şükela:  tümü | bugün
  • ön edit: kimsenin neden hakkını aldı diye bağırıp çağırdığı yok ya da öyle bir tavır söz konusu değil. olayın kilit noktası, musa özalkan şehit olduktan 1 (bir) gün sonra kapısına dayanıp alacağını istemesidir. 1 gün sonra. anlıyor musun? hemen ertesi gün? arka sokakta bir komşusu vefat etti diye düğün nişan iptal edilen bir hassasiyetten, şehidin kapısına ertesi gün borç için dayanıldığı bir zamanlara geldik. sıkıntı da burada zaten. şehidin mirasçıları kaçıyor mu? bekle, insanlar bir şokunu atlatsın, acısını yaşasın. yani alacağı var, evet. hakkı da istemek. ama daha bedenine toprak kokusu sinmeden kapıya dayanmanın alemi nedir?

    ha bir de haktan hukuktan bahsedenler, götünü yırtanlar var. hukuk böyle diyormuş. e o hukuk milyarlık vergileri silerken nasıl istiyor peki? o zaman da hak mı?

    ne desek boş, ne desek az.

    edit2: bakanlık suç duyurusunda bulunmuş avukata. bunu da doğru bulmuyorum. çünkü ortada kanunsuz bir şey yok, ahlaksız bir şey var. benim zaten içimi sızlatan da bu gamsızlık, bu ahlaksızlık olduğu için bu haberi sözlüğe taşıma gereği duydum. bakanlık iş ahlakı ile çok ilgileniyorsa en önce nerden başlamaları gerektiğini kendileri daha iyi biliyorlar. yani olan biten devlete yaradı, şovlarını yaptılar.
    --- spoiler ---

    edit3: avukat da açıklama yapmıştır.

    konunun basında yer almasının ardından ise davacı serkan ve züleyha saçan çiftinin avukatı emine gün yozgat adliyesi önünde açıklamada bulundu. gün yaptığı açıklamada icra yenilenmesinin davacı saçan çiftinin talebi üzerine yapıldığını, kendisiyle ilgili bir durumun söz konusu olmadığını belirtti. gün kendi alacağı olan 5 bin liralık avukat ücretini de şehit ailesinden almadığını ileri sürdü.

    gün yaptığı açıklamada, “afrin’deki ilk şehidimizin bizim dosya borçlumuz olmasından dolayı ayrıca çok üzgünüm. şehit olması tabi bizim de ciğerimizi yaktı. biz dosyada musa özalkan’ı çok önceden tanıyoruz. 2009’daki bir trafik kazasından kaynaklı 2 müvekkilimin yararlanmasından kaynaklı maddi manevi tazminat davası gerçekleşti. dava sonucunda icra takibi başlatıldı. şehit olmadan önce maaşına ve aracına haciz konulmuştu. kendisi dosya borcunu şehit olmadan önce ödeyeceği yönünde bizimle diyalog içerisindeydi. fakat bu talihsizlik gerçekleştikten sonrasında ben dosyadan herhangi bir para tahsilatı yapmadım. haciz işlemlerinin taleplerinin yenilenmesi müvekkilimizle alakalıdır. aile daha sonra müvekkillerimle görüştü, anlaşarak dosyayı kapattılar. ben dosyada herhangi bir hesaplattırma da yapmadım. bu ailenin talebi üzerine borç ödemek üzerine bir talepti. arkasından ailesi yerköy’e gelip icra müdürlüğünden dosyayı çıkarttırıp avukatlar kanalıyla dosyayı kapattılar. müvekkillerimin imzasını alıp müvekkillerim parasını aldı. aynı zamanda ben bana ödenmesi gereken 5 bin tl vardı müvekkilim tarafından ödenmesi gereken onu da tekrar aileye verilmek üzere müvekkilime iade ettim. çünkü o paranın şehidimizin parası olduğu için bu saatten sonra almak istemedim. müvekkilim de aradı kendisini ailenin yakınlarını aradı ve kendisine avukatım parayı almadı size iade etmek istiyor dedi. bunun üzerine aile size helal olsun o da sizde kalsın deyip müvekkilime parayı bıraktı. ben o 5 bin lirayı dahi almadım tekrar bıraktım. ayrıca şehit olmadan önce dosyaya gelen paraları da avukatı olarak ben iade etmeye hazırım aileye. çünkü biz de çok üzüldük, bizim evladımız elbette ki üzüldük” dedi.

