şükela:  tümü | bugün
  • "seker hoca, seker hoca, seker hoca" denildiginde geliyorsa eger fena korkutur.

    (bkz: seker adam)
  • malatya şeker camii'nin şeker hoca lakaplı imamı celal tilgen.
  • vaazlarından birinde "peygamberimiz yaşasaydı cipe binerdi, zaten devenin de iyisine binmiş" demiş, basın yayın halka iliskiler mezunu malatyanın unlu seker camiinin imamı. cuma namazının farzını kıldırdıktan sonra "memleketin 330 milyar dolar borcu var, haydi şimdi gidip çalışın" diye cemaati islerinin basina gonderiyormus. kendisiyle yapilan bir roportaji da burdan iletirsem ne kadar renkli ve keyifli bir insan oldugu daha net anlasilacak.

    cemaatiniz camiden taşıyormuş. nedir bunun esbab-ı mucibesi?

    zebanilerden, cehennemde kaynayan kazanlardan, cehennem ateşinde yananlardan bahsetmem. cami korkutma yeri değil, sevdirme yeridir . adam camiye zaten dert, ızdırap içinde geliyor. bir de cehennemden mi bahsedeceğiz? "

    camide promosyon uygulamanız varmış?

    "gelenleri caminin monoton havasından kurtarmak lazım. camiye gelen çocuklara camiyi sevdirmek gerekir. onlara sorular soruyorum, bilseler de bilmeseler de şehirler arası bilet, çeyrek, cumhuriyet altını veriyorum ."

    camilerde niye devamlı ayakkabılar çalınır?

    " bizde ayakkabılar kaskoludur. ayakkabısı çalınana ayakkabı alıyorum."

    hep böyle grand tuvalet mi giyersiniz?

    "islam dini cübbe, sarık, takke ve tesbihten ibaret değildir. peygamberimiz sıcak iklimde yaşadığı için entari giymişti. kutuplarda yaşasa öyle mi giyecekti?"

    hurafeler ve batıl inançlara niçin bu kadar itibar ediliyor?

    "şiddetle karşıyım. gidiyorlar türbelere, çaputlar bağlıyorlar , " al sana göbek, ver bana bebek" bunlarla uğraşıyorlar. malatya'da keşşaf baba türbesi var. bir baktım kadınlar türbenin etrafında neredeyse içki kokteyli yapıyorlar. yakını içki içen eline viski, şarap, rakı ne varsa mezara getirmiş. şimdi bu adam kalksa bunları kovalasa haklı değil mi ? bunlar dini takvim yapraklarında, cami diplerinde öğrendikleri için oluyor."

    allah bilir sizin internet siteniz de vardır?

    "cemaate; www.celalhoca.com.tr 'ye girin, sorular sorun dedim. cemaat araştırmış. "hocam bulamadık" dediler. sitem yok, espri yapmıştım. ama hazırlıkları yapılıyor, yakında olacak."

    cuma namazının farzını kıldırıp cemaati gönderdiğiniz oluyormuş , niye?

    "bu memleketin 330 milyar dolar borcu var. namazın farzını kıldırdıktan sonra; "haydi şimdi gidin çalışın, memleket düzlüğe çıksın " diyorum."

    sizden rahatsızlık duyanlar yok mu?

    "neşeli şeyler anlatıyorum diye çok tepki verdiler. dini preslemişler , monoton hale getirmişler. islam dini güler yüzlü bir din ama namazı bile somurtarak kılıyoruz."

    "şeker camii'ne yalınayak gelinmesini yasakladım. ayağında mantar , egzama, başka bir hastalık olabilir. insanlar o ayakla basılan yere secde ediyorlar. diyanet işleri başkan yardımcısı'na cemaate galoş giydirelim dedim. henüz alamadım ama 1000 tane alıp koyacağım camiye."

