şükela:  tümü | bugün
  • yol üstündeki evlerde sönük aydınlık, biçimsiz çirkin binalar ve o binalarda yaşanan tutsak hayatlar, halkın çoğunun burnunda kemik ya da et probleminin olması, ilk dört koltuğa uykusuzların oturması.
  • (bkz: menisküs)
  • paketli topkeklerin ne kadar leziz olduğu. normalde markette envai çeşidi varken yüzüne bakmazsın ama otobüste verilince nasıl bu kadar kıymete biniyor ben de anlamadım. dört gözle beklenen topkek seni seviyoruz...
  • ne zaman çıksam yolculuğa hep aklımda giden taraf olmanın huzursuzluğu oluyor, gideceğim yere varana kadar bir yere değil hiçbir yere ait olamama hissiyatı peşimi bırakmıyor.
  • ülkemizin her karış toprağının kedine has güzellikte olduğu
  • otobüs ile dünyanın aynı olduğu. hepimiz bu dünyaya binmiş bir yolcuyuz ve ölüme gidiyoruz; hepimiz bir otobüse binmişiz ve menzile gidiyoruz. kimimiz erken iniyor kimimiz sonunda iniyor. hayatta böyle, kimileri erken göçer kimileri geç ama herkes gelir geçer bu dünyadan, çeşitli yollardan.
  • ulan herkes ne kadar çok seyahat ediyor hissiyatı ve arkasından ulan insan işte kuş misali bugün orada yarın bambaşka bir yerde cümlesi ile duyulan izmir otogarına gelmiş bulunmaktayız anonsu.
  • önceki hayatından ne kadar koptuğunu düşünmene neden olur bazen. dışarıda saatlerce top oynadıktan sonra eve gelince koşarak ne yemek var diye gittiğin mutfağın; ilk sevgilinle, uyumadan önce uzanıp kontör saya saya heyecanlı heyecanlı mesajlaştığın yatağının, ilk takım elbisenin asılı olduğu dolabın bulunduğu ev ne kadar da yabancılaşmıştır hayatın kendisiyle uğraşırken geçen yıllar yüzünden. yıllarını geçirdiğin evin arada sırada aileni görmek için uğradığın bir durak haline gelmiştir. anneni, babanı daha da yaşlanmış halde bulacağını bilirsin. yol boyunca özlem, hüzün bildiğin ne kadar buruk duygu varsa hepsini sıralı hissedersin en içinden, çocuğundan.
  • 3. köprü
  • uçağın daha iyi olduğu.