şükela:  tümü | bugün
  • haruki murakami'nin 1985 tarihli kitabi, orjinal japonca ismini yazsam bulabilecek misiniz? ben japonca ismini biliyor muyum? hayir. öyleyse devam.

    haruki murakami garip bir fenomen. su ana kadar sadece su basligini actigim kitabini okudugum bu yazarin onca kitabini okuyan onca okuyucunun tamami, "favori murakami kitabin nedir?" diye soruldugunda farkli bir cevap veriyor. kimisi a wild sheep case, kimisi norwegian wood, kimisi the wind up bird chronicles ve kimi birisi de hard boiled wonderland diyor. ve fakat benim tek okudugum kitap olan hard boiled wonderland kendi basina öyle bir eser ki, baska bir yazarin antolojisinde bir magnum opus, bir daha erisilemeyecek doruk noktasi filan tadi veriyor.

    kitap iki ayri hikaye anlatiyor, birbirine paralel olarak, bir bölüm ona bir bölüm buna seklinde. birinci hikaye, günümüz veya gelecek tokyo'sunda raymond chandler, big lebowski, kafka arasi bir maceraya karisan 35 yaslarinda, bosanmis ve bol bol alkol tüketip john ford filmleri izleyen bir adami; ikinci hikaye ise masal diyarlarindan firlama garip bir kasabaya gelen bir yabancinin kasabada yasadigi binbir sürreel olayi anlatiyor. sonra bir sekil, iki hikaye nasil oluyorsa oluyor, bir noktada birlesmeyi beceriveriyor, finale gelinip-ki uyariyorum kitabi elinize alirsaniz son 200 sayfaya gece baslamayin, hele ki sabah isiniz varsa, uyumadan gideceginize emin olabilirsiniz- son sayfa kapatildiginda, ömrünüz boyunca yasadiginiz en yogun okuma deneyimi sona ermis oluyor.

    belki kendisini en cok meshur eden norwegian wood'dan önce yazilmis oldugundan ve bildigim kadariyla sonraki kitaplardan cok daha sürreel yapida olmasindan dolayi, murakami deyince akla gelen ilk kitap degilse de, herhangi bir kitapta gördügüm en orjinal zekaya sahip ve hicbir seyin yasanmadigi bir asansöre binme macerasini bile özendire özendire aktarabilen, insana kahkahalar attiran anlaticisiyla ve anlaticinin hayati hafifseyen, rahat tavrina karsilik insanin icine yumruk gibi oturan finaliyle okudugum en güzel kitaplardan birisi oldu hard boiled wonderland, ilgilenenine tavsiye ederim.

    --- spoiler ---
    ayriyetten herhalde edebiyat tarihinin en stil sahibi ölen karakteri herhalde bu kitaptadir.
    --- spoiler ---
  • başlangıçta bilindik ama kaliteli bilim kurgu kitaplarından biri gibi gözükse de (okunsa da???) hikaye ilerledikçe daha derin ve okkalı bir şekilde 'ben kimim' sorusu ile meşgul olur.
  • bir murakami sahanesi daha. kitabin yapisi murakami'nin kafka on the shore'una benziyor. yine iki dunya, iki paralel evren var. bunun gibi tarihsel bir kurmaca olay da kitaba siziyor. o yuzden murakami kulliyatindaki kafka on the shore'un ikizi bu kitap.

    murakami dunyasina asina olanlar icin diyebilirim ki, yazarin kitaplari aslinda birbirini tamamliyor. kafka on the shore'daki paralel evrenin burada 'end of the world'in bir benzeri oldugunu hatirlatmak isterim. buna benzer bir bicimde the wind up bird chronicle'daki gibi, hard boiled'in baskahramani da, karisi tarafindan terk edilmis, karisi bir gun cikip gitmis, gidis o gidis. yine kafka on the shore'daki gibi kutuphane bu kitapta da kilit yerde. diyecegim o ki, murakami evreni kendi icinde referanslarla dolanan, dis sinirlari eni konu cizilmis bir dunya.

    bu arada bu kitabin basta abre los ojos, the thirteenth floor olmak uzere bircok filmi etkiledigini dusunuyorum.
  • bildiğin kafkaesk ama biraz daha renklisi bir roman. bir insanı anlatıyor. süslemiş bezemiş, bir metaforik, bir güzel roman olmuş. hem de nasıl yaratıcı, tadından okunmaz. bilimkurgu var, acı var, bunalım var, kural, kaide, sistem, bunların içindeki birey var, fantezi var, gizem var, daha ne olsun. pıravo.
  • ocak ayı sonuna kadar raflarda türkçeleşmiş olarak yerini alacak olan murakami romanı. herhalde senede bir defa murakami romanı yayınlayan, geçen sene umibe no kafuka yayınlayan doğan yayıncılıktan çıkacaktır.

    türkçeye; haşlanmış harikalar diyarı ve dünyanın sonu olarak birebir çevrilecektir. ingilizceye hard-boiled wonderland and the end of the world olarak çevrilmiştir.
  • hüseyin can erkin çevirisi ile kitap raflarındaki ve kitaplığımdaki yerini almıştır.
  • --- spoiler ---
    pembeli şişman kızdan büyükbabaya, kütüphaneciden gölgeye kadar birçok canlı ve tuhaf karakterle dolu müthiş roman. bu arada hikayeyi onun ağzından duymamıza ve onun bilincinin derinliklerinde gezinmemize rağmen yine de okuyucuya en uzak ve gizemli karakter anlatıcı elemanın kendisidir. gerçi nedeni yine karakterin içinde saklıdır, adam o kadar kendisine ve çevresine maksimum düzeyde yabancılaşmış, kimi zaman antipatiklik derecesinde ilgisiz ve amaçsız bir elemandır ki hikayede bir tek onun ne hissettiğini tam olarak kavrayamayız. romanın etkilerini matrix'den fight club'a bir çok klasikleşmiş filmde görmek mümkündür. sanırım kitaptan yıllar sonra aklımda kalacak olanlar unicorn, favori karakterim olan pembeli kız ve muhteşem bir metro fantazisi olan yeraltı canlıları olacaktır.
    --- spoiler ---
  • 11 mart 2011 japonya depremi ve fukuşima nükleer santrallarında meydana gelen felaketin etkisi altında olduğumuz şu günlerde haşlanmış harikalar diyarı ve dünyanın sonu aklımda daha fazla yer tutmaktadır. olup bitenleri tüm sakinliğiyle kabullenen başkarakter gibi midir acaba her japon?
  • güzel kitaptır hoş kitaptır, çok beğendim, çok sevdim
    çeviride yürek yerine kâlp olsaydı daha çok severdim
    bir de her yazarın saçmalama hakkı varmış onu öğrendim
    kitapta çok gereksiz paragraflar, atılacak cümleler vardı
    fakat bunları toplasanız 5 sayfa ancak eder. iyi kitap iyi.
  • sürükleyici bir nefeste bitirebilecek 561 sayfalik haruki murakami eseri. kitapta hic bir karakterin isminin verilmeyisi karakterleri benim gözümde gerceklikten iyice uzaklastirdi. kitabi okuduktan sonra meyve kokulari daha bir ilgimi ceker oldu hatta o kadar ki meyve kokulu parfum almaya kadar goturdum bunu bir de kilolu ve hep pembe giyen bir kadinin cok guzel bir kadin oldugunu düsünmeye basladim. yüzeyselik bir yana kitap üzerine düsünebilecek ayni zamanda alt metni de olan bir kitap. kitapcinizdan siddetle isteyiniz.