    "sanki vicdansızlık edilmiş hacizler yeni konulmuş ya da sanki bu alacak benim şahsi alacağımmış gibi değerlendirilmesi beni çok üzdü. çünkü bu benim şahsi alacağım değil, ailede zaten şahsi olan züleyha saçan ve serkan saçan’la dosyayla ilgili gelip görüştüler. ve dosyayı birlikte kapattılar. ben müdahil dahi olmadım. serkan saçan’a benim için ödedikleri parayı yine söylüyorum 5 bin lirayı ben tekrar serkan saçan’a iade ettim. çünkü o parayı ben şehit olmasından dolayı kabul etmek istemedim. vicdanen bundan rahatsızlık duydum. yine yeniliyorum. bundan önce kesilen hayattayken kesilen paraları da avukat olarak iade etmeye hazırım. aileye yardım olarak ya da gösterecekleri bir yere bağış olarak verebilirim. çünkü vicdansızlık bize yakıştırılacak bir durum değildir. ben avukatı olarak dosyada bundan önce ve ölümüyle beraber gerekli görevimi yaptım. yapmadığımızda görevi ihmal gibi bir suçlamayla karşılaşma durumumuz söz konusudur. kendi şahsım adına yaptığım bir işlem yoktur. bu şekilde düzeltilmesinde önemle rica ediyorum. olayın 2009’dan beri süre gelen bir dosya olduğunu söyleyen avukat gün, “tazminatlar çıktı, kesinleşti ve şehit olmasından önce de musa bey’le birebir görüşüldü. halledeceğini, kapatacağını söyledi müvekkilimle de diyalog içerisindeydi. kapatılmadığı ve maaş kesintisi olarak dosyaya bu güne kadar yansıdı. ölümüyle beraber de müvekkilim anlaştı aileyle dosyayı kapattı. benim dosyayla şehit olmasından sonra herhangi bir diyaloğum kalmamıştır. maaşının 4’te biri olarak kesiliyordu. şehit olduğu andaki mesajı söyle açıklayayım. müvekkilim şehit olmasını öğrenince hacizlerin yenilenmesini alacağını nasıl alacağını sordu. ve talep halinde hacizler yenilendi. ama zaten hacizler vardı. dosyada mevcut hacizler vardı. müvekkilim hak kaybına uğramamak kaydıyla alacağını nasıl alacağını yönünde talepte bulununca haciz talepleri yenilendi. ama zaten vardı. sadece yenilemesi yapıldı. maaş hazzi kesinti olarak dosya bugüne kadar geldi. yine söylüyorum şahsım olarak ben şehit olmasından sonra bana ödenen parayı da tekrar iade ettim. benim para almışlığım söz konusu değildir. 18 bin daha önce kesilen paralar kanuni vekalet ücretleridir. aileye tekrar bu parayı da veya gösterecekleri bir yere bağış yapmaya da hazırım” şeklinde konuştu."

    kaynak

    afrin'e yönelik düzenlenen zeytin dalı harekatı'nda hayatını kaybeden ilk asker olan musa özalkan'a 2009'da karıştığı bir trafik kazasının ardından mahkum olduğu 109.000 lira tazminat dolayısıyla haciz geldi.

    sözcü'den veli toprak'ın haberine göre, 22 ocak'ta çatışmada hayatını kaybeden özalkan'a bundan bir gün sonra haciz geldi.
    piyade astsubay üstçavuş musa özalkan, 2009'da bir çiftin arabasına çarptı. kasko olmadığı için karşı tarafın arabasının tamiratını cebinden kendisi ödeyerek yaptırdı.

