şükela:  tümü | bugün
  • gitgide zararlı boyutlara varmaya başlayan çılgınlıktır. bütün firmalar birbirleriyle adeta bir ikram yarışına girmiş durumdadırlar. bu yarış yolcuların da sağlıksız zihniyetlere girmesine yol açmıştır. artık yolcular, otobüs firması tercihlerini yapmak üzere gerçekleştirdikleri kıyaslamalarda ikramı birinci plana almaktadır. bu çok yanlıştır.

    bir şehirlerarası otobüsün öncelikli görevi, bir yerden bir yere yolcuyu "güvenli", "konforlu" ve "huzurlu" bir şekilde götürmektir, yol boyu besleyip semirtmek değil. bu bağlamda, bir otobüs firması için otobüslerin bakımı, şoförlerin eğitimi ve denetimi, muavinlerin eğitimi ve denetimi en önemli unsurlardır ve bu konuda masraftan kaçınılmaması gerekir. ancak, yolcular bunlardan bile daha çok ikrama önem verdikleri için, firmalar rekabet ortamında ayakta kalabilmek için ikram işine yüklenmektedirler. bu da firmalara ek maliyetler getirmektedir. ek maliyetler, bir yerlerden tasarruf etmeyi gerektirir, zira yolcuya ikram yapılırken, yolcunun "oha ulan ikram malzemesini marketten kendim satın alsam daha iyiydi" diye düşünmeye sevkedilmemesi gerekir, yani ikram bir fiyat kabarmasına yol açmamalıdır.

    tasarruf nereden edilecektir? yakıttan, otogar parasından, köprü parasından, otoyol parasından tasarruf edilmeyeceği ortadadır, bunlar sabit giderlerdir. daha ucuz otobüsler almak kesinlikle çözüm değildir, çünkü yolcuların ikram kadar çılgınca takıldıkları bir başka konu da otobüs tipidir. sen tut safir marka otobüs al, bak bakalım kaç kişi biniyor otobüsüne?

    geriye ne kalmıştır? eğitim, denetim, bakım gibi ilk bakışta yolcu tarafından görülemeyecek şeyler...ikram takıntısı böyle yerlere gidebilir. bunun için yapılması gereken ilk şey yolcuların bilinçlenmesidir. ikramlarıyla övünen firmalara bütün yolcular "zittirtme çayını kolanı kekini bisküvini, sen bana can güvenliğimden haber ver" tepkisi verirse, harcamalar asıl gitmesi gereken yerlere gitmiş olur. ne de olsa insan canı her şeyin üzerindedir.

    ikrama önem verme konusundaki tek istisnam, ankara - istanbul hattında varan, ulusoy ve bosstarafından yapılan molasız servisler. ben genelde otobüsten avrupa yakasında indiğim için benim için 6 saati buluyor bu yolculuk. 6 saati aç geçirmek de zor, o yüzden iyi bir yemek ikramı önem kazanıyor.
  • sabah yolculuklarında kahvaltıya, ramazanlarda hazır corba ikramına kadar varan bir cilginliktir.
    (bkz: nilufer turizm)
  • artık sonunun nereye varılacağı anlaşılamayan, turizm sektöründeki rekabet piyasasını hareketlendireceği tahmin edilip uygulamaya sokulan ve insanları obezite ile güncel kılacak saçmalıklardır. belirli bir düzeye kadar kabul edilebilir fakat yazın sıcağında elinize tutuşturulan dondurma ile bu da nesidedirtir. (bkz: nilufer turizm)
  • 90 ytl bilet parası veren yolcusunun, firmaya maliyeti 10 kuruş bile olmayan çubuk krakerden iki paket almak istemesine "almayın, onlar sayılı" diye cevap verilen boss firmasının nasibini alamadığı çılgınlık.
    en kısa zamanda standartları yakalamasını diliyoruz.
  • gün itibariyle bu olayın varan 'da tavana vurduğuna şahit olunmuştur:

    durum 1: otobüste akdeniz kokteyli karışık meyve suyu kalmamıştır...

    y*: - karışık meyve suyu alabilirmiyim?
    m*: - tabii...ama kalmamış, başka bişey veriyim?
    y: - o zaman vişne alayım.
    m: - şöyle yapalım, vişneyle portakalı karıştırayım...
    y: (dumur) deneyelim bakalım
    m: - işte kapkarışık oldu...
    y: (dumur) iyi karıştı cidden, başka neler vardı servis tepsisinde? *

    durum 2: kraker, kek dağıtımı esnasında...

