1. yaşadığınız şehirden bir eğitim gezisi yüzünden 1 aylığına ayrılacaksanız ve etrafınızda kedinizi emanet edebileceğiniz kimse yoksa mecburen yapmanız gereken olaydır ama nasıl?

    uçaklar evcil hayvanınızı aşılarının tam olması ve yanınızda hayvanınızın karnesi olması şartıyla bagaj bölümüne koyabiliyorlar.
    zaten uçakta çok gürültü çıkmayacağı için pek sorun olmaz.

    lakin iş otobüs firmalarına geldiğinde durum tamamen bi cellatlığa dönüşüyor. minicik kediyi taşıma kafesinde otobüs içine alamıyorsunuz. hayvancağız tandır tungur alt katta bavulların yanında gidiyor.

    zaten 6-7 saatlik yolda hayvanı o minnacık kafese koymayacağınızı, bunun için onu veterinerde iğne ile sakinleştirttiğinizi, ve hayvanın bırakın miyavlamayı, ne olduğunu dahi idrak edecek kıvamda olmadığını muavine anlatamassınız.

    hadi herşeyi geçtim, molalarda bagaja koyduğunuz "bebeğinizin" iyi olup olmadığını kontrol etmek isteseniz dahi bu tamamen muavinin insiyatifindedir.
  2. gece seferi seçilerek ve ağızdan sedatif vererek sakinleştirilmiş kedinizi sepetiyle birlikte içine alabilecek bir spor çantayla otobüse binilerek aşılabilecek sorun. sedatifin güçlü olması ve hayvanın hiç ses çıkarmayacağından emin olmanız gerekir. araca binene kadar yarı kapattığınız fermuarı araç içinde komple açarak havasızlık sorununu da çözersiniz. hatta ayak altında olduğundan kalorifer sıcağıyla mışıl mışıl uyuyan bir kediniz olur. tercihen yanınızdaki koltukta da tanıdık biri olması gerekir.

    böylece aralık ayında yavru bir kediyi uyuşturulmuş olarak ısıtması olmayan bagaj bölmesinde götürmenin boynuna taş bağlayıp dereye atmaktan farksız olmadığını anlamayan otobüs firmalarından kurtulmuş olursunuz.
  3. maalesef şehirlerarası yolculuklarda uçaktan başka toplu taşım aracı kullanılmamasına neden olan ve sedapet denilen ilaç yardımıyla artık daha kolaylaşan aktivitedir. lakin evcil hayvanınız bir kediyse ilacı aldıktan sonra bitkin bir halde taşıma sepetinin içinde öylece yatması içinize dokunur. şehirlerarası yolculuklara daha da lanet edersiniz.
  4. şehirlerarası evcil hayvan taşıyamama olarak değişmesi gereken başlık. ulaştırma bakanlığı'nın son kararı ile kafeste kuş bile taşımak yasak otobüslerde. bagajda gidecekmiş. karayolundan ulaşım ihtimali yok. havayolu desen, her yere uçak yok. tren desen, keza öyle. ne bok yiyeceğimizi şaşırdık. zorla araba sahibi edecekler insanı.
  5. plegicil isimli damla kullanılarak kolaylaşmaktadır. 3.5-4 kg bir kediye 3 damla yeterlidir. ama yine de bir veterinere sormadan doz ayarı yapmayın. kediniz köpeğiniz pışıl pışıl uyuyarak gider.

    edit: damla piyasadan kalkmış. o zaman pet-ease adı altındaki ürünlere bakınız. jel şeklinde çoğu.
  6. şahsi arabanız yoksa zahmetli iştir. bir çok hava yolu şirketinin bilgi kısmında ''6 kilonun üzerindeki köpek veya kedi, havalandırma sistemli kargo bölümünde hava alan, sıvı sızdırmayan ve kilitlenebilen uçuşa uygun kafesler içinde taşınabilir.'' ibaresi yer alıyor. ne kadar güvenilir ve sağlıklı merak etmekteyim.
  7. oldukça zordur. maalesef kargo bölümüne alınan hayvanlardan ölenler de olmuştur bugüne kadar. hayatına mal olmasa bile o ortamda korkudan nasıl bir psikoloji haline girerler kimbilir. ben o şekilde hayvanımla seyahat edeceğime planımı iptal ederim daha iyi.