    kaza yargıya taşındı ve musa özalkan'a 109.000 lira tazminat çıkarıldı. "50.000 lira olsa, kredi çeker, borç bulurum, öderim. bu parayı ödeyemem" deyince maaşına da 2016 yılında haciz konuldu. maaşa haciz konunca da kredi çekme ihtimali ortadan kalktı. 17 ocak 2018'de maaşından 21. taksit kesildi. karşı tarafa 18.838 lira ödeme yaptı.

    karşı tarafın avukatı emine gün, 22 ocak'ta musa'nın hayatını kaybettiğini öğrendikten bir gün sonra harekete geçti. 23 ocak'ta yozgat yerköy icra dairesi'ne müracaat etti. askerin hem emekli ikramiyesine hem de aracına haciz konulmasını şu ifadelerle talep etti:
    “esas numarasını bildirmiş olduğum dosya borçlunun sistem üzerinden emekli ikramiyesi alacağına ve araç sorgusunun yapılarak çıkacak olan araç üzerine haciz şerhi konulmasını talep ederim. 23.01.2018. av emine gün.”
    yerköy icra dairesi, esas borç tutarı olan 89.327 lira karşılığında emekli ikramiyesine üzerine haciz kararı aldı. yine musa özalkan'ın adını kayıtlı çıkan araca da haciz şerhi düşüldü.

    ağabey necip özalkan, cep telefonunda haciz sms'ini görünce 55.000 lira para topladı. 8 şubat günü çifte ile buluşup parayı verdi. karşılığından da yazılı evrak imzaladılar ve dosya nedeniyle musa özalkan'ın arabası ve emekli ikramiyesi üzerine konulan haczin kaldırılmasına onay verdiler. aile, musa'nın maaşından kesilen 18.000 liranın da kendilerine verilmediğini, avukatta olduğunu bildirdi.

    --- spoiler ---

    haciz haberi
  • askeri kemerle döven, kafasını kesen, kumpaslarla zindanlarda çürüten zihniyet hacizde gönderir. süpriz mi ? herşey oy herşey iktidar ferisi fos.
  • utanç..

    nasıl namussuz bir vicdandır ki bu geceleri sizi uyutuyor.
  • "avukatı emine gün, 22 ocak'ta musa'nın hayatını kaybettiğini öğrendikten bir gün sonra harekete geçti. 23 ocak'ta yozgat yerköy icra dairesi'ne müracaat etti. askerin hem emekli ikramiyesine hem de aracına haciz konulmasını şu ifadelerle talep etti"

    mezar kazıcı olmak .
  • adam vatan borcunu ödemiş, şehit olmuş hala neyin borcuna haciz getiriyorlar anlamış değilim..

    karşı tarafın avukatı da bildiğin şerefsizmiş.
  • yerköy’deki avukat emine gün’ün yazıhanesinin bulunduğu mahalle adının haşim kılıç mahallesi olması da ayrı enteresan.
  • boğazınızda dursun ne diyeyim.
  • haber doğruysa devletimiz müdahale edip konuyu çözecektir. o çakal avukata da ayrıca laflar hazırladım.
  • devlet sahip çıksın askerine. öyle mitinglerde falan konuşmakla ahkam kesmekle, yok efendim şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak falan demekle olmuyor o işler. al bak musa özalkan'a, tek derdi kanının yerde kalması değil maalesef. insanların, vatani görevleri yanı sıra bir de geçim dertleri var.

    bir de ben anlamadım şimdi, kaza yapılmış, kazanın masrafı ödenmiş daha neyin mahkemesi bu? neyin tazminatı? alkol mü varmış, ehliyeti mi yokmuş, anlamadım cidden, normal değil çünkü bu, daha önce böyle bir şey duymadım. çok büyük bir kural hatası var sanırım, ama bu sefer yine dönüp dolaşıp aracın masrafları ödenmiş daha ne davası demekten alamıyorum kendimi. madem öyle masrafları kendi cebinizden ödeseydiniz.
  • yarım bir haber yapıldığı için hasar ödenmesine rağmen neden bir de tazminata hükmedildi merak ettim. acaba kaza sonrası karşı taraf yüklü bir hastane masrafı mı yaptı? yoksa kazada karşı taraftan biri sakat mı kaldı?