şükela:  tümü | bugün
  • gayrettepede bulunan, 7/24 acil veteriner kiliniği olan fakat bunu zerre haketmeyen veteriner.

    sakın ha gitmeyin!

    bilgisiz veterinerlerin olduğu yerdir. hataların karşılığının bir canlının ölümü olduğunu idrak edemiyorlar sanırım. az kalsın öldürüyorlardı canımın içini.

    evde göz bebeğim bir kedim var. ilk sabah kumundaki idrarında garip bir renk farkettim. işe gitmem gerektiği için öyle bırakıp gitmek istemediğim halde gittim. akşam da eve gelir gelmez eşimle en yakın klinik olan, bu arkadaşların veterinere götürdük kızımızı.
    idrar örneği götürdüğümüz halde, sıkıntımız idrar olduğu halde, sadece röntgende kabızlık sorununu görüp, yalnızca ona müdahale ettiler. haliyle bir bildiği vardır dedik. çünkü onlar veteriner. meğer miniğim idrarını yapamadığı için kabız olmuş. bana sorun mamadır vs diyerek geçiştirdiler. ve ağrı kesici, kas gevşetici vs yaptılar.
    ertesi sabah eşim kumda kızımın çırpınışlarını görünce tekrar buraya götürdü. yine kabızlıkla ilgili şeyler yapıldı.
    3. gün kedimin kumunda idrarını göremeyince tekrar götürdüm buraya. idrar torbadında şişlik yok ki diye yine umursamayıp kedime lavman vs yaptılar. en sonunda röntgeni tekrar çekmek akıllarına geldi. bir baktılar ki bağırsaklarında kedinin dışkı kalmamış. sorunu anlamayıp deneyimli veterineri çağırdılar. anca o anladı idrarla ilgili sorunu.
    idrarı boşalttılar ki , hep kan idrar. bunun üzerine test yaptılar. ne görelim? böbrek yetmezliği oluşmuş kedimde. kediyi kaybedebilirsinşz dediler.
    ağrı kesici vs tekrar yapıp, serum verdiler.

    kedi iyice çöktü. kustukça kusuyor.

    eve götürebilirsiniz , her gün getirin serum yapıcaz, eğer başka bir şey de yapmak isterseniz fakülteye götürün deyip başlarından attılar.
    bunu görünce eşim, ilk gün bunu farketmediklerini , farketseler böyle olnayacağını söyleyerek çıkıştı.
    oranın sahibi kadın veteriner ve eşi de , bizi suçlayamazsınız, hakkınız yok, bir daha da kedinizi getirmeyin, daha da bakmayız diye resmen kovdular. 3 gün yoplam 500 tl gibi bir tutar ödeyerek çıktık.

    kedim iyice ağırlaştı bu süreçte. titriyor, yığıldı kaldı. hemen animallia diye bir veterinere götürdük.

    meğer bu arkadaşların serumu gün içinde takip ederek daha fazla vermeleri gerekiyormuş.

    zaten hemen farketmedikleri için sorunu üre böbreği vurmuş.

    üzerine bir de ağrı kesici yaparak kızımdaki böbrek sorununu daha da kötüleştirmişler, değerler uçmuş. bildiğiniz göz göre göre öldüreceklermiş. başka bir veterinere götürmesem.

    bilgisizlik bir canlıyı öldürür. hatalarını yüzlerine vurduğunuz da ise pişkin pişkin tepki verebiliyorlarmış.

    bu hayvanların sesi soluğu yok diye, yanlış tedaviyi yaptığında bir yaptırımı yok diye, böyle bilgisizliklerle canlılar ölüyor arkadaşlar. umursamıyorlar bir de.

    yani her veterinere güvenmeyin. yaptıkları her zaman tedavi etmek olmuyor.

    kedime ne mi oldu?
    diğer veterinerde yoğun bakımda kaldı 6 gün. üstüne titrediker. tek tek incelediler. ölmek üzereyken mucize yaratıp yaşatmayı başardılar. bunun için de animalliaya ya binlerce teşekkür.
  • gayrettepe'de bulunan şahane veteriner kliniği. kurucusu istanbul üniversitesi cerrahi anabilim dalı'nda doktora yapmaktadır. kasap gibi kesip biçen ve üzerine utanmadan binlerce lira alan o kadar çok veteriner hekim var ki, gerçekten işinin ehli, güler yüzlü ve hayvan dostu insanlarla muhattap olmak çok güzel. personeli her daim güler yüzlü. hayvanları içten sevdiklerini, mesleklerini iş olsun diye yapmadıklarını hemen hissediyorsunuz. ameliyathaneleri oldukça donanımlı. yaz aylarında aşıdan korkan miniğinizi yatıştırana kadar bahçesinde oturup kahve içmek ayrı bir güzellik oluyor. şehrin orta yerinde, yeşil, sıcak bir yuva gibi bizim için. ayrıca facebook sayfaları üzerinden mesaj atarak ya da telefonla çok kolay ulaşıp bilgi alabiliyorsunuz.

    www.sekerciveteriner.com
    https://tr-tr.facebook.com/sekerciveteriner/
  • yazılan kötü yorumu görür görmez, bir de reklam yapmaya kalkışmışlar sanırım.
    yok bahçesinde çay , kahve içiliyormuş.

    unutmadım, insanlar da unutmasın yapılanı. ve ilk entryi tekrar tekrar okusunlar.

    hayvanı ölüme götürebilecek kadar bilgisiz veterinerlerin olduğu veteriner.
  • tanıyabileceğiniz en ruh hastası hayvan sahibi olabilirim. evhamda, vesvesede üstüme tanımam. bir kediyi uzun, korkunç, acı bir hikayede kaybettim, geçerli sebeplerim ve bitmeyen bir posttravmatik stres bozukluğum var. üstelik bu klinikte kaybettim onu. tekrar görmek istediğim son yer olabilirdi. ilk zamanlar rüyalarımda görüyordum, geceleri gizlice gidip kedinin dosyasını, neyi eksik ya da yanlış yaptıklarını arıyordum. suçluluk duygusundan ölmek üzereydim, kendimle birlikte bütün dünyayı ve tabi ki öncelikli olarak da onları suçluyordum. bi akşam bi mesaj yazdım hatta gamze hanım'a, böyle yüreğe dert olacak cinsten, dünya tatlısı bi insandır, büyük bi olgunluk ve samimiyetle teselli etmeye çalıştı beni.

    iki ay sonra bi gün, acım hala tazeyken ve hayatta en son isteyeceğim şey bir kedi iken, sokakta minik bi yavru gelip kucağıma atladı, hikayesi şurada: (#51670329) kimse (iyi ki) sahiplenmedi ve ben herhalde bu bir işaret, ödenmesi gereken bir borç diye düşündüm; birinin ölümüne sebep olmuştum, demek ki bir başkasını yaşatmak için sorumluluk almalıydım. acım azalmasa da olgunlaşmaya başlamış ki, aldım bunu gamze hanım'a götürdüm. çok şey yaşamış, o süreçte çok araştırma yapmış, bir sürü klinik gezmiş ve kimseye gamze hanım'a güvendiğim kadar güvenmemiştim. kendisi bir hekimdi ve ölüme çare bulmuyordu sonuçta, ölümcül bir hastalığa da öyle. ilk gün bu klinikteki yaşamı, orada yaşayan ya da geçici olarak orada bulunan hayvanları, ekibin onlarla ilişkisini gördüğümde yaşadığım duyguyu, gamze hanım'ın miniş'i kucağında bebeği gibi tutuşunda bile görülebilen hayvan sevgisini, bunun verdiği güveni de unutmuyordum. bir tarafta hastalanmış, yaralanmış, ameliyat olmuş, sakat kalmış, acı çekmiş hayvanlar, diğer tarafta ise hayatını onların acılarını dindirmeye adamış sevgi dolu insanlar. böyle bir ortamı vaktinde görmüş olsam veteriner olmayı seçerdim kesinlikle. gerçek hayvan sevgisi de bende o günlerde başlamıştı zaten.

    neyse gittim kliniğe, herhalde görmek istedikleri en son insan benimdir, o iki hafta boyunca muhtemelen en zor deneyimlerinden birini yaşatmışımdır; sürekli senaryo yazıp soru soruyor, zorunda kalmadıkça eve bile gitmiyor, başlarından ayrılmıyor, üstelik sürekli korkarak, ağlayıp zırlayarak dayanılmaz bir duygusal baskı yaratıyordum. güne benle başlayıp benle bitirdikleri, eksilmeyen bir ilgi ve anlayışla yaklaştıkları o iki hafta mutlu bitemeyince de, haliyle teşekkür yerine suçlamayla karşılaşmışlardı, işleri biraz da buydu elbette.

    dedim bu yaramaz artık size emanet. önce testleri yapalım, iyi olduğunu bilelim, sonra daha iyi olması için ne gerekiyorsa yaparız. çok şükür testler temiz çıktı, sonra da bir dünya aşıdan, hastalık paranoyasından, tedaviden ya da tedavi görünümlü rahatlatmadan, bir kısırlaştırma operasyonu ve pek çok kontrolden geçip, iki yıl sonra bugüne geldik. bu iki yılda kedi sağlığı hakkında çok şey öğrendim, öğrenmem gerekenlerin yarısı bile değil elbette, ancak bu ikili ilişkide sorumluluğun veteriner hekimden daha çoğunun hayvan sahiplerine düştüğünü biliyorum artık mesela. gamze hanım artık beni tanıyor ve ona göre davranıyor, benim kafam bazen sonradan basıyor bazı şeylere. burnundan su damladı diye acilen kliniğe gittiğimi bilirim, vay efendim kombiyi gündüzleri de açık bıraksaymışım, hayvanı üşütmüşüm hasta etmişim, bir şey olacak mıymış, lütfen gerçeği söylesinlermiş. söz konusu bir hayvanken derdini anlamak ve doğru yolu izlemek zaten zor, bir de yanlış bilgilendirmeler, gereksiz kuruntular ya da tam tersi rahatlıklar, teşhis ve tedavi ile soygun ve ilgisizlik arasındaki belirsizliği daha da büyütüyor.

    gamze hanım'ın uzmanlık alanı cerrahi. dahili hastalıklar için de yeterli bilgisi/deneyimi elbette var, kaldı ki kendilerini aşacak bir durumun söz konusu olduğunu düşünürlerse sizi alanında uzman bir hekime yönlendiriyorlar mutlaka. klinikte acil teşhis ve müdahale işlemleri için her türlü imkan mevcut, istenmeyen bir durumda sevdiğiniz varlığı emanet etmek için bu derece güven veren klinik sayısı kaçtır bilemiyorum, ben evimin yakınında üç ayrı klinik olmasına rağmen aşıları bile başka bir klinikte yaptırmıyorum şahsen.

    geçenlerde sabun yemek suretiyle zehirlenen kedimin acil bir müdahale ve iki haftalık bir tedavi ile hayatını kurtardılar. evde dibi köşeyi arayıp sabun parçasını bulmasaydım, en basitinden en ciddisine bir dünya sebebi olabilen kusma şikayeti için doğru teşhisi koymak zaman alacak ve hikaye farklı gelişebilecekti belki. demek istediğim, bir hekimin yetkinliğini ya da iyi niyetini tek bir durum/süreç üzerinden analiz etmenin yanlışlığına şüphe yok. ben iki yıldan daha uzun bir süre hizmet almış, iki önemli ve başarılı cerrahi operasyon, bir -maalesef- viral enfeksiyon süreci, bir zehirlenme ve enfeksiyon tedavisi geçirmiş hayvan sahibi olarak söz konusu ekibi yeterince tanıyor ve kendilerine her konuda güveniyorum.

    hiçbir zaman ücret sormuyorum ve onlar da indirimli ücret alıyoruz aslında şu kadar demiyorlar, ancak bazı günlerin sonunda yapılan onca tedavi için alınan ücretlerin normal ücretlerin yarısı bile etmediğini görebiliyorum. sağlıklı günlerde rutin uygulamalar için standart ücretler ödüyorsunuz, dilerim hiçbir zaman ihtiyacınız olmaz ancak bu klinikte herhangi bir tedavi süreci geçirirseniz ticari kaygılardan ne denli uzak olduklarını görme fırsatınız da olabilir.

    özetle, benim için çok fazla şey ifade eden bir yer burası. iyi ki var, hep orada dursun ve artık sadece güzel günlerimiz burada geçsin.