evin değerleme uzmanı, telefonla yerini öğrendiğiniz mekanın haritacısı, gittiğiniz alışveriş merkezinin yerini belirleyen kişi, gittiğiniz tatil köyünün işletmecisi ya da biranızı yudumladığınız barın sahibi bir şehir plancısı olabilir.

    türkiye'de planlı gelişme hiç kimsenin işine gelmediği için bir türlü gereken önemi görememiş plancı mesleğine karşı zamanla soğuduğundan kendini geliştirme konusunda sınıfta kalması olasıdır. okulda çizilen üç proje, alınan iki ders ile mesleki gelişimine nokta koyan plancı diğer meslek gruplarına mensup kimi armutlara "ne işe yarıyo la bu" çıkmasını yapma hakkını gümüş tepside sunmaktadır. kendini geliştirmemiş plancı bir de asgari ücretten biraz yüksek maaşları kabul ederek hem mesleğine, hem de meslektaşlarına saygısızlık etmektedir; piyasada plancıyı "ucuz iş gücü" ve "vasıfsız eleman" konumuna sokmaktadır. diğer taraftan kendini yetiştirmiş plancıların türkiye'deki plansız gelişmeyi bizzat deneyimleyerek rahat yaşaması ve çalışması zor bir iştir. bu nedenle gittikleri ülkelerden geri dönmemeye meyilli oldukları bilinen bir gerçektir.

    türkiye'de gördüğümüz şehir plancılarının hatırı sayılır bir bölümü mesleğini yaparken başka bir meslek koluna atlama derdindedir. kendisini suçlayamazsınız çünkü 3 oda bir salon konuttan iş yerine dönüşmüş bürolarda, ortlama bir maaşla, azami 3-4 iş arkadaşı ve muhakkak ki kendini şehir plancısı ilan etmiş bir çaycı ile, haftanın hemen her günü çalışmak kimseyi çok mutlu bir insan yapmaz. devlet kurumlarında çalışan plancılar en azından insani mesai saatleri içinde çalışır ama az kazanır ve mesleki tatmin ya yoktur, ya da hissedilemeyecek kadar azdır. başka bir iş koluna geçince de içindeki şehirci onu sabah akşam dürter ve mesleğine geri dönmesini söyler. o zaman bu plancı kendini master/doktora maceralarına atar.

    şehir plancısının profesyonel yaşamı onu manevi tatmin ve maddi tatmin arasında seçim yapmaya iten ve aldığı kararı tekrar tekrar sorgulatan bir dilemma'dan ibarettir.
  • modern anlamda, türkiye'de olmayandır.