şükela:  tümü | bugün
  • manga'nın 15 nisan 2009'da müzik marketlerdeki yerini alacak olan yepyeni albümü.

    ayrıca (bkz: dünyanın sonuna doğmuşum)

    --- basın bülteni ---

    sessizlik sona erdi

    aralık 2004’te yayınladıkları kendi isimlerini taşıyan altın plak ödüllü ilk albümleri ve bir kadın çizeceksin, dursun zaman, bitti rüya gibi parçalarıyla büyük bir çıkış yakalayan manga, dört yılı aşkın bir aradan sonra ikinci albümleri “şehr-i hüzün”le geri dönüyor.

    16 şarkıdan oluşan ve 60 dakika müzik içeren “şehr-i hüzün” grgdn & sony music etiketi taşıyor. yeni albümün ilk sürprizi, grubun solisti ferman akgül’ün prodüktörlüğünü ve yönetmenliğini yaptığı 150 dakikalık bir “manga belgeseli dvd”si. bu dvd, grubun kuruluş yıllarından bugüne kadarki hikayesini hiç gün yüzüne çıkmamış görüntüler ve detaylı anlatımlarla yansıtan kapsamlı bir belgesel niteliği taşıyor. dileyenler cd ile birlikte bu dvd’nin de sahibi olabilecekler.

    müzik prodüktörlüğünü haluk kurosman’ın yaptığı albümün mastering’i; yurtdışında madonna, moby, metallica, björk, travis, korn gibi birçok ünlü grup ve sanatçıyla çalışmış olan ted jensen tarafından gerçekleştirildi. albümün artwork’ü de, “i, robot”, “rescue dawn”, “cold mountain”, “a good year” gibi birçok film afişine imza atmış ünlü grafik tasarımcısı erdem yücel tarafından yapıldı. “şehr-i hüzün” albüm fotoğrafları için charles richards, cemil ağacıkoğlu ve marton magocsi gibi başarılı fotoğraf sanatçıları; budapeşte, frankfurt, mannheim ve londra’da bir araya gelerek çok özel kareler yakaladı.

    cartel , tuluyhan uğurlu ve fanlara özel şarki

    1995 yılında yayınladıkları ilk albümleri ile hip hop dünyasında bir fenomene dönüşen cartel’den alper aga, manga’ nın her konserinde seslendirdiği “evdeki ses” cover ını albümde grupla birlikte seslendirdi.

    albümün diğer sürprizlerinden biri de ünlü piyano virtüözü ve besteci tuluyhan uğurlu’nun piyanosuyla birden fazla şarkıya eşlik etmesi. bunlardan bir tanesi “hayat bu işte” şarkısında “ istanbul kanatlarımın altında” filmine damgasını vuran unutulmaz melodisini çalmasıyla gerçekleşti.

    manga’nın dört yıldır onları sabırsızlıkla bekleyen hayranlarına bir de hediyesi var. ankaralı grup, albüm kayıt sürecinde sevenlerinden topladığı birçok ses kayıdını da onlara armağan ettiği bir şarkı haline getirdi.

    bu albüme ait ilk video klip, abd’de birçok ünlü grubun klibinde ve reklam çalışmalarında yönetmen ve görüntü yönetmeni olarak imzası bulunan yon thomas tarafından “dünyanın sonuna doğmuşum” adlı şarkıya çekildi.
  • müzik prodüktörlüğünü yine haluk kurosman’ın yaptığı, 4 yıl önce müjdesi verilen manga albümü.15 nisan 2009 da çıkacakmış.* *
  • albümle aynı ismi taşıyan bir dakika üç saniyelik enstrumantal manga parçası. epik-oryantal havası vardır*.

    albümün bütünü ise acayiptir. post-modern arabesk rocktır*. tek tek bakıldığındaysa dünyanın sonuna doğmuşum ve her aşk ölümü tadacak'tan başka dikkat çeken bir şeye rastlamadım.
  • 2004-2005 yıllarını kapsayan türkiye'de rock patlaması sonucu yerli albümlere boğulmuştuk. bunun sonucu olarak 2009'a kadar mantar gibi birbirinin türevi bir ton grup türemişti. evet cidden can sıkıcıydı bu durum 2 akor bir albüm muhabbeti. olayın özüne gelirsek 4-5 sene öncesi bu patlamadan nasibini alan yerli malı gruplarımız biraz da geçmişi varsa o dönemin avantajıyla hadi albüm yapıyoruz mantığına bürünerek tek tek albüm yaptılar. şimdi o albümlerin soundlarına bakarsak bir acelecilik seziliyordu. gelelim 2008-2009 dönemine. debutlarını o dönemde yayınlayıp şimdi 2.albümlerini yayınlayan gruplar o evreden sonra olgunlaşıp gerçek soundlarını oturtmuş olacaklar ki 2.albümler daha bir saykodelik daha bir oturmuş olmuş. (bkz: katil dans) (bkz: şehr-i hüzün) keşke o zamanlarda herşey aceleye getirilip haydin piyasaya akalım durumu olmasaymış.
    sonuca bağlarsak o zaman o albümlerin ömrü 2 günse şimdi bu albümler daha uzun süre hafızalarda yer edebilir ümid edelim. 2009 yerli piyasa için umarım daha olgun daha müzikalitesi sağlam, yenilikçi albümlere yol açar (derin esmer cephesindende ep geldi misal) 2008'de sakin ve luxus'un yaptığı gibi.
    şehr-i hüzün'e gelirsek kesinlikle adamlar o ilk dönem laylaylom kadın çizelim havasından uzaklaşmış görünüyor. albümdeki tüm şarkılar süper mi dersek şimdilik öyle göstermesede dinlenirliği kesinlikle ilk albümden yüksek olmuş. zaman neler gösterecek beklemekteyiz..
  • üzerinde itinayla çalışıldığı her halinden belli olan albüm. tarzın farklı gibi algılanması ya da öyle olması da normaldir, nihayetinde aradan geçen sürede, hayat devam etmekte, her ademoğlunun olgunlaştığı gibi manga elemanları da olgulaşmakta ve ifade tarzlarında değişiklikler olmaktadır.
  • 2004'ün sonlarında çıkardıkları albümle, gerçekten ciddi bir çıkış yapmıştı manga. farklı bir tarzları vardı. hele o zamanlar link'in park ile kıyaslanıyordu. kendisini gerçek gerçek rockçu biziz diyen bir kitle, manga'nın ciddi biçimde karşısında yer almış ve müziklerini küçümsemişti. buna rağmen kendilerini 4 sene unutturmamayı başardılar.
    uzun zamandır doğru dürüst müzik piyasasını takip ettiğim yok. çünkü 90'larda çocuk olmuş ve ağır pop baskısına maruz kalarak, adam gibi bir şeyler dinlemek isteyen herkes gibi ben de rock ve metal dinlemekten hoşlanıyordum. şimdi eskiden kalma yanıma aldığım üç-beş şarkı haricinde elimi eteğimi çekmiş durumdayım bu tarzdan.
    fakat manga benim için ayrı bir grup olmuştu. piyasaya çıktığı zaman itibarıyla, bir iki sene şarkılarını dinledim. mp3 oynatıcımda en çok dinlenen şarkıların başında manga'nın ilk albümünde ki birkaç şarkı yer alır. o yüzden uzun süre yeni bir albüm çıkarmalarını beklemiştim. şimdi şehr-i hüzünçıktı. aslında rock albümleri kolay tüketilen albümler olmadığı için şarkıları belli bir müddet dinlemeden yorum yapmak doğru olmayabilir ancak manga'nın yoluna devam ettiğini söylemek çok yanlış olmaz.

    öncelikle klasik bir manga albümü diyemiyorum, çünkü klasik bir manga albümü diyebilmek için manga'nın üç-dört tane albüm çıkarmış olması gerekirdi. fakat ilk albümün tarzı ile şehr-i hüzün kıyaslandığında, ikinci albümün çok farklı olduğunu farkettim. zira ilk albüm için link'in park benzetmesi yetiyordu tarzları anlamak için, şehr-i hüzün'de ise manga dinlediğimi unutturan çok şarkı vardı. bilhassa birkaç şarkıda hem vokal hem de müzikal açıdan gripin dinliyorum hissine kapıldım.

    şarkılar arasında biraz dengesizlik de var. mesela hayat bu işte ile hepsi bir nefes biraz zıt geldi bana. hoş kişisel olarak konuşacak olsam, şarkıların çoğunluğunun bana hitap etmediğini söyleyebilirim ya, dışarıdan bakan bir göz olarak konuşuyorum.

    manga'nın son dört senede baya olgunlaştığı görülüyor. hem müzikal açıdan hem de şarkıların içerdiği anlamlar bakımından bir ağırlık var şarkılarda. bence bu olgunluğu tek bozan şarkı evdeki ses. muhtemelen o şarkıda konserlerde çok sevildiği için albüme konmuş olsa gerek.
    albümde isyanın dozu biraz artmış. bohem bir hayat tarzı ağır basıyor sanki. ayrıca her aşk ölümü tadacaktır şarkısı da, aşkın kutsallaştırılması alt metnini de taşıyor olabilir ki kanımca bu da çok hoş bir çizgi değil.
    sessizlik sona erdi şarkısında ise, 2005 yılında çıkan mimar sinan üniversitesi'ndeki olaylara atıfta bulunmaları, maruz kaldıkları o durumdan ne kadar üzgün oldukları anlaşılıyor.

    sözün özü, beni benimle bırak, dünyanın sonuna doğmuşum, üryan geldim, hayat bu işte, alışırım gözlerimi kapamaya, benim şimdilik "olmuş" dediğim şarkılar. bu geriye kalan şarkılar kötü manasına değildir sadece bana hitap etmiyor gibi geldi.

    tanım gerekiyorsa: manga'nın 2009 yılında çıkardığı albüm.
  • hemen gidip en az 2 tane alınası albüm *olmuş, biri kendi dinlemeniz biri de eşe dosta armagan vermek için.
  • ilk albümden kat kat iyi, çok şahane sözler barındıran, canlı dinlemek için manganın yollarını gözleyeceğimiz bi albüm olmuş. güzel olmuş.
  • cevapsiz sorular ile beni benimle bırak şarkılarının bilhassa güzel olduğu albüm. evdeki ses konusunda bir sey demiyorum.***.