    "bir gün sabah namazı için camiye gelmiştim. üstünde hırka olan birini gördüm ama çok karanlıktı, tanıyamadım."kimisiniz?" dedim, "turgut özal'ım" dedi. o sırada başbakandı. korumalarını atlatıp gelmiş. annesi hafize hanım'la tanıştırıp aile imamları olmamı, dini konularda onları yönlendirmemi ve yılda 5 kere hatim indirmemi istedi. "babam için 5 kere hatim indirmiyorum, ancak bir kere yapabilirim" dedim. "peki öldükten sonra mezarıma 5 yıl boyunca gelip dua okur musun?" dedi. "ya amerika'da, arabistan'da ölürseniz, nasıl geleyim?" dedim, onu da kabul etmedim. ama 4 yıl boyunca özal ailesinin aile imamlığını yaptım."

    "bir zaman cami yeni yapıldığı zamanlarda 4 avize gerekiyordu. halde çalışan birine; "sen camiye avizeleri getir, ben senin reklamını yapayım "dedim. cami doluyken cemaate ; "namazın farzı kaç diye sorsam aranızda bilen olur, bilmeyen olur. haydi ondan da vazgeçtim, abdestin farzını sorsam onu da bilen olur, bilmeyen olur..

    ama kaliteli, ucuz sebze ve meyvenin hal binası no:47 şahin topaloğlu'nda satıldığını bilip oraya gidersiniz" dedim. 15 gün sonra avizeleri getirdi. "hocam, gelen giden benim dükkanı soruyor, caminin başka ihtiyacı var mı?" diye sordu."

    "bir ara dünya kupası maçı vardı. birkaç rütbeli kişi teravih namazını da, maçı da kaçırmak istemiyordu. "hocam ne yapacağız?" diye sordular . "teravihe gelin, hızlı kıldırıp sizi maça yetiştiririm " dedim . birkaç rekatı hızlı hızlı kıldırdım. sonra biraz rolantiye almışım. maça geciktiler. "hocam ne yaptın? iyi gidiyordun,s onra birden yavaşladın?" dediler. "yahu radara yakalandık! görmediniz mi, cemaatin arasında malatya müftüsü vardı?" dedim
  • 13 askerin şehit olmasının sorumlusu olduğunu belirterek görevinden istifa etmiş hocadır.
  • her perşembe türkiyem tv'de program yapar, farklı üslubuyla dini konuları ele alır.

    açık ara bir numara!
  • diyanet işleri başkanlığı seçimle olmuş olsaydı oyumu bu adama verirdim. mübarek kavramını dolduran adam vesselam. müslüman olmanın gereklerini özümseyebilmiş nadir din adamlarından. şu açıkladıklarına bakıp da ayakta alkışlayıp elini öpmemeye imkan yok:

    * türkiye’de 124 bin cami var. her mahallede üç-beş cami dinen de caiz değil. dinen bir şehirde bir cami olacak. cuma namazı orada kılınacak. vakit namazını istediğin yerde kıl. yeni cami yapılmamalı.
    * bütün camilerin ve kuran kurslarının yakıt ve su parasını devlet ödüyor. kaç tane cemevi, kaç tane kilise var? 124 bin camiyi ödüyor da niye bunları ödemiyor? o da vergisini veriyor, onun da ibadeti.
    * dini, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun bir insanı öldürmek tüm insanlığı öldürmek kadar günah dedik, bir insanı kurtarmak da bütün insanlığı kurtarmak gibi. mesela organlarımı bağışladım. hatta her yıl çekaptan geçiyorum, çürük organı bağışlamış demesinler diye!
  • kenidine yakışır bir şekilde şeker bir de manifesto yayınlamıştır.
    yeminle islamafobiyi minumuma indirgemek için hap niyetine yurtdışına ihraç edilesi vardır kendisinin...

    detaylı röportajı için: http://www.hurriyet.com.tr/…ar/18319430.asp?gid=381
  • kendisinden bugün haberdar olduğum kişi. kendisi hakkında anlatılanları duyunca kanım kaynadı, sempati duydum kendisine. şöyle de bir gaf'ın sahibi aynı zamanda:

    namaz kılarken beyler namazı gayet muntazam bir şekilde kılıyorlarmış. hanımların zamanından önce kendisine kulak vermeden kafalarına göre kıldıklarını görünce fırçayı kaymış:

    - bana bakın avratlar! bundan sonra benimle yatıp benimle kalkacaksınız.
  • yeni bir yerli çizgi film. hoş, sitilize görselliğe sahip. izlenesi.
    https://youtu.be/niweo2hraww