1. bileti aldıktan sonra "koltuğum cam kenarı mıydı, vallahi değildi ay ay" şeklindeki panik atakları savuşturmak için basit bir yöntemi olan numaralar.

    eğer koltuk numarası 4'ün katı veya 4'ün katlarından 1 fazla ise, koltuk cam kenarıdır.

    formülle sanırım şöyle bi şey oluyor:

    kn=4x || kn=4x+1

    eşitlik sağlanırsa koltuk cam kenarıdır.

    örnek verelim konu pekişsin. sınav sorusu da çıkar burdan.

    45=4x+1
    45-1=4x
    44=4x
    11=x (eşitlik sağlandı, koltuk cam kenarı. oley!)

    böyle önemli bir konuda bilime katkı sağladıysam ne mutlu, ne mutlu..

    edit: nitekim matematik gelişen otobüs teknolojisine ayak uyduramıyor. yazık.
  2. otobüs neoplan veya man fortuna gibi bir modelse zihin karışıklığına yol açacak numaralardır.
  3. otobüs firması gişelerinden alabileceğimiz numara. ama sehirler arasi otobuslerdeki koltuk numarasi denseydi ben de derdim ki w: window, c: corridor.
  4. nilüfer turizm baz alınarak yapılan deneylerde orta kapı yok sayılarak numaralandırma yapıldığından, koltuk numaralarında 4x veya 4x+1 formülü her daim işe yaramaktadır. gönlünüz ferah olsun.
  5. çok otobüs yolculuğu yaptığım öğrencilik yıllarında edindiğim tecrübelere göre, koltuk numarası yolculuğun seyrini tamamen değiştirebilir. şimdi air-force 2 almadım sadece kıçımın üstünde daha uzun zamanlar geçirebiliyorum. şöyle...

    bir kere yolculuğun yapılacağı gün otobüs bileti almak, yer bulamama sıkıntısı dışında avantajlıdır. o günkü keyfe ve diğer şartlara göre koltuk numarasına karar verme şansı yakalanmış olur.

    gündüz yolculuğu yapılacaksa ve bir yaz günüyse, bir yol haritası alıp gidiş yönünüzü tespit edin. daha sonra coğrafya bilgileriniz el verdiğince güneşin yolculuk saatlerinde ne taraftan daha uzun süreyle yüzünü göstereceğini hesaplayın. koridorun güneşi az görecek tarafından ve mümkün olduğunca ortalardan bir koltuk numarası seçtiğinizde klimanın püfüründe saçlarınız ahenkle dans ederken, firmanın seçkin buzlu kokteyllerinden tadabilirsiniz. gerçekçi olmak gerekirse saç baş birbirine girmiş şekilde meyöz marka meyve suyunu hüpletip yine de serinliği yakalamış olursunuz.
    kışın gündüz saatlerinde yolculuk yapılacaksa, üstteki maddenin tam tersini yapıyoruz. çünkü kışın güneş iyidir, kemikleri ısıtır, kolay hasta olmazsınız.

    mantığımız bizi gece yolculuk yapmaya zorluyorsa, büyük ihtimalle sonraki sabah önemli bir işimiz vardır ve dinç olmamız gerekir. dudak kenarında kireçlenme oluşmuş kişileri kimse ciddiye almaz, bu yüzden otobüste bile olsa en iyi uykunun yollarını arıyoruz. bunun için firması ne olursa olsun rahat hatları tek geçeceğim, ahım şahım bir fiyat farkı yok. tabi ki tek kişi de olsak çok kişi de olsak çiftli koltuklardan seçiyoruz ki yanımıza güzel/yakışıklı bir karşı cins oturma ihtimali olsun. (bundan vazgeçebilirim çünkü araştırmalar, bunun gerçekleşme oranının %2 olduğunu söylüyor. diğer ihtimaller şöyle; %54 geveze bir teyze, %28 horlayan amca, %16 sınıflandıran insan modeli)
    rahat hat olmayan bir güzergahta yolculuk yapmak zorundaysanız, baştaki önermeye geliyoruz. yolculuk günü bilet alındığında, o gün daha çok sola doğru yaslanıp uyumayı düşünüyorsak, otobüsün sol tarafından bir cam kenarı, sağ istiyorsak ise tam tersinden bir adet numaraya adımızı yazdırıyoruz. ''benim ayaklarım uzun o n'olcak'' diyenler ise kafanın arkasına ağırlık vererek uyumayı göze aldıkları taktirde koridordan alabilirler.

    bir de burada sözü edilmemiş arka 5'li kalıyor ki bu benim gece yolculuklarında en çok tercih ettiğimdi. tabi yolculuk başlangıç ve bitiş muhitlerinden yolcu profili çıkarabiliyorsanız bunu yapmaya cesaret edebilirsiniz. şayet ki bir problem yoksa, otobüsün uyumak için en rahat bölgesi en arkasıdır. hem motor sesinin ninni etkisi, hem de ayakları uzatabilecek geniş alan bulunur, bunun yanında hafif soğuk mevsimdeysek yanımızda mont da olacaktır ve yine yatmak istediğimiz yöne göre en arkanın sol ve sağ diplerinden koltuk numarası seçersek, montu yanımıza asıp yumuşak kısmına kafamızı yaslayıp en rahat uykuyu çekebiliyoruz.

    iyi yolculuklar.
  6. fuzuli birşeydir.
    elazığ'a gideceksinizdir. yerel otobüslerde yer kalmadığından dolayı,

    en hakiki, özünde has
    eşi benzeri namümkün
    şahsına münhasır
    diyarbakır

    otobüsü ile seyahat edeceksindir. gişedeki pala bıyıklı beyefendi size koltuk numerolu bileti uzatır. siz otobüse varırsınız, koltuğunuzda biri oturuyordur. önünüzde ayakta bekleyen bir vatandaş ise o koltuğun kendisine ait olduğunu iddia ediyordur. incelemişsinizdir, aynı koltuğa 3 bilet kesilmiştir. her ne kadar olaydaki yüzsüzlüğü ve bu yüzsüzlüğün beraberinde getirdiği medeni cesareti takdir etseniz de, bir tarafınızın (kendi meselesi olması hasebiyle) yusuf yusuf çığlıklarına dayanamayıp, pala bıyık beyefendinin yanına gider, durumu anlatır ve "kardaş sen şu bıyıklı abeyin yanına otur, sonra yerleşirsing" önermesi ile otobüse dönersiniz ve aslında doğru şahıs olup olmadığından emin olmamakla beraber, birbirine çok şiddetli bir benzerlik sergileyen pala bıyıklılardan birinin yanına yerleşirsiniz.
    koltuk düzenlemesindeki düzensizlikler ise, yine numerolu bilet almış bulunan ve ankara'daki otogarda bekleyen yolcuların alınmaması ile bertaraf edilir. tüm bu olaylar üzerine "la ne bokuma koltuk numarası veriyoğnuz dingiller?!" dersiniz (ben "hay allah... işe bak... edepsiz insanlar..." derim).

    yolculuk esnasında başınıza gelenleri yazsanız, cümle pişmiş tavuk ibretle okur, şaşkına döner. lakin bu başka entrilerin konusudur, buraya yazmazsınız. çünkü yakışık almazdır.
  7. bu numaralar önemlidir, hatta yolculuğa çıkmadan önce rahatsız zihin harekeliliği gösteren kişiler için tedirgin olma nedenlerinden biridir.

    54 koltuğu olan bir otobüsü referans alarak ne demek istediğimi biraz daha izah edeyim.

    ilk sırada bulunan dört koltuk genelde tercih edilmez. özellikle de gece yolculuklarında karşıdan gelen araçların farları göz kapaklarının arkasına kadar tesir ettiğinden dolayı. kaldı 50 koltuk

    ha keza son 4 koltuk da pek tercih edilmez, "havadaki azot sanki otobüste geriye doğru hareket eder"miş gibi bir kanunun varlığından mıdır nedir bilinmez ama pis kokar buralar. otobüsten son anda yer bulanlar ve bunun için koşturanlardır genelde buralarda oturanlar. bir de koltuğu geriye doğru yatırma gibi bir lüksünüz yoktur. kaldı 46 koltuk.

    koltuk numarası 21'den 28'e kadar olan orta kapı bölümü ise yine tercih edilmeyen yerlerdendir. orta kapı eğişinde sürekli bir hareketlilik vardır, muavin (kabin görevlisi deniyor şimdilerde) çay servisi yapar, sürekli oralarda yaslanır bir telaş halindedir. kapıdan soğuk gelir, bir de tuvalet varsa merdiven altında soğuk dışında başka şeyler de gelir. kaldı mı 36 koltuk.

    her ne kadar otobüslerin şasileri artık bu sorunu büyük ölçüde ortadan kaldırmış olsa da, yinede gürültü ve vibrasyonun daha çok hissedildiğinden tekerlekler üzerine oturmak istememek hadisesi var, "yok buraları ben severim otururum rahatça" diyenler olabilir tabi. oturmak istemeyenlerin fazla olduğu kabulüyle; otobüse göre değişiklik arz etse de nerden bakılsa 8 ön tarafta 8 de arka tarafta tekerlekten muzdarip koltuk bulunmaktadır. ne yaptı, kaldı mı 20 koltuk.

    ee pencere kenarı ya da koridor tercihine göre bu sayının yarı yarıya azaldığınıda hesap edersek. bir kişinin gönül raatlığıyla seyehat edebileceği koltuk sayısı bir otobüs için 10 adet gibi görünüyor. hatta orta kapı ile ön taraf arasındaki bölümde oturulması tavsiyesiyle bu sayıyı da yarıya idirebilmek mümkün.

    ya da bunların hepsi benim rahatsız zihnime dair anlamsız hareketliliğin bir ürünü sadece,
    örnek koltuk şeması

şehirlerarası otobüslerde koltuk numarası hakkında bilgi verin