    y: - ben almıcam teşekkür ederim
    m: - lütfen alın
    y: - gerçekten istemiyorum
    m: - nolur alın, bundan da alın ondan da alın
    (ısrar ede ede, yolcunun önündeki servis tepsisine brownie ve çubuk krakeri yerleştirir. muavinde, çocuğunu okula yollarken aç kalmasın diye çantasına bişeyler tıkıştıran anne şefkati sezilir)
    y: - neyse saol...
    m: - başka bi isteğiniz?
    y: - yok artık *
  • beni bazen gulduren, kayseri'den yola ciktiktan 10 dakika sonra kumas yumusakliginda * "ikram bufemiz acilmistir" anonsuna, "vay be, kim tutar seni aslanim? simdi o bufeden ne kanepeler istenir? ben diyeyim ancuez, sen de ispanakli somon" yollu ic gecirirken, "degerli yolcularimiz istedikleri kadar cay ve su alabilirler" aciklamasinin eklenmesidir.
  • yeni yil arifesinde kilometreler katedip evine gitmeye calisan agir grip bunyelere iyi gelen cilginliktir. bu cilginligin puf noktasi muavinin ikram yapma isteginde saklidir. misal, varan'da henuz yolculugun basinda rahat rahat aksırıp tıksıramayınca iyice dolan burun ve ciğerler, feribotta kendinden geçer ve kağıt mendillerden ayrılmaz hale gelir. bu durumda çılgın ikram imdada yetişir:

    - hastasınız galiba?
    - e, baya bi..(farkkkkk, furk...)
    - bitki çayı falan getireyim, ıhlamur, adaçayı?
    - walla super olur (fırk, fark, öhüüüü.. )
    (kisa süreli bekleyiş...)
    - karıştırdım biraz, iyi gelir, ehi..
    - hımm, teşekkurler (öhööööğğğ)

    içilen çayın içinde her türlü bitkinin tadı alınır, resmen lokman hekim tariflerinden fırlamış gibidir, ilaç gibi gelir bünyeye..
    yol boyunca içilen haddi hesabı olmayan ıhlamur çaylarının ardından son noktayı çılgın ikram üstadı koyar:

    - ben ıhlamur alayım yine (öhüüü)
    - tamam birazdan getiricem sizin ıhlamuru..
    - (hımmm, ne karıştırıp getircek acep bu sefer lokman hekim, -merakla bekle-)
    - buyrun..
    - hürpppp, aaaa buna limon mu koydunuzz?
    - evet, ehi.
    - (otobüste limon ne arasın, süpersin lokman hekim)

    sonuç olarak gidilen onca saatten sonra çılgın ikrama binbir teşekkürle inilir otobüsten, iyileşme dilekleri alınır, burnum, sinüslerim ve ciğerlerim iyi yıllar diler...
  • (bkz: #9915567)

    ama mutlaka meyve suyu verirler. haklarını yemeyelim.
  • gece birde, sabah altıbuçukta bile yapılan,insanı uyutmayan durumdur. servis yapılacağı zaman ışıkları açtıkları için ister istemez uyanırsınız. günübirlik iş yolculuğundasınızdır,ama onlar inatla size bir şeyler yedirirler.
  • ortalama 12 saat süren marmaris-istanbul yolculuğu baz alındığında, sırasıyla şu ikramların sunulduğu, ve irade yoksunu optimum level kişisinin hiçbirini reddetmediği için* sonunda mütemadiyen mide fesadı geçirdiği gönlübolluk silsilesi:

    ilk yarım saat: sıcak-soğuk meşrubat türevleri

    onu takiben, max. 15 dakika içinde: tatlı-tuzlu abur cubur (tercihen çubuk kraker benzeri bir tuzlu veya top kekvari bir tatlı)

    3. saatin sonunda mola (selçuk tesisleri): isteğe ve mola yeri şartlarına bağlı gıda*, çaylar şirketten*.

    mola sonrası ilk 15 dakika: otobüs içi su dağıtımı.

    onu takiben 1 saat içinde: dondurma ve/veya sıcak-soğuk meşrubat.*

    6. saatin sonlarına doğru bir mola daha (susurluk tesisleri): yolcu hala tıkanmadıysa, mola yeri şartlarına göre muhtelif gıda**, çaylar şirketten*.

    mola sonrası ilk 15 dakika: otobüs içi su dağıtımı.**

    9. saat civarı: feribota biniş, feribotta yolcunun kendi iradesi dahilinde kahvaltı muadili yiyecekler.

    10. ya da 11. saat: feribottan inilmesiyle başlayan kahvaltı servisi, yanında sıcak-soğuk meşrubat.

    son iki saat: uyanıp tekrar uyumaktan sızmış bünye, isyanlarda bir mide.

    eve varış: "hoşgeldin, aç mısın?" diye soran ev halkı üyesi, kapıya yığılış.