şükela:  tümü | bugün
  • insanı çileden çıkartan, ne uyku ne akıl sağlığı bırakan ve tabiri caizse kafa siken, nedense bir türlü bitmek bilmeyen, tüm yolculuğu (ki bu yolculuklar genelde akşam başlayıp takip eden günün sabahında son bulan tatil başlangıcı yolculukları olur) zehir eden ama yine de "ulan çocuğun da bi derdi var heralde" diye de merhamet duygularını da harekete geçirten durum.
  • hem intihar hemde cinayet sebebi olmasından dolayı cozum olarak yapılacak yolculuktan bir gece once hic uyumayıp,bunyeyi cılgınca yorup otobuste o rahatsız koltuga serilip kalmak yada kısa yoldan iki tane xanax icip olu gibi uyumak.
  • bunun bir de uçak versiyonu vardır ki daha fecidir.
    (bkz: uçak yolculuğunda çocuk ağlaması)
  • ağlayan kendi çocuğunuz ise, tüm yolcuların size bakmamaya çalışması ama içlerinden bildikleri tüm küfürleri saymaları durumunda kalmanız demektir. bazı yaşlı teyzeler, size şefkatle yaklaşıp yardımcı olmaya çalışırlar ama aslında onlar da içlerinden sizin kötü bir anne veya baba olduğunuzu düşünürler.
    (bkz: aglayan bebegi susturma teknikleri)
  • berbat bir olaydır.. özellikle ağlayan çocuk ağlamaktan çok boğuluyormuş gibi ses çıkarıyorsa ve hemen iki sıra önünüzde bulunuyorsa zaten uykusuz olan bünye bi yerden sonra pes edip çocuğu gerçekten boğmaya çalışabilir.*.. sonuçta çocuk hem kendine hemde çevresindekilere cehennem azabı yaşatır.. gelen şikayetlerde bir işe yaramamaktadır bu durumda*.. yapmanız gereken tek şey kulağınıza walkmaninizi takıp sesi sonuna kadar açıp bir nevi bu sesi bastırmaya çalışmaktadır* bu da işe yaramazsa bekleyin.. bir süre sonra yorulan çocuk sesini kesicektir.. tabe bu "bir süre" otobüs yolculuğundan sonra da başlayabilir.. kolay gelsin önünüzde uzun bir gece var..
  • sehirlerarasi otobus yolcuklarinda vazgecmemislerse hala cocuk olmaktan ve beslenme cantalari yanlarindaysa hatta o cantanin icerisinde kuflu penir kokusuysa babalari... normaldir, aglayacak tabi yavrucak istikbaline.
  • bu durum hiçbir zaman hoşuma gitmediği ve cok rahatsız oldugum içindir ki kızımı 8 yaşına gelmesine ragmen hala uzun seyahatlere cıkartmadım... gerekirse gitmedim... hiçkimsenin huzurunu bozmaya hakkım olmadıgını dusunmusumdur. çünkü adı üstünde çocuktur.. bebektir... sıkılacaktır, ağlayacaktır... hakkıdır... ve bunun sadece diğer yolcuların değil, en başta çocugun da hoşlanmadıgı bir durum oldugu aşikardır... eger çok mecbur kalsaydım ne mi yapardım... gece yolculugunu tercih eder ve rahatlaması için rezene çayı verirdim... herkes rahat rahat uyurdu sanırım... çünkü bence yolculardan çok, çocugu etkileyen bir durumdur bu... yol boyunca kucakta kalmak. kıpırdayamamak, oyun oynayamamak, altındaki kirli beziyle kalmak... inanın çocuklar yolcudan daha çok işkence çeker. ve en önemlisi de anne, bebeği susturmaya çalıştıkça bebeğin sinirleri daha çok bozulur ve daha feryat figan ağlamaya başlar. o minicik bedeni bu kadar sıkmaya hakkımız var mı bilemiyorum... ve daha da kötüsü butun gece aglamaktan ve sıkıntıdan uyuyamayan cocuk gunduz olup gidilmesi gereken yere varınca uyuyakalır... uyutmama gibi bir şansınız yoktur... uyur... bu sefer de uyku düzensizlikleri başlar... haftalarca duzenini geri kazandırmak için ugraşıp durursunuz... şimdi... en başta bebeğinizi bu kadar rahatsızlık içine sokmaya, kendinizi bunca stresin ortasına atmaya, onca insanı o kadar yol boyunca tedirgin etmeye hakkımız var mı? bence yok... bu gezinin adı tatilse gitmezsin olur biter... ha mecburiyet ise, rezene çayı bir miktar daha iyi gelecektir... en azından bebişinizin huzuru adına...
  • kabus gibi dün gecemi berbat edendir. bir değil iki tane oldukları için daha berbattı. ama bir tanesi vardı ki 6 saat aralıksız ağladı. bu nasıl enerjidir, nasıl bir sestir anlamdım ki kardeşim. çıldırdım. dünyaya bakış açım değişti. hala başım ağrıyor ve cümle kurmakta zorlanıyorum.
  • nedense kimsenin, annesi dahil engellemeye çalışmadığı hadisedir.
    birde gece yolculuğundaysanız, çocuğun annesi de çocuğu susturmaktan aciz ise aman tanrım..kulağınızı yırta yırta çığlıkla ağlama sesleri arasında muavinden bir adet daha yastık isteme durumunda kalırsınız.kim bilir iki kulağınızın sağlam kalmasının tek yolu onlardır.

    bu eylem başka bir versyonu da şehirler arası otobüste yaşlıların (gerçi artık yaşlı olmayanların da) horlaması..aman evlerden